BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

Mert Tanöz

The Trust: Bir İlk Film İçin Etkileyici

Alex & Benjamin Brewer kardeşlerin “The Trust”ı (Vurgun) dokuz milyon dolarlık bütçesine rağmen Nicholas Cage ve Elijah Wood’u bir araya getiren, eldeki kısıtlı imkanlara rağmen öne çıkmayı başaran bir yapım. Amerikan polisinin ve bir kurum olarak polis teşkilatının açıklarını, eksiklerini ortaya koyan bugünkü işleyişini eleştiren film Jim (Cage) ve David’in (Wood) uyuşturucu çetesi takibiyle başlayıp ve bir soygunla biten macerasını anlatıyor.

trust2Cage’in hayat verdiği Jim Stone karakteri bir komiser yardımcısı (sergeant). Birçok filmde görmeye alışık olduğumuz tiplerden biri; çirkin bıyığı, ağzında sakızı, kendinden emin tavırları… Kendi gibi bir polis olan babasıyla yaşayan ve onun küçük gölgesinde sıkışıp kalmış biri olarak Jim’in en büyük arzusu gerçek bir dedektif gibi gizemli bir olayı çözüp babasının gözüne girmek. Bu nedenle de en ince ayrıtının dahi araştırılması gerektiği, filmlerdeki gibi her kanıtın adli tıpa gönderilip incelenmesine kanaatinde. David Waters ise eşinin gidişiyle depresyona giren ve hayatını tek gecelik ilişkiler, ot ve nefret ettiği işi üzerine kurmak zorunda kalan genç bir polis. Bu ikiliyi bir araya getiren ise ikisine de memnun olmadıkları hayatlarından kurtulma şansı sunan bir fırsat.

23b11f Brewer kardeşler filmi gündelik bir havaya sokma amacıyla çıkıyor yola. Bu uğurda da karakterlere dair bilgileri direkt vermek yerine sembollerden yararlanıyor. Örneğin karakterlerin isimlerini bile hikayenin akışı içine sığdırmayı başarıyor. Brewerların ilk uzun metraj deneyimi olduğu ve daha öncesinde de sektörde fazla etkinlik göstermediği düşünüldüğünde bu sembolleri izleyiciyi rahatsız etmeden yerleştirmiş olmaları oldukça önemli. Yine bu iki iyi polisin kötü polise dönüşümü de dikkate değer. Zira detaylardaki birkaç eksiğe rağmen film adına büyük öneme sahip bu değişimi nedenlemekte sıkıntı yaşasa bile iyi kurguluyor.

Filmin ilk kısmı yani soygun düşüncesinin ortaya çıkışına kadarki süreçte iki karaktere de aynı düzeyde yaklaşan Brewerlar, ikinci yarıdan itibaren Wood’un karakteri David’e odaklanarak kendi ekseninden biraz kayıyor. İkili arasındaki anlaşmazlığı hedefe kilitlenmiş Jim’den değil duygusal bir karmaşa halinde olan David üzerinden kurgulayarak kolaya kaçıyor. Filmin kaderini derinden etkilemesine rağmen kadın ile David arasındaki bağı açıklamaktan kaçınmasına rağmen yine de anlaşılır bir şekilde ilerliyor.

The-Trust-Movie-2016-1“The Trust” düşük bütçeli bir yapım için görsel anlamda gayet zengin, oyunculuk olarak da şaşırtıcı bir seviyede. Gözlerden düşen Cage’in aynı “The Nice Guys”daki Russell Crowe gibi yeniden doğduğunu söylemek bile mümkün. Yüksek bütçeli filmlerde aldığı ücretlerle kıyaslandığında ise performansı şaşılacak derecede iyi. “My Name Is Earl”ün Randy’si Ethan Suplee’nin renk kattığı film rezalet altyazısına rağmen (böylesi özensiz bir çevirinin bahanesi olamaz) en iyi ilk filmlerden biri. Amerikan polisine ve polis teşkilatına dair eleştirileri ise hikayenin gerçekçi atmosferi içinde çok daha çarpıcı bir hal alıyor.

Bunları da beğenebilirsiniz...

Liste

80'ler dendiğinde akla ilk gelen şey o dönemin şarkıları olsa gerek. O dönemin bir başka alameti farikası da tüm yurdu saran Betamax, sonrasında da...

Bana Onun Portre-sini Getirin

Tarık Akan’ın, Ediz Hun’un, Hülya Koçyiğit’in, Necla Nazır’ın, Oya Aydoğan’ın, Selda Alkor’un, Tamer Yiğit’in, Süleyman Turan’ın, Gülşen Bubikoğlu’nun, Ajda Pekkan’nın… Bu isimler ilk kez...

Gezdim, Gördüm, Doydum

Topağacı’nda yeni yapılan bir apartmanın altına, tam olarak MOC’un sağına konumlanan Gasto Street & Local Food adından da anlaşılacağı gibi yerel sokak lezzetlerini şık...

Liste

Sırf o güzel şarkıları bir kez daha anmak adına yaptığımız Tüm Zamanların En İyi 15 Türkçe Rock Şarkısı araştırmasının bir parçası oldular.

Copyright © 2008 - 2026 Ters Ninja

  • Bizi takip et