3D sevmeyenler kulübü: İyisini yapamıyorsan, 3 boyutlusunu yap!

Önümüzdeki 2 yıl içinde 60’dan fazla 3 boyutlu filmin vizyona çıkması bekleniyor dünyada. Bu durumdan hiç memnun olmayanlar da var.

“Aşırı teknolojiye bağlı sinema zamanla ve giderek teknik aşamalara bağlanarak sanat olma özelliğini kaybedebilir, hatta kaybetmektedir. 3D oldukça eski bir teknik – şahsen ilk 3D belgeselimi 6/7 yaşımda iken izledim (1935/1936) eski Elhamra sinemasında – bir ara çokça denendi ama kısa süreli oldu, şimdi ise toptan saldırıya geçmiştir. Devamını ben de merak ediyorum ama biraz ürkerek…”

İnternetin gözde sinema bloglarından Öteki Sinema‘nın bir soruşturma kapsamında kendisine yönelttiği “Sinemada 3D Teknolojisi: Kurtarıcı mı, kabus mu?” şeklindeki soruya böyle yanıt veriyor Giovanni Scognamillo.

Şahsen ben de 3D teknolojisinin ticari sinema üstünde kurduğu hakimiyetten oldukça rahatsızım. Bu yeniliğin sinema için getirisinden çok, götürüsü olduğunu düşünüyorum. Yapımcılar elbette kısa vadede büyük paralar kazanıyor bu şekilde ama uzun vadede daha büyük paralar kaybediyorlar. Avatar gibi 3D teknolojisine uygun dokuya sahip birkaç filmi dışarıda tutarsak, 3D teknolojisiyle çekilen filmlerin kalitesinden ve en önemlisi özünden ödün verdiği görülüyor. Bu pahalı teknolojiye imkan tanımak için öncelikle oyuncu bazında tasarrufa gidiliyor, ardından 3D’nin kendisini gösterebilmesi için hikayeye müdahale edilmesi gerekiyor. Araya gereksiz bir sahne konuluyor ya da hikayeye uymayacak şekilde revize ediliyor sahne. Tüm bunlar ve süre sınırlaması gibisinden benzeri müdahaleler filmin uzun ömürlü olmasının önüne geçiyor. Bu da mutlaka filmin DVD satışı gibi vizyon sonrası uzun vadeli gelirlerine olumsuz etki ediyor. Tabi bir de gişeye yönelik filmlerin halihazırda ne kadar “sanat” oldukları tartışılırken, sinema kayfinden çok bir tür lunapark eğlencesi arz eden yapımlar yüzünden main-stream sinemanın karizması iyice çiziliyor.

Benzer düşünceye sahip 3D karşıtlarının giderek yaygınlaşan sloganı bu durumu iyi özetliyor: “İyisini yapamıyorsan, 3 boyutlusunu yap!

New York Times’dan Michael Cieply geçtiğimiz günlerde sinema sektöründen insanlar ve sinemaseverler arasında 3D filmlere karşı ciddi bir isyanın baş gösterdiğini yazdı. 400 milyon dolara yakın bir gişe hasılatı yapan 2 boyutlu Star Trek filminin Lost çıkışlı yönetmeni J.J. Abrahams, “O gözlükleri taktığınızda her şey netliğini kaybediyor!” diyerek tavrını ortaya koyuyor.

MGM’in tüm ısrarlarına rağmen son filmi The Cabin in the Woods’u 3 boyutlu çekmeyen, Vampir Avcısı Buffy ve Angel dizilerinin yaratıcısı Josh Whedon ise “Başarmayı umduğumuz şey, 3D olmayan tek korku filminin bizimki olması!” diyerek belli ediyor safhını. Christopher Nolan da yılın sükse yapan filmlerinden Başlangıç (Inception)’la ilgili olarak 3D teknolojisini elinin tersiyle iten bir başka yönetmendi.

Iron Man filmlerinin yönetmeni John Favreau da üstünde çalıştığı ve önümüzdeki yıl vizyon görecek olan bilimkurgu western türündeki Covboys and Aliens’da veto etti bu teknolojiyi. (Bir çizgi roman uyarlaması olan filmde Harrison Ford rol alacak.) Üstüne akıllıca bir tavsiye vermekten de geri durmadı üstelik:

“3D filme vereceğiniz fazladan para yerine, 2 boyutlu bir filmi iki kere izleyin!”

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin