Adana’nın Ceyhan ilçesinde yaşayan bir grup insanla yapılan röportajları içeren ve bu az bilinen bölgenin gerçeklerini geniş kitlelere duyurmayı amaçlayan Benim Varoş Hikayem, memleketi Adana’da festival kapsamında gerçekleştirilen gösteriminde yoğun ilgiyle karşılandı. Seyirci bulamayacağı düşünülerek koltuk sayısı az bir salona programlanan yapımı izlemek için birçok kişi merdivenlerde oturdu ya da ayakta kaldı. Başka Sinema kapsamında vizyon da görecek belgesel amatör bir iş ancak ilgi çekici.

Kendisi de Ceyhanlı olan ve gösterim sonrası söyleşide “mahalleden tanıdığım insanları anlattım” diyen Yunus Ozan Korkut cesaret gerektiren bir işe imza atmış; bir grup hapisten çıkmış, suç dosyası kabarık, uyuşturucu kullanan ya da en azından ne yapacağı kestirilemeyen insanı doğal halleriyle ürkütmeden görüntülemeyi başarmış. İşini kolaylaştıransa o insanları tanıyor oluşu, o mahallenin çocuğu olmayan birisi bu samimiyeti yakalayamayabilirdi. Yine de fragmanlarda gördüğümüz bir karakterin kendisini vurmakla tehdit edip milyonlarca dolar para istemesi sonucu filmini kısaltmak zorunda kalmış.

76 dakikalık belgeselde birbirinden ilginç karakterler var. Yıllar önce muhtarlık yapmış ağzı bozuk, gözü pek, feminist bir yaşlı kadın, ellerinden silah düşmeyen çete üyeleri, hırsızlıkla geçinenler, sokak satıcıları, kıraathaneden çıkmayan amcalar, motorcular, mahallenin Damat Ferit’i, müzmin bekar kızları, Don Kişot’ları, horoz dövüşçüleri ya da İstanbul’da mühendisliği bırakıp mahallesinde terlik satmayı tercih eden genç bir kadın… Hepsi de hayatı, hayatlarını, sevdikleri ve sevmedikleri şeyleri anlatıyor. Anlamını bilmedikleri kelimelerle konuşup büyük cümleler etmeye çalışan poz meraklıları güldürürken, bir araya zor getirdiği iki üç kelimeyi kullanarak büyük laflar etmeyi başaranlar düşündürüyor.

Ülkeyi İstanbul zannedip Cihangir-Bağcılar ya da Nişantaşı-Esenler karşılaştırması yapmaktan öteye gidemeyenlere bu toprakların yetiştirdiği başka kafaları tanımak için büyük fırsat Benim Varoş Hikayem.

HENÜZ YORUM YOK