Seni içime çektim bir nefeste: Love in a Puff (Chi Ming Yu Chun Giu)

Kriz nedeniyle Karate Filmleri Ofisi’me kilit vurmuş, yan taraftaki Drama Filmleri Ofisi’ne yancı yazıldığım şu son günlerde, ben bir tuhaf oldum sevgili okurlar. Sigara denilen, kimine göre nimet, kimine göre illet, pasifize olmuş yaşamımı aktive etmemi sağladı. Yanlış anlaşılmadan evvel bu satırları yazan arkadaşın (ki iyi tanırım), hayatta sigara içmemiş, hani inanır mısınız bilmem ama bir nefes bile çekmemiş olduğunu eklemek isterim en baştan.

Tuğba Keleş

Kendimi bildim bileli, tiryaki bir babadan kaynaklı sigara dumanı bulutuyla dolaşan biri olarak, elbette tembelliğin ve üşengeçliğin verdiği bir takım “yetiler” nedeniyle de, sigara içmeye hiç yeltenmedim. Öyle ya! Nasılsa başkası benim yerime elini ve dudaklarını yoruyor, bense işlevsellik ilkesini (bkz. kısmî üşengeçlik) kendine şiar edinmiş her insan gibi sadece dumanı ciğerlerime çekmekle yetiniyordum. Sonra büyüdüm. Evden ayrıldım ve ilk defa evdeki temiz havayla dolan ciğerlerim, oksijen sarhoşluğu ne demekmiş o zaman anladı. Matematiği iyi olan okurlar için zaten köhnemiş ciğerlerimin bayram yapmasından 9 yıl, şimdiki zamandan 2 yıl önce de babam sigarayı bıraktı. O gün bugündür annemin üzerine bir melek indi, perdelere de mis gibi bir koku sindi sanki. Sonra toplumsal bazda yasaklar geldi ama ben farkında olmadan batıdan Cupid’le gelen yeni bir duman bulutu içine girmiş, çocukluğumdan kalan o yoğun duman tadını, tâ içimde hisseder olmuştum.

Cherie ve Jimmy

Türkiye’de 2010 Temmuz ayı itibariyle başlayan kapalı mekanlarda sigara içme yasağının Hong Kong muadili, 2007 yılında başlamış. Özellikle farklı farklı işyerlerinde çalışan ve sigara içme “özgürlüğü” kısıtlanan çalışanların bina dışındaki büyük küllükler etrafında toplaşarak, yeni bir tür sosyalleşme fırsatı yakalamalarından çıkarılan sosyolojik gözlemle yönetmen Ho-Cheung Pang, kendi yazdığı senaryoyu filme aktarmış. Ho-Cheung Pang’ı geçen nisanda İstanbul Film Festivali’ndeki Dream Home adlı kategori üç’e (CAT III/ +18) ait bol kanlı filmden hatırlayan çıkacaktır. Filmle yollarımın kesişme noktasını, 2010 yılının iyi Uzakdoğu filmleri arayışlarım sırasında yönetmeni fark etmem ve yukarıda mızmızlandığım sigara mevzusunu kendine konu alması oluşturdu.

Film CAT III olarak sınıflandırılmış olsa da (şaşkınlık içindeyim), bir romantik komedi filmi. Sınıflandırma ile ilgili kesin ve doğru bir şey söylemem mümkün değil, fakat bütün film boyunca fosur fosur sigara içimi söz konusu olunca, bizdeki sigaraya çiçek ekleme ya da bulanıklaştırma yöntemi yerine, kafadan kategori olarak girmiş Hong Kong sansür kurulu. Bir reklam şirketinde çalışan Jimmy ile bir güzellik ürünleri dükkanında çalışan Cherie, yukarıda bahsettiğim gibi mesai saatleri içinde sigara molası verdikleri yerde tanırlar birbirlerini. Jimmy, kız arkadaşı tarafından aldatılarak terk edilmek üzeredir. Cherie’nin ise birlikte yaşadığı adam işiyle fazla meşgul olduğundan, Cherie’ye yeterince zaman ayıramamaktadır. Jimmy ve Cherie, sigara ortak noktasından hareketle, arkadaş ortamlarında partilere, oradan yemeklere katılarak 6 gün içerisinde yeni bir ilişkinin temellerini atarlar. Filmin teknik açıdan bir falsosu yok. Dahası diyaloglar, seyirciyi irkiltmeyecek düzeyde akıcı. Asıl konu aşk mevzusunun etrafına, karakterlerin sigara ve sevdikleriyle ilişkileri hakkında yapılan küçük belgeselimsi görüntüler de katılarak, hoş bir anlatım yakalanmış. Bir yandan da sigara yasağından dem vurarak, bol bol dalgasını geçmeye çalışmış film. Daha komik olabilirmiş ama o ayrı…

Yönetmen Ho-Cheung Pang ve Cherie rolünde Miriam Yeung Chin Wah

Yönetmen Ho-Cheung Pang, kesinlikle gerilim filmi çekmeye devam etmeli bence. Love is a Puff, öyle bir açılıyor ki, hissettirdiği gerilimden, birbirlerini sigara için öldürmeye hazır distopik bir dünyada geçen bir film seyredecekmişim gibi paniğe kapıldım desem, abartmış olmam. Filmi, sigara ile olan kirli savaşımda, düşman cephesinden bazı bilgiler elde etmek için izlemeye koyulmuştum, ama pek umduğumu bulamadım açıkçası. Ama sigara içmeye, lisede hoşlandığı oğlanın dikkatini çekmek için başlayan Cherie’nin bırakmak konusundaki “Bırakmak için nedenim yok” sığlığındaki cevabı, sigarayla başımı derde sokan kişiye silah olarak doğrultmak isterim. Unutmayın! Sigarayla oynanan bu savaşta, her türlü yol mübah olmalı ey sevgili duman altı dostlarım!

Bu arada sigara ile ilgili başka ne filmi biliyorum diye şöyle bir hafızamı yoklayayım dedim. Aklıma Jim Jarmusch’un 2003 tarihli Coffee and Cigarettes’inden başka film gelmedi. Öte yandan en sigara düşmanını bile kıskandıracak seviyede sigara içişiyle iç geçirten sinema karakterleri yok değil, öyle değil mi?

Şaka bir tarafa, çok jarjar’lamış olabilirim ama sigaraya karşı bir garezim yok aslında dostlar. Hatta şu son yasaklardan sonra sigara tiryakilerine gerçekten üzülür oldum. Kış ortasında kapı önüne çıkıp, donarak sigara içmeler, elverişli olmayan şirketlerin daracık yangın merdivenlerine sıkışarak içmeye çalışanlar, kısa süreler içinde üst üste yapılan zamlar… Açık havada önümden yürürken beni dumana boğduğunu fark etmeyerek habire püfürdeten amcadan alınan bu intikam, biraz fazla mı dersiniz? Öte yandan kendi yörüngeme giren sigara dumanına karşı ilk savaşımı, farklı yöntem arayışım neticesinde, ilk olarak sinema ile halletmeye çalıştım ama…

Love in a Puff
Chi Ming Yu Chun Giu
Yönetmen: Ho-Cheung Pang

Senaryo: Ho-Cheung Pang, Heiward Mak

Oyuncular: Miriam Yeung Chin Wah, Shawn Yue

Yapım: 2010, Hong Kong, 104 dk.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin