Merhaba,

93. Oscar ödülleri dağıtıldı. Henüz izlemedikleriniz varsa diye, dijital platformlarda yayında olanların bağlantılarını bir arada sunmak istedik. Netflix’te bulabilecekleriniz:

Ses ve Kurgu ödüllerini kazanan Metalin Sesi / Sound of Metal Amazon’da, En İyi Kısa Belgesel seçilen Colette YouTube‘da görülebiliyorken, toplam üç ödül kazanan Baba / The Father ve Minari içinse Bir Film “yakında” diyerek sinemaları işaret etti. Bakalım onları, artık dört Oscar’ı olan Frances McDormand’ın hayal ettiği gibi salonlarda omuz omuza izleyebilecek miyiz?

Haftaya görüşmek dileğiyle.

Netflix

Netflix ekranları bu hafta iki yeni film ve bir diziyle şenleniyor.

Amanda Seyfried’in yeni filmi Her Şey Yok Olur / Things Heard & Seen, Manhattan’dan küçük bir kasabaya taşınan genç çiftin yeni evlerinin lanetli çıkması üzerine. Gece yarısı camı kırarak içeri giren karga sahnesi bile var.

Ucuz romanların çok okunan yazarı Harlan Coben’in 2015’te dilimize çevrilen aynı adlı kitabından uyarlanan mini dizi Şantaj / El Inocente, kazara ölüme sebebiyet veren bir adamın düştüğü karanlık çukurdan çıkma çabasını konu ediyor. Sevilen İspanyol aktör Mario Casas başrolde.

Alfonso Cuarón’un yapımcısı olduğu, Venedik’te En İyi Senaryo ödülü kazanan Kusursuz Öğrenci / The Disciple; özgüven eksikliği, bulunması gereken fedakârlıklar ve yaşadığı zorluklar nedeniyle varoluşsal krize sürüklenen bir Hint klasik müziği şarkıcısının yaşadıklarını konu ediyor.

MUBI

Öneri programımız kapsamında 3 arkadaşını bültenimize abone yapan ilk 10 kişiye 1 aylık MUBI üyeliği hediye ediyoruz. Bu bağlantıdan abone olduklarına emin olduktan sonra detayları bizimle paylaşın ve üyelik kazanın. İşte haftanın filmleri:

2 Mayıs Pazar: 1945, Leningrad. II. Dünya Savaşı şehri mahvetmiş, binaları yok etmiş, insanları fiziksel ve ruhsal açıdan sefalete sürüklemiştir. İki kadın yıkıntıların arasında yaşam mücadelesi verirken bir yandan da hayatlarına anlam bulmaya çalışır. Cannes’da iki ödül kazanan Uzun Kız / Beanpole, 1991 doğumlu Kantemir Balagov’un ikinci uzun metrajı.

3 Mayıs Pazartesi: Jim Jarmusch’un 1980 tarihli filmi Sürekli Tatil / Permanent Vacation, New York sokaklarında dolaşıp yaşamına anlam katacak bir şeyler arayan genç bir adamın karşılaştığı nevi şahsına münhasır karakterler üzerine kurulu.

5 Mayıs Çarşamba: Rabindranath Tagore‘un 1901 tarihli romanı Nastaneer‘e dayanan Charulata, tehlikeye düşmüş bir evlilik üzerine klasik bir anlatı. Yönetmen Satyajit Ray bu filmiyle 1965’te Berlin’de en iyi yönetmen seçilmişti.

MUBI’de yayınlanacak haftanın diğer filmlerini merak ediyorsanız tıklayın.

Çevrimiçi Festivaller

İstanbul Film Festivali’nin 40. yıl gösterimleri sürüyor. filmonline.iksv.org adresinden ulaşabileceğiniz filmlerin her biri 12 TL.

  • 29 Nisan: Dört çocuğunun annesinden birkaç kapı ötede yaşayan ve öfkesine, kıskançlığına, zayıflığına teslim olan bir adamın “toksik erkekliğinin” sonuçlarını işleyen İki Aşığın Ölümü / The Killing of Two Lovers, yönetmen Robert Machoian’ın ilk uzun metrajı.
  • 30 Nisan: Viggo Mortensen‘in yönetmen olarak ilk filmi Düşüş / Falling, çocukluğu çiftlikte geçen ve taşra hayatını yıllar önce geride bırakan eşcinsel bir adamın, yıllar sonra demans hastası babasını yanına almasını ve değişime karşı koyan, kaba, eski kafalı ve sabit fikirli babasıyla gerilimli ilişkisini anlatıyor. Düşük bütçeli bağımsız yapımda David Cronenberg de sürpriz bir rolde karşımıza çıkıyor.
  • 1 Mayıs: Venedik’te Jüri Özel Ödülü, Chicago’da En İyi Yönetmen Ödülü kazanan Sevgili Yoldaşlar / Dorogie Tovarishchi! / Dear Comrades! Sovyetler Birliği tarihinin kanlı sayfalarından birini aralıyor ve 1962’de Rusya’nın Novoçerkassk şehrinde gerçekleşen işçi katliamını ele alıyor.
  • 2 Mayıs: Bu haftanın antidepresan niyetine izleyebileceğiniz filmiyse İspanya yapımı Üst Kattakiler / Sentimental / The People Upstairs. Tek mekânda dört kişi arasında geçen ve kurnazca kurgulanmış, sivri sözlerle bezeli romantik komedinin yönetmeni Cesc Gay.

Amazon Prime Video

Tom Clancy’nin 1993 tarihli romanından uyarlanan, başrolünü ve yapımcılığını Michael B. Jordan’ın üstlendiği Without Remorse, yarından itibaren Amazon Prime Video’da olacak. Film, Tom Clancy’s Jack Ryan evreninin en önemli karakterlerinden John Clark’a odaklanıyor. Ailesi, katıldığı gizli bir operasyonun intikamı uğruna Rus askerlerince katledilen kıdemli şef, suikastçıların peşine düşüyor ve bu sırada gizli bir CIA ajanıyla güçlerini birleştiriyor. ABD ile Rusya arasında savaş çıkarmayı amaçlayan büyük bir komploya denk gelen adam, onuru ve ülkesine olan sadakati arasında kalırken, bir yandan da sayısız düşman ediniyor. Yönetmen Gomorrah’tan tanıdığımız Stefano Sollima, senaryoda ise Hell or High Water ile Oscar adayı olan Taylor Sheridan imzası var.

BluTV

Kendini tehlikeli bir planın içinde bulan CIA analistinin hikayesini anlatan politik gerilim dizisi Condor tüm bölümleriyle yayında.

IMDb Pro

NFB.CA

  • Düşük bütçeli ve hızla çekilen filmleri nedeniyle ismi Nollywood’a çıkan Nijerya film endüstrisi hakkında uzun metraj bir belgesel: Nollywood Babylon.

İçinde Yaşamak İstediğim…

Geçen hafta başladığımız yeni yazı serimizde, sevdiğimiz isimlere “içinde yaşamak istedikleri film ya da diziyi” soruyoruz. İkinci konuğumuz Hasan Nadir Derin, seçtiği diziyse Doctor Who.

İçinde bulunmak istediğiniz film/dizi hangisi sorusuna cevap bulmak istediğimde epey zorlandığımı fark ettim. En sevdiğin filmler/diziler nelerdir sorusunun cevabından çok farklı. Blade Runner desem sürekli yağmur altında kalan kapkara bir dünya, Godfather desem gangsterler arasında ne işim var, Üç Renk: Mavi olsa, Julie’ye hayran hayran bakmaktan başka bir şey yapabileceğimi zannetmiyorum (gerçi bu olabilir), Buffy desem ciddi bir ölüm tehlikesi altındayız. Tam Geleceğe Dönüş diyecekken, zaman yolcuğu ortak paydasından giderek Doctor Who’da karar kıldım. Doctor Who’nun yoldaşlarından biri olmak, en azından onların yancısı olup maceralarına katılmak isterdim. Bambaşka zamanlarda tarihe geçmiş kişilerle karşılaşmak, gelecekte neler olacağını görmek, hiç bilmediğimiz galaksilere gezegenlere gidebilmek harika bir deneyim olurdu. Güzel ama orada da ölüm tehlikesi var diyenler olabilir. Var ama Doktor’umuza güveniyorum o noktada. Bir de yaşanacak deneyim o riske değerdi sanırım.

“atıptutuyorum” öneriyor

Böyle filmler izlediğim zaman film, günün geri kalanında aklımın içinde oynamaya devam ediyor. Bu yapımı en kolay bu şekilde kategorilendirebilirim. Gelelim filmin sizi etki altına alacak taraflarına. Kuzey mizahı, vicdan felsefesi, varoluşçuluk, prensip kavramı, absürdizm, masalsılık, Brugge şehri ve Colin Farrell (Evet, biraz şaşırtıcı). Bu suç filminin içerisinde bir tane bile klişe kötü adam yok. Aslında bir tane bile klişe karakter yok. Yan rollerin de akışa olan muhteşem katkısı ile şaha kalkan bir olay örgüsü var. Zayıf yönünü yakalamaya çalışarak izlemeyin yani. Konusu da şöyle: Londra’da işledikleri biraz kompleks sayılabilecek bir suçtan dolayı başlarındaki adam tarafından Belçika’nın Brugge şehrine kamufle olmaları için yollanan biri çaylak iki tetikçinin hikayesi. Artık Brugge şehrine mi âşık olursunuz, filmin müziklerine mi bilemem. Film MUBI’de. Sevgiler.

atıptutuyorum‘un diğer önerilerini Instagram sayfasından takip edebilirsiniz.

Her Hafta Bir Klasik İzle

Hakiki gazeteciliğin, deli gömleği giymekten farksız olduğunu bizzat kendi mevcudiyetiyle ortaya koyan Shock Corridor (1963), sinema tarihinin hakkı yeterince verilmeyen ustalarından Samuel Fuller‘a ait, sarsıcı bir klasik. Dönemin Amerikan toplumunun kangrene dönüşmüş bütün sorunlarını bir akıl hastanesine sığdırarak dört başı mamur bir alegori yaratan Fuller, sinema sanatının teorilerinden sıkça faydalandığı Sigmund Freud ve Carl Jung‘u da “psikanaliz vs. toplumsal bilinçdışı” ekseninde karşı karşıya getirerek çağının çok ötesinde bir yönetmen olduğunu kanıtlıyor.

Ayrıca…

En İyi Yönetmen dalında Oscar’a aday gösterilen ilk “beyaz olmayan” ve toplamda beşinci kadın olan Chloé Zhao’nun Nomadland filminden set fotoğrafları.

Katkılarından dolayı Eralp Alper, Hasan Nadir Derin, Ozancan Demirışık, Tanju Baran ve MUBI Türkiye’ye teşekkür ederiz.

Bültenin faydalı olduğunu düşünüyorsanız, dijital teşekkür kartı satın alarak katkıda bulunabilirsiniz. Paym.es altyapısıyla 10 TL, 25 TL, 50 TL, 75 TL ya da 100 TL destek vermek için sayılara tıklamanız yeterli.

HENÜZ YORUM YOK