Nesimi_Yetik____Dogan_kemanci (2)

Annem Sinema Öğreniyor başta olmak üzere yaptığı kısa filmlerle onlarca ödül kanan Nesimi Yetik’in ilk uzun metraj filmi herkes tarafından merakla bekleniyordu. Nitekim Yetik, bir geldi pir geldi… Toz Ruhu‘yla 21. Adana Altın Koza Film Festivali’nde ‘En İyi Film Ödülü’nü kazanan Nesimi Yetik’le buluşup sineması üzerine konuştuk…

Ercan Dalkılıç (2) Ercan Dalkılıç

Karakteriniz Metin Tosyalı, sinemadaki erkek mitini kıran, capcanlı, yaşayan bir karakter. Bildiğimiz kadarıyla da gerçekten bir Metin Tosyalı var, değil mi?

Evet gerçekten bir Metin Tosyalı var. Kendisi bizim komşumuz. 2008’de Toz Ruhu‘nun ortak senaristi Betül Esener’le birlikte Ankara’dan İstanbul’a taşındık sinema hayalimiz için. Metin’le taşındığımız apartmanda tanıştık. O sıralarda başka bir senaryo yazıyorduk, onu yapma imkanları oluşmayınca Toz Ruhu‘nun fikri ortaya çıktı. Metin’i ilk Betül farketti. Sabah çıkarken ve akşam eve girerken kapısı her açıldığında apartman merdivenlerine bir müzik yayılıyordu. “Adam kapısına müzik taktırmış” diye düşündük önce. Sonra fark ettik ki bu müzik onun belindeki radyodan geliyor. 90’lardan kalma bir evi vardı, kasetleri, kasetçalarları, belindeki radyolar ve gömlekleriyle… Son derece mutlu bir yaşantısı var. Biz gündelik hayatın sıkıntıları, film yapma hayalleriyle boğuşup dururken bu adam nasıl böyle bir başına güzel bir dünya kurmuş dedik ve sanırım bunu kıskandık, hem de ona imrendik. Böyle bir karakterin filmini yapma fikri Betül’den geldi. Böylece başladık senaryoya.

Nesimi_Yetik____Dogan_kemanci (7)Ne kadarı kurmaca, ne kadarı gerçek filminizin?

Filmin hareket noktası gerçek bir karakter… Ama biz senaryoda ona kurmaca bir dünya kurduk. Yeğen Ümit, Avni Bey, Suzan Hanım ve diğerleri bütünüyle bizim tasarladığımız karakterler. Son noktada filmdeki Metin Tosyalı’nın da gerçek Metin’den daha farklı olduğunu söylemeliyim. Çünkü biz bir duygunun filmini yapmak istiyorduk ve belgesel bir gerçekçilik bunu anlatmak için doğru bir yol olmayabilirdi.

Metin Tosyalı, idealleri için yola çıkmış, geçmişle/babasıyla bağını zedelemiş buna karşın hayatın olağanca şiddeti karşısında kirlenmemiş biri… Sizin için ne ifade ediyor Metin Tosyalı?

Nasıl anlatabilirim, bilemiyorum. Sanırım hayattaki son kale olarak kendi küçücük evini ve kocaman kişiliğini ortaya koyan biri o. Yani hayattan çekilebileceği kadar çekilmiş ama son direnme noktasına çok güçlü bir hat çekmiş ve daha da geri çekilmiyor artık. Evi, işi ve arabesk tutkusu… Bu kadarı ona yetiyor. Hayatın şiddeti karşısında kirlenmemiş biri evet. Ama ben şahsen bu tavrı bir doğru olarak dayatmak istemem. Filmi yaparken de böyle bir algı oluşmamasına gayret ettik. Metin, genele yayamayacağımız kadar özel bir adam. Ama bir kişi bile olsa var olduğu için bana umut veriyor.

Filmde Metin Tosyalı’nın (Tansu Biçer) kendi kendine söylediği/kaydettiği fantazi şarkılar özel olarak film için mi bestelendi?

Evet, Metin Tosyalı’nın şarkıları film için özel olarak bestelendi. Şarkı sözlerini filmin yapımcısı ve ortak senaristi Betül Esener yazdı. Besteleri Ezgi Baltaş yaptı.

Nesimi_Yetik____Dogan_kemanci (10)

Klasik bir olay örgüsü yerine, duruma dayalı bağımsız bir dille anlatmayı seçmişsiniz hikayenizi… Bu dil tercihi pek anlaşılamadı 21. Altın Koza Film Festivali’nde yapılan gösterimde bazı kesimler tarafından.

Sanırım şöyle bir durum: Sanki bütün filmlerin tek bir yapılma biçimi olabilirmiş gibi düşünülüyor. Bu, şiir sadece kafiye ve hece ölçüsüyle yazılabilirmiş gibi düşünmeye benziyor. Ortada bir kalıp var ve o kalıba uyuyor mu uymuyor mu diye bakıp uymayanların kötü olduğunu söylemek kolaycılık bence. Toz Ruhu gibi bir filmden klasik bir anlatı beklemek, onda giriş, gelişme, sonuç aramak onu iddia etmediği bir şeyle imtihan etmek olur. Bu, sinemanın yeni anlatım dilleri geliştirmesinin önünde de bir engel bence. Herkes hala uyaklı hece ölçülü şiir yazmaya devam etseydi Edip Cansever, Turgut Uyar, Ece Ayhan şiirleri varolamazdı.

Ülkemizde “gerçek anlamda” bir bağımsız sinemadan söz edilemez henüz. “Toz Ruhu” bana John Cassavetes filmlerini anımsattı çokça… Siz bu bağımsız dili oluştururken kimlerden etkilendiniz?

Cassavetes’i ilk söyleyen sensin. Çok sevindim. Toz Ruhu‘nda ne kadar hissediliyor bilmiyorum. Cassavetes en sevdiğim yönetmendir. Sadece filmlerini değil sinema yapma biçimini de… Kanıyla, canıyla film yapan bir adam. 2008 yılının Mart ayında Ankara Film Festivali bir Cassavetes toplu gösterimi yapmıştı. Hep merak ederdim. Tüm filmlere bilet alıp seyrettik Betül’le.” Gölgeler, Yüzler, Etki Altında Bir Kadın… Hiç tarif edemeyeceğim hislerdi. Betül’ün de öyle sanırım. Birkaç ay evvel Yüzler‘i yine izledik. Ne kadar etkileyici olduğunu gördük yeniden.

***

1 YORUM

CEVAPLA