İhtiyarlara Yer Yok: Acaba romanı daha mı güzeldir?

Önermesi bizden, okuması sizden! Bu kitaplar Tersninja tarafından denenip onaylandı!

İhtiyarlara Yer Yok
Cormac McCarthy
Kanat

Cohen biraderlerin En İyi Film dahil 4 dalda Oscar kazanan olağanüstü filminin uyarlandığı kitabı okuduğunuzda kazanılan başarı da yönetmenlerden daha çok, romanın yazarının payı olduğunu anlıyorsunuz. Filmdeki insanın kanını donduran diyaloglar kitaptan aynen alınmış. Olay akışı da aynı şekilde… Bu usta işi romanı bir çırpıda bitireceksiniz.
dünyayı sarsan yıl
1968 – Dünyayı Sarsan Yıl
Mark Kurlansky
Everest

Bazı günlerin tarihleri hiç unutulmaz. Ama unutulmayan yılların sayısı o kadar fazla değildir. Olanlar içinde en unutulmazı, en ünlüsü ise 1968’dir. Çünkü 1968 insanların düşüncelerini kimseden korkmadan dile getirdiği, toplumun bilinç seviyesinin en üst düzeye ulaştığı, insanların kişisel çıkarlar değil kişisel özgürlükler için isyan ettiği bir yıldı. Bu kitap o yılı anlatıyor.

1968 gibi bir yıl hiç gelmedi ve muhtemeldir ki bir daha hiç gelmeyecek. Ulusların ve kültürlerin hâlâ ayrı ve birbirlerinden çok farklı olduğu bir dönemde dünyanın dört bir yanından asi ruhlar bir anda alevlendi. Başka devrim yılları da olmuştu. 1848 böyle yıllardandı, ama 1968’le kıyaslandığında 1848’de meydana gelen olaylar Avrupa’yla, ayaklanmaları da benzer meselelerle sınırlıydı. Küresel imparatorluk kurma çabalarının sonucu olan başka küresel olaylar da olmuştu. Ve bir de o muazzam, trajik küresel olay; yani II. Dünya Savaşı vardı. 1968’i kendine özgü kılan taraf, insanların birbirinden çok ayrı meseleler için ayaklanması ve ortak bir başkaldırı arzuları, bunu nasıl yapacaklarına dair fikirleri olması, kurulu düzene yabancılaşmaları ve her türlü otoriterciliğe karşı derin bir nefret duymalarıydı. Nerede komünizm varsa komünizme; nerede kapitalizm varsa kapitalizme başkaldırıyorlardı. İsyancılar çoğu kurumu, siyasi lider ve partiyi reddediyordu.

siyah adam

Siyah Adam
Richard K. Morgan
Artemis

Yazar genetik mühendisliğinin varacağı noktaya dair kehanetleri vahşi bir insan avıyla birleştiriyor. Bundan yüz yıl sonra Mars’ta yeni koloni gelişiyordu. Genetik mühendisliğinin elinden çıkma, asrın savaşlarında çarpışmaları için yaratılan erkeklerin güç sergileyecekleri bir savaş sahası artık kalmamıştı. Hiçbir işe yaramıyorlardı. Birçoğu Mars’a gitmişti ancak şimdi biri dönmüş ve döndüğü uzay mekiğindeki herkesi katletmişti. Sadece bir kişi, kendisi de genetik mühendisliği ürünü ve eski bir asker olan bir adam onu yakalayabilirdi. Tabii bu aslında dünyanın son askerlerinin başına ne geldiğine dair bir gerçek arayışıydı.

1 YORUM

  1. Sizce seyrettiğimiz bir filmin sonra kitabını okumak dogru mudur?

    Seyrettiğim filmlerin sonra kitabını okumak beni çok rahatsız ediyor da…Şöyle:

    Seyrettiğim filmlerin daha sonra kitabını okumak yazara haksızlık ediliyormuşum hissiyatı uyandırıyor bende… Çünkü kitap okurken mekanlar,insanlar,renkler,durumlar v.s.. benim hayalgücüm kadar yerediyorlar benliğimde. Sonra kitap filme çekilirse , çeviren ile benim düşündüklerim nekadar çakışıyor diye bakıyorum.

    Oysa önce filmini seyrettiysem,sonra kitabını okuduysam

    filmde gördüklerim sınırlıyor beni.

    Mesela en son yaşadıklarımı yazayım.Koku filmini seyretmiştim. Sonra kitabını okudum.

    Yazardan çok filmi yapan olaganüstü iş çıkarmış hissiyatı verdi bana… High Fidelity de öyle… Önce filmi seyrettim sonra kitabını okudum…Ve bana göre gene film baskın çıktı ve ben yazara haksızlık yaptım.

    Bu nedenle seyrettiğim filmlerin kitabını okumaktan vazgectim. Baktım Nick Hornby nin kitapları birer ikişer film oluyor ve ben de hoşlanıyorum filmlerin hikayelerinden..

    Arka arkaya okudum tüm kitaplarını ki sonra filmlerini gönül rahatlığı ile seyredeyim yazarı harcamayayım takdir defterimde diye:))

    Bilmiyorum ki belki sadece bende oluyordur bu durum..

    Velhasıl bir numaralı tavsiyenizi,filmini seyrettiğim için okumayacağım ama iki ve üçle ilgilenecegim:)))

CEVAPLA