“Balık”: Doğanın İntikamı

Derviş Zaim - Balık

21. Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’ne layık bulunan, aynı zamanda şu günlerde yapılmakta olan 51. Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj dalında yarışma filmi olan Derviş Zaim’in son filmi Balık; yönetmenin Devir ile başlayan, insanla doğa arasındaki ilişkiye ışık tutan yeni üçlemesinin ikinci halkası. Zaim, son yıllarda iyiden iyiye kafayı taktığı kadim kültürlerden birini işlemiyor yeni filminde. Balık, daha çok sosyal bir fonda gelişen bir aile draması olarak değerlendirilebilir kısaca.

Ercan Dalkılıç (2) Ercan Dalkılıç

Bursa civarında bir balıkçı kasabasındayız. Bülent İnal’ın canlandırdığı Kaya adlı balıkçı, hasta olan kızı için her çareyi dener fakat muaffak olamaz. Sonunda, daha çok para kazanmak adına kasabadaki gölde kimsayal ile balık avlamaya kadar götürür işi. Tabii, gafletle kalkışılan bu eylemin sonuçları, Kaya’nın dahi tahmin edemeyeceği noktalara gidecek bir aileyi uçurumun kenarına götürüp bırakacaktır…

Derviş Zaim, Tabutta Rövaşata‘dan bu yana gelen filmografisinde hiçbir zaman toplumcu bakış açısını yitirmedi. En son Devir‘de yaptığı gibi Burdur’un bir köyündeki çoban yarışması geleneğini anlatsa da, sözgelimi; işsizliğe önemle değinmekten geri durmadı. Devir‘de yan hikaye olarak yer alsa da, kurulacak olan bir madenin doğayı tehditi yer alıyordu. Balık‘ta da hemen hemen aynı düğümleri atmış yönetmen: Bu sefer tehdit altında olan bir göl; tehdit eden ise kapitalist bir işletme değil, sıradan bir balıkçı(lar)! Bir balıkçının kızının hastalığı karşısında başvurduğu bu tehlikeli girişim, zincirleme olarak peşisıra gelen trajik sonuçları doğuruyor filmde. Bu döngü, az da olsa, daha fazla kâr için dereleri zehirleyip [derede oynayan] çocukların hasta olmasına sebebiyet veren fabrikatörün o klişe hikayesine benziyor aslında. Sonuçta, tüm doğa/sistem birbirine zincirleme olarak bağlı değil mi?

Derviş Zaim - Balık

Evet, Zaim’in Balık‘ı sosyal bir zeminde serilip serpiliyor; fakat onun asıl nirengi noktasının doğanın insanoğlundan aldığı intikam olduğunu söylemek mümkün. İnsanın doğa ile kurduğu tek taraflı ilişki, insanoğlunun deyiş yerindeyse canına okuyor. Yönetmenin filmde kurduğu yapı gerçekten çok güçlü; nasıl sanayinin gelişmesi için daha fazla salınımına izin verilen sera gazı küresel iklimi değiştirip hastalık oranlarını arttırıyorsa, göle dökülen kimyasal da, balıklar üzerinden insanları –alegorik olarak da Kaya ve ailesini- etkiliyor. Zaim, kendisinin de belirttiği üzere; insanoğlunun karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan doğa ile ilişkisini bir türlü sürdürülebilir bir dengeye kavuşturmamasını Balık‘ta olağanca açıklığı ve yalınlığıyla aktarmayı bilmiş. Söz konusu aktarım, bir ailenin üzerinden olunca hikaye de kat be kat etkileyici olmuş haliyle!

Bitirmeden bir eleştiride bulunalım; keşke Balık, günlerce konuşulagelen sansür iddialarıyla sinema tarihimize kara bir leke olarak geçen 51. Altın Portakal Film Festivali’de yer alan filmlerden biri olmasaydı. Bizce böylesi Derviş Zaim’e daha çok yakışırdı.

BalıkBalık

Yönetmen: Derviş Zaim

Senaryo: Derviş Zaim

Oyuncular: Bülent İnal, Sanem Çelik, Myraslava Kostyeva Akay

Yapım: 2013 / Türkiye / 90 dk.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin