Dehşeti Gördüm! Yaşlı Gemici (The Rime of the Ancient Mariner)

 Yaşlı Gemici (The Rime of the Ancient Mariner)Kitapsever Landlord

Afyon etkisi altında yazılmış kabusvari bir öykü-şiir. Ona eşlik eden tablo güzelliğinde ilüstrasyonlar. Melekler, vampirler, deniz canavarları ve ölüm…


Samuel Taylor Coleridge
Samuel Taylor Coleridge’in The Rime of the Ancient Mariner adlı eseriyle (doğru ya da yanlış ben Yaşlı Denizcinin Türküsü diye Türkçeleştirmeyi severdim) üniversite yıllarımda tanıştım. Derslerle aram öyle pek iyi değildi ama bu mesafeli duruşuma rağmen, korku edebiyatına ve gotiğe olan düşkünlüğüm sayesinde olsa gerek, bu esere ve Coleridge’e hemen kanım ısınmıştı. (Bu, yine de o dersi geçene kadar imanımın gevremesine engel olmadı.)
Ludanum Şişesi Afyon
Coleridge, Şavkar Altınel’in çevirisiyle Yaşlı Gemici’yi, Kubilay Han’ı, Christabel’in ilk bölümünü “afyon etkisiyle daldığı rüyalarda” yazmıştı. Ludanum denen afyonlu karışım o dönemlerde doktorların ağrıdan, sinir bozukluğuna kadar pek çok şikayet için hastalarına önerdiği bir ilaçtı. Yan etkileri hakkında fazla bir şey bilinmediği için afyon kullanımı o zamanlar ne yasak ne de ayıptı. Diş ve yüz nevraljisi ağrıları için bu karışımdan içen Coleridge bir süre sonra afyon bağımlısı olup çıkmıştı. Diğer yandan oldukça muhafazakar ve dindar biriydi de. Öyle ki 1798 baharında geçici olarak, kızı boğularak ölen Papaz Joshua Talmin’in görevini devralmıştı.
William Wordsworth
Görkemli edebi gücüne rağmen, çocukluğundan süre gelen kompleksleriyle birlikte afyon bağımlılığı onu sorunlu bir karakter haline getiriyordu. İçine kapanık, insanlarla iletişimi zayıf bu adam, kavgacı mizacı yüzünden ne hayatın büyük bir bölümünde en iyi dostu olmuş ve birlikte önemli bir eser (Lirik Balladlar) yazdığı William Wordsworth’la, ne de evlilik yemini ettiği karısıyla ilişkisini sürdürebilmişti. 25 Temmuz 1834’de 62 yaşında yalnızca hayatını değil, edebi gücünü ve tüm sosyal ilişkilerini tüketmiş yalnız bir adam olarak öldü Coleridge.
Edgar Allen Poe
İngiliz romantizm akımının en önemli şiirlerinden olan Yaşlı Gemici, şüphesiz dünya tarihinin de deniz hakkında yazılmış en güzel, en yaratıcı eserlerinden biridir. Bu öykü-şiirde yaşlı bir denizci başına gelen olayları kendi ağzından anlatır. Öykü aynı zamanda ilerki zamanlarda Edgar Allen Poe’nun bir mücevher gibi parıldayacağı gotik edebiyat akımının da ilk kıvılcımlarını taşımaktadır.
Yaşlı Gemici (The Rime of the Ancient Mariner)
Coleridge’in ölümsüz şiirinin kahramanı yaşlı denizci bir düğüne gitmekte olan üç kişinin yolunu keser ve içlerinden birine son deniz yolculuğunda başından geçen olayları anlatmaya başlar. Gemileri Güney Kutbu’na vardığında yoğun bir sis ve buzullarla çevrelenir, rüzgar kesilir. Hiçbir canlının yaşamadığı bir diyarda mahsur kalmışlardır. Derken bir albatros sisi yarıp gemiye konar. Bu uğurlu kuş sayesinde buzullar yarılır ve yelkenler ansızın çıkan rüzgarla canlanır. Ama yaşlı denizci nedendir bilinmez bir ok atarak kuşu öldürür. Bu hareket lanetlenmesine yol açar. Geminin diğer sakinleri başlangıçta denizciyi suçlarlar ve günahını hatırlatsın diye öldürdüğü albatrosu boynuna asarlar. Ama gemi düze çıktığında ona doğru şeyi yaptığına kanaat getiriler ve onu kutlarlar. Böylece hepsi lanetten nasibini alır. Artık hepsi aynı kabusun kurbanları olacaktırlar.
Paul Gustave Dore
İletişim’den çıkan Yaşlı Denizci’nin önsözünü Orhan Pamuk yazmış. Bu eserin kendisi için ne ifade ettiğinden dem vurmuş Pamuk. Kitabın bir diğer cazibesi de Şavkar Altınel tarafından Türkçeleştirilmiş mısralarının karşısında (sol sayfalarda) şiirin orijinal halinin de yer alması. Ama kitabı asıl değerli kılan şiire eşlik eden Gustave Dore’nin (1832-1883) resimleri. Dore resimlediği eserin ruhuna ve düzeyine uygun olarak kendi sanatının en yüksek noktasına ulaşmış adeta.
Gustave Dore
Dore’nin pek fazla ressama nasip olmayacak bir portföyü var. Balzac, Milton, Dante, Tennyson, Lord Byron gibi çok büyük yazar ve şairlerin eserlerini resimlemiş bir sanatçı Dore. 1863’te Cervantes’in Don Kişot’unun Fransız baskısını resimleyen Dore’nin tiplemeleri tarihi bir öneme sahip. Çünkü Dore’nin yaratımlarının o günden bugüne Don Kişot’u tiyatro sahnesinde ya da beyazperde de canlandırmak isteyenler için bilinçli ya da bilinçsiz en önemli referans olmuş. Dore’nin büyük yankı uyandıran diğer iki işi ise Edgar Allan Poe’nun Kuzgun’u ile İngiliz İncili için yaptığı resimlemeler.

Gustave Dore’nin Don Kişot çizimi