Büyük Beyaz Korku: Köpekbalığı Saldırıları

İnsanın kendisinin 20 katı büyüklüğünde bir yaratığın avı olması nasıl bir histir? 1968’de Kaliforniya’nın Bodega Körfezi’nin güney ucunda deniz kulağı avlayan Frank Logan sol tarafında tuhaf, uyuşukluk veren bir baskı hissetti. Dönüp baktığında gövdesinin büyük bölümünü “bulanık suda gözden kaybolan” bir köpekbalığının ağzında gördü.

İnsanın kendisinin 20 katı büyüklüğünde bir yaratığın avı olması nasıl bir histir? 1968’de Kaliforniya’nın Bodega Körfezi’nin güney ucunda deniz kulağı avlayan Frank Logan sol tarafında tuhaf, uyuşukluk veren bir baskı hissetti. Dönüp baktığında gövdesinin büyük bölümünü “bulanık suda gözden kaybolan” bir köpekbalığının ağzında gördü. 5.5-6 metrelik bir büyük beyaz köpekbalığının saldırısına uğramıştı. Logan bu deneyimini şöyle hatırlıyordu: “Beni suda belki beş, belki altı metre sürükledi, emin değilim. Ama suyun vücudumun etrafından aktığını hissedebiliyordum; kendimi bırakıp ölmüş gibi davrandım. Köpekbalığı beni sarsarsa parçalanacağımı biliyordum. Herşey çok hızlı olduğu için korkmaya zamanınm olmadı. Kendi kendime ‘Bırak beni, lütfen bırak beni!’ diyordum. Bu ne kadar sürdü bilmiyorum, belki 20 saniye. Sonra beni bıraktı.” Logan arkadaşlarını yardımıyla kurtuldu ve 50 santimlik yay halinde vücuduna yayılmış olan yaraları kapatmak için 200 dikiş gerekti.

Carchadon Carcharias, büyük beyaz köpekbalığı en halis etobur, ölüm makinesi, son serbest insan avcısı ünvanlarını fazlasıyla hak eder. Büyük beyaz dünyadaki en büyük et yiyen balıktır. Boyu 6 metreyi, ağırlığı 3.5 tonu geçer. 6.5 metreyi ve 4.5 tonu geçenlerin olduğu da iddia edilir ama kanıtlanamamamıştır. Bu köpekbalığının göbeği beyazdır, sırtı kurşuniden siyaha kadar değişir. Ağzının kenarlarında her biri kenarları tırtıklı eşkenar üçgenler vardır ve kırıldıklarında kolayca yerlerine yenileri gelir. Yüzeyden 1500 metre derinliğe kadar yiyecek peşinde koşabilir.

Carchadon Carcharias kemikli balıklar, köpekbalıkları, deniz kaplumbağalarıyla ve yunusgiller, foklar, denizaslanları gibi memelilerle beslenirler. Büyük beyazın insanlar için tehlike oluşturmasının basit bir sebebi vardır, bir fokla bir yüzücü arasındaki farkı her zaman anlayamaz. Son yıllarda, plastik giysileri içindeki dalgıçlar iyice foklara ve denizaslanlarına benzemeye başladı. Büyük beyaz yukarı bakıyor, en sevdiği ava benzeyen bir siluet görüyor, onu ısırıyor, kurbanını kan kaybından ölmesini bekliyor, sonra da yarım bıraktığı işi bitiriyor.

Kurbanın kan kaybından ölmesini bekleme alışkanlığı pek çok yüzücünün hayatta kalmasını sağlamıştır, en azından yakında yardıma koşacak birileri olduğunda.

Büyük beyaz köpekbalığı çok uzaklardaki avları kokularından tanır, sonra incelemek için yakınlaşır. Orta derecede berrak bir suda, yüzen veya bir sörf tahtası üzerinde kulaç atan birini 6 ila 12 metreden görebilir. Diğer köpekbalıkları temkinli hareket eder, avlarınıh etrafında dönüp saldırmadan önce onu dürtüklerler, oysa büyük beyaz doğrudan öldürmek için saldırır. Avına doğru hızla ilerler, burnunu ve kafasını kaldırarak üst çenesini uzatır, alt çenesini açar ve ısırır, yıldırım gibi – Avustralya’nın güneyinde beslenen beyaz köpekbalıklarını filme alan araştırmacılara göre bir saniyeden bile kısa bir sürede.

Fakat… Büyük beyaz, onu insanlara fazlasıyla kötücül gösteren bir hayat sürmesine rağmen genellikle insanlara saldırmaz. Dünyada en yüksek saldırı oranına sahip Kaliforniya sahilinde bile her sekiz yılda bir ölüm meydana gelmektedir. Oysa her sene balıkçılar 10 ile 20 beyaz köpekbalığı öldürmektedirler.

Derleyenin notu: Dünyanın en tehlikeli canlısı olarak lanse edilen büyük beyaz köpekbalığının, canlılara zarar vermek konusunda insanoğluyla başedebileceğini düşünmek bile zaman israfıdır. Soykırımların mucidi insanoğlu dünya üzerindeki her hayvanın, her bitkinin, hatta yaptıklarına bakılırsa kendi kendisinin en büyük düşmanıdır. Çünkü milyonlarca türe ev sahipliği yapan orman gibi doğal yaşama alanlarını bilinçli şekilde yok edebilen tek canlı türü biziz. Kitle imha silahlarını üreten biziz. Açlıktan ve savaştan ölen insanların çığlığına kulağını tıkayan biziz. İşin ironik yanı, bize göre tek akıllı canlı türü de biziz!

Doğanın Gizli Bahçesi
In Search of Nature – 1996
 

Yazar: Edward O. Wilson

Çeviri: Aslı Biçen

Yayıncı: TÜBİTAK

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin