Yusuf Saygı: “İzmir’de bilinçli bir festival izleyicisi oluşmuş durumda.”

yusuf-saygi

Bu yıl 15.si gerçekleşen İzmir Kısa Film Festivali yeni bir sayfa açtı. Festival bir anlamda el değiştirdi ve bu yıl bambaşka bir ekibin idaresinde gerçekleşti çünkü. 1-5 kasım tarihleri arasında gerçekleşen festivalle ilgili merak ettiklerimizi Festival Direktörü Yusuf Saygı‘ya sorduk.

İzmir futbolda nasıl özlenen noktada değilse festivaller konusunda da aynı. Böyle kültür seviyesi yüksek bir kentte neden daha fazla film, müzik vs. festivali yok? Futbol konusunda da varsa diyeceğin bir şey dinleriz.

İzmir futbolu geçmişinde başarılarla dolu bir tarihe sahip. Altınordu, Altay, Göztepe, Karşıyaka, Buca, İzmirspor hemen aklıma gelen klüpler. Avrupada olsun, Türkiye’de lig ve kupa maçlarında olsun çok önmeli başarılara imza attılar. Geçmişi bu denli başarılarla dolu olan İzmir’li takımların önümüzdeki yılları için bir Karşıyaka taraftarı olarak umutluyum daha iyi konumda olacaklardır. Festivaller konusunda ise yapılan çok güzel işler var fakat pek duyulmuyor diye düşünüyorum. Yeterli mi diye sorarsanız evet çok değil. İzmir’in kendine özgü yapısı gözönüne getirildiğinde daha çok kültürel ve sanatsal etkinlik olmalı. Fakat son dönemi de incelersek son 5 yılı bu tarz etkinliklerin de yavaş yavaş arttığını görebiliriz. Önümüzdeki yıllar için planlanan kapsamlı bazı festival hazırlıklarından haberim oldu ve bu beni bir izmirli olarak heyecanlandıran bir durum. Sporda ve sanatta beraber bir yükseliş göreceğiz diye umut ediyorum gelecek yıllarda İzmir’de.

izmir-festivali

Festivalinizin İzmir’deki algısı nasıl sence?

İzmir’de bilinçli bir festival izleyicisi oluşmuş durumda. Gerek gösterimlere olan ilgi, gerek gösterimlerden sonra yapılan söyleşilerde sorulan sorular olsun, İzmirli sinemeseverler kaliteli bir festival izleyicisi. Her sene İzmir Kısa Film Festivali’ni belkleyen bir izleyici grubu olduğunu biliyorum ve her yıl salonların doluluklarından bu sayının giderek arttığını görüyorum. Yerel yönetimler ve kurumların da bu yıl desteğini aldık. Festivalin özellikle kapanış töreni çok güzel oldu. Önümüzdeki yıl zaman olarak daha uzun sürecek içeriğinde daha çok etkinlik olacak bir İzmir Kısa Film Festivali’ni gerçekleştireceğimizi düşünüyorum. Genç arkadaşlarımın ilgisinden de çok memnunum. Ayrıca yıl içerisinde genç sinemacı arkadaşlarımızın artıyor olması, her yıl özellikle İzmir’den finalist olan filmlerin artıyor olması da beni sevindiren bir konu.

15. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali (2)Festivalin 15. yılında yönetim anlamında bir değişiklik söz konusu. Bu değişiklik başka şekillerde de yansıyacak mı festivale?

İzmir’de sinema için elimizden geleni yapma gayretinde olacağız. Film gösterimlerinin yanı sıra, film yapımlarına destek olmaya ve İzmir’de film projelerini arttırmaya çalışacağız. Ayrıca, festivali sadece kendi tarih aralığında sıkıştırmak yerine, yıl içinde yapılacak etkinlikleri, söyleşileri ve atölyeleri festival kapsamında ve bünyesinde düzenlemeyi düşünüyoruz. Elimizden geldiğince bence sinemaya çok elverişli olan İzmir’de daha çok sinema konuşulmasına, gösterimine ve üretimine yardımcı olmaya çalışacağım. Ayrıca festival seçkisi oluşturup yurtdışındaki festivallerde yer bulmasını sağlamak amacındayım.

İlk yılınızda en çok hangi konuda zorluklarla karşılaştınız?

Her festivalde olduğu gibi sponsorluk konusunda zorluklar yaşadık. Kültür Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bizi destekleyen kurumların başında yer aldı. Birde İzmirde olan bir sorun salon sorunu. İzmir merkezde çok fazla sinemaya uygun olan elverişli teknik anlamada yeterli salon bulunmamakta. Fransız Kültür Merkezi bu yıla kadar kullandığımız ana gösterim salonumuz. Önümüzdeki yıl salon sorununa bir çözüm üretmeyi amaçlıyorum. Umarım yaşanan bazı aksaklıklara rağman izleyiciler festivalimizden memnun ayrılmışlardır.

Festivalinizin yurtdışı ilişkileri, yurtdışındaki bilinirliliği çok yüksek. Hatta prestij konusunda Antalya, Malatya3-kutay köktürk gibi devletten büyük bütçeler alan festivallerle yarışabilecek durumdasınız. Bu güçten nasıl faydalanacaksınız?

Yurtdışındaki bilinirlik geçmiş 15 yılda kazanıldı. Ve 15.sini düzenlerken bundan çok yararlandık. Bu yıl biraz geç başlamamıza rağmen 63 ülkeden 1093 film başvuruda bulundu. Bu çok sevindirici bir durum. Bu gücün en güzel meyveleri bence festivalde bulunan genç yönetmenlere sağlanabilecek olanaklar ve film çekimleri için kendilerine sağlanacak yardımlar belki ortak yapım fırsatları. Hedeflerimizden bir tanesi de geleceğin sinemacı kuşağını oluşturan genç yönetmen arkadaşlarımızın ortak yapımlar yapmalarını teşvik etmek. Ortak yapımlarla ilgili yönetmen arkadaşlarla ortak bir platform oluşturabiliriz.

Yurtdışına yönelik projeleriniz olacak mı?

Sfestival seçkimizi yurtdışında birçok yerde gösterilmesini sağlamak istiyoruz. Bunun yanında bize kayıtlı olan her film için yurtdışında örnekleri olan festival ofisleri gibi çalışmak istiyoruz. Kısa filmci arkadaşlarımıza festivalleri duyurmak ve onlara başvuruları konusunda yardımcı olmak niyetindeyim. Ayrıca EFFE organizasyonuna da dahil olmak için akredite olduk ve sonucu bekliyoruz.

Onur Emek verdiniz. Nasıl bir süreçte karar alındı isimler konusunda? Bu gelenek devam edecek mi?

Sinemamızın 100. yılı dolayısı ile bu yıl sinemaya çok büyük emekler vermiş fakat çok fazla bilinmeyen anılmayan isimleri seçtik. Bunu bir gelenek haline getirmek konusunda çok düşünme fırsatımız olmadı ekip olarak, fakat önümüzdeki yıllarda ilk öncelik olarak gösterim koşullarını düzeltmek konusunda adımlar atacağız. Bu sene başladığımız üniversite gösterimlerinin de içeriklerini zenginleştirip daha kapsamlı hale getirme niyetindeyiz.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin