Sultan Vahdettin’in Cülusunda Bir Türk Sinemacı

vahdettin-culus

Atatürk’ün yakın çevresinde bulunmuş bir gazeteci, yazar, ressam, heykeltraş ve sinemacıydı Münir Hayri Egeli. Vahdettin’in tahta çıkış törenine kaçak olarak girmiş genç bir gazeteciydi.

sisko-ninja

Ege Görgün (Landlord)

Tahta çıkan son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin’in (VI. Mehmed) cülus töreni 4 Temmuz 1918 tarihinde gerçekleşmişti. Tahta çıktığında 57 yaşındaydı. Gelecekte Atatürk’ün desteklediği bir yazar, sanatçı ve sinemacı olarak nam salacak Münir Hayri Egeli ise o sıralarda Vakit gazetesine çalışan 15 yaşında yeniyetme bir sokak muhabiridir.

febusTopkapı Sarayı’nda gerçekleşecek tahta çıkış töreninde hiçbir gazeteciye akreditasyon vermemişlerdir. İçeride yalnızca dönemin en önemli fotoğrafçısı Febüs Efendi (Bogos Tarkulyan) olacak ve tören enstantanelerini o zamanın teknolojisine gerektirdiği biçimde cam negatiflere hapsedecektir. İnternet üzerinden halihazırda izlenebilen hareketli görüntüler törene Avrupalı bir film ekibinin de katıldığını kanıtlıyor.

Vakit gazetesinin kurucuları Ahmet Emin (Yalman) ve Zekeriya (Sertel) Bey’ler bütün muhabirleri toplarlar ve cülus törenine girmeyi başaracak kişiye büyük bir ikramiye vereceklerini ilan ederler. Bütün muhabirler çok büyük olacağının altı çizilen bu ikramiyenin hayalleriyle gazete binasını terk ederler ama hiçbirinin “saraydan kız kaçırma”dan farksız bu görevi nasıl yerine getirebileceklerini bilmemektedirler.

vahdettin-culus2

Egeli, tören günü sarayın önünde toplanan kalabalığın arasına karışır. Konuklar birer birer gelmekte ardından içeri girmektedirler. Konuklardan sakallı, cübbeli, şemsiyeli bir adamın yanına yanaşır Egeli. Adam şemsiyesini nedense ona verir. Egeli de adamın şemsiyesini taşıyarak onu takip eder. Görevliler adamın emrinde olduğunu düşündüklerinden olsa gerek saraya girmesine ses çıkarmazlar.

Egeli içeri girdiğinde bu kez ayaklı fotoğraf makinesinin başındaki febüs Efendi’yi görüp kapağı onun ynına atar. Febüs Efendi yanıa yardımcı getirmemiş olacak ki yanıbaşıdaki bu genci görünce hemen ona bir vazife yükler. Fotoğraf çektikçe çıkan cam negatifleri tutması için ona vermektedir. Böylece Egeli saray girmekye muvaffak olmakla kalmamış, bir de fotoğraf elde etme fırsatı yakalamıştır. Febüs Efendi’nin çekip ona verdiği negatiflerden birini çaktırmadan cebe indiren Egeli tören son gazetenin yolunu tutar. O zamanın parasıya 25 lira nakit para ödülünün yanı sıra sıra amirlerinin de büyük takdirini kazanır bu başarısıyla.

munir--hayri-egeli

Mutlu sonla bitmiş gibidir bu hikaye ama ertesi sabah öyle olmadığı anlaşılır. Kapının gümbür gümbür yumraklanmasıyla uyanır Egeli. Kapıda birbirine tıpatıp benzer bıyıklı, uzun fesli iki adam durmaktadır. Genç gazeteciyi Sirkeci’deki polis müdürlüğüne götürmek için gelmişlerdir. (Müdürlüğün bulunduğu yere sonra Şahinpaşa Oteli yapılır.)

Karşısına çıkarıldığında polis müdürü “merhaba” bile demeden Osmanlı tokadını yapıştırıverir Egeli’nin suratına. Öyle bir tokattır ki, yüzü hemen şişer. Belli ki sarayın güvenliğinden sorumlu müdür gazetede çıkan haberin ardından sıkı bir azar yemiştir amirlerinden. Bu tokat o azarların ve utancın acısını çıkarmak içindir. Müdür, “Yüzünün şişi inene kadar kapatın bir odaya, sonra aslıverin!” der. Ertesi gün çıkartırlar Egeli’yi. Peşi bırakılmaz basına inen bu tokat olayının, konu Talat Paşa’ya aksettirilir. Talat Paşa, Münir Hayri Egeli’yi makamına çağırtır ve hükümet adına ondan özür diler.

munir--hayri-egeli2

Milli Mücadele’nin başladığı yıllarda Atatürk’ün emriyle Paris’te Türk Haberler Bürosu’nu kurup, idare eden Egeli, daha sonra Berlin, Neubabelsberg ve Rusya’ya gönderilerek sinema eğitimi alacaktır. Atatürk ile ilgili bir de belgesel çeken, 1933 yılında Atatürk’ün En Benzeyen Heykeli mükâfatını kazanan, o zamanki Türk paralarının ve 10. Yıl pullarının resimlerini yapan Egeli yazdığı pek çok kitabın, hazırladığı sayısız derginin yanı sıra, çok sayıda da film çekti. Münir Hayri Egeli 1970 yılında dolu dolu yaşadığı bir ömre son noktayı koydu.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin