Aşk, ölüm ve yeniden doğuş üzerine müthiş bir punk opera: David Comes to Life – Fucked Up

Kanadalı hardcore punk grubu Fucked Up 2001’de Toronto’da kurulmuş. Oldukça sert ve hızlı bas ve davul ritimlerine ve yorucu vokallerine temiz gitar soloları ile melodi katan ve bu sayede pek çok punk grubundan benim için daha dinlenebilir bir hal alan bir müziği var Fucked Up’ın. Bu Haziran ayında grup üçüncü stüdyo albümünü David Comes to Life‘ı piyasaya sürdü.

 Burak İşyar

David Comes to Life 18 şarkıdan oluşan yaklaşık 80 dakikalık bir rock opera. Bu konsept albüm dört bölümden (perdeden) oluşuyor. İngiltere’de hayali bir kasabada fabrika işçisi olan David, Veronica adında aktivist bir kadına aşık oluyor ve ardından trajedi başlıyor: bir bomba patlıyor, Veronica ölüyor. Suçluluk ve ümitsizlik ikinci bölümün ana konusu. Üçüncü bölümde David’e karşı çıkan ve Veronica’nın ölümünü sorgulayan (ve kendini tanrı zanneden) bir anlatıcı karakter ortaya çıkıyor. Son bölümde ise Veronica’nın ölümünü gören Vivian’ın konuyu açıklığa kavuşturması ile David’in günahlarından arındığını görüyoruz.

Grup ayrıca albümden önce 7 şarkıdan oluşan 4 single çıkarmış. İlk 6 şarkı “Perde 0” olarak konuya ve karakterlere bir giriş yaparken, 7. şarkı bu operanın sonuna gelen kapanışı oluşturuyor.

Açılıştaki 3 buçuk dakikalık enstrümental synth ağırlıklı parça sonlara doğru artan gitar distortionlara rağmen Fucked Up grubunu hiç bilmeyen birisi için albümün gerisinden ne bekleyebileceğimiz hakkında hiç ipucu vermiyor. Ara vermeden birbirine geçen şarkılarla dolu bir albüm bu. Hatta biraz dalgın bir kulak özellikle ilk şarkının 15 dakika sürdüğünü düşünebilir. Bölümler arası geçişler şarkıların sonlarındaki kısa enstümental pasajlarla sağlanmış. Albümün genel altyapısı sert ve hızlı ritimdeki davul ve baslar, melodik gitarlar ve (en azından benim için) oldukça yorucu bir homurtu/bağırmadan oluşan vokaller. Öyle ki, pek çok heavy sounddaki müziğe olan açık fikirliliğime rağmen Fucked Up‘ın bahsettiğim temiz gitar soundu olmasa bu kadar çok dinleyemezdim sanırım. Gitar soloları ise süper!

David Comes to Life 78 dakika ile son zamanların indie/rock standartlarına göre oldukça uzun bir albüm; hatta son iki yazımda incelediğim albümlerin toplamından bile uzun. Albümde beş parçaya misafir vokalist katılıyor: Jennifer Castle, Vivian rolüyle üç şarkıya vokalleriyle katkıda bulunurken, Kurt Vile ise kapanış parçası Lights Go Up’ta arka vokallerde. New York’lu Cults grubunun vokalisti Madeline Follin ise albümün en güzel şarkısı Queen of Hearts’ta Veronica’yı seslendiriyor. David’le ilk tanışmalarını anlatan bu şarkının video klibini özellikle tavsiye ederim, vokaller sadece çocuklar tarafından seslendirilmiş. Punk soundunun ardında oldukça duygusal bir şarkı Queen of Hearts. Benzer şekilde kapanıştan bir önceki şarkı One More Night’ta Jennifer Castle şarkının duygusal sözlerine güzel sesiyle katkıda bulunuyor.

Gitarlar yoğun, öfke dolu, ancak melodik patlamalar ile bütün parçalara bambaşka bir hava katıyor. Aslında albümün benim için en dikkat çekici ve genel olarak hardcore/punk albümlerinden ayıran yanı düzgün ve temiz prodüksiyonu: surf/space gitar melodilerine mırıldanarak eşlik edebiliyorsunuz. Bazı şarkılarda çift (hatta bazen üç) gitarın melodileri dans edercesine, örgü örercesine birbirlerinin içine girip çıkıyor. Turn the Season, The Recursive Girl, A Little Death gitarlarıyla özellikle dikkat çekiyor.

Sert punk müziğine rağmen duygusal ve karanlık bir albüm David Comes to Life. Sözler suçluluk, kendinden nefret, bir işe yaramamak, öfke; kısaca depresyon üzerine kurulmuş: aşk, aşkını kaybetme, kendini kaybetme, ölüm genel başlıklar. Uzun süresi ve solist Pink Eyes’ın homurtularıyla tek seferde sonuna kadar dinlemek ve hazmetmek zor olabiliyor ancak denemeye değer çok başarılı bir albüm olduğunu düşünüyorum. Sözlerini internetten açıp hikayesini takip ederek izlemenizi tansiye ederim.

İlk beş şarkının oluştuğu birinci perde albümüm müzikal zirvesi bence. Bütün albüm genelinde en beğendiğim şarkılar ise Queen of Hearts, Turn the Season, Truth I Know ve I Was There. Albüm Billboard 200 listesine 83 numaradan girmiş.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin