BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

Ali Vatansever’in senarist-yönetmenliğini yaptığı ve 45. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Senaryo Geliştirme Ödülü alan El Yazısı’nın hikayesi cennetten bir parçaymış izlenimi veren bir kasabada geçiyor. Göynük’ün doğal ve mimari güzelliği filmin görselliğini de etkiliyor

Ege Görgün

Mühendislik iyi, hikayecilik sallanmakta: El Yazısı

Ali Vatansever’in senarist-yönetmenliğini yaptığı ve 45. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Senaryo Geliştirme Ödülü alan El Yazısı’nın hikayesi cennetten bir parçaymış izlenimi veren bir kasabada geçiyor. Göynük’ün doğal ve mimari güzelliği filmin görselliğini de etkiliyor

Ali Vatansever’in senarist-yönetmenliğini yaptığı ve 45. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Senaryo Geliştirme Ödülü alan El Yazısı’nın hikayesi cennetten bir parçaymış izlenimi veren bir kasabada geçiyor. Göynük’ün doğal ve mimari güzelliği filmin görselliğini de etkiliyor ve bu etki görüntü yönetmeni Ali Olcay Gözkaya’nın marifetleriyle birleşince ortaya sinematografik açıdan iyi kotarılmış bir film çıkıyor.

 Ege Görgün (Landlord)


El Yazıs
ı’nın övgüyü hak eden diğer unsurları ise önce, filmi olmasa da en azından anları gerçek kılan oyunculukları, sonra da müzikleri. Peki bu kadar iyi donanımlı olmasına rağmen bir neden hayalkırıklığına uğratır insanı? Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Hikaye iyi olmayabilir mesela, ya da o hikaye iyi anlatılmamış olabilir. El Yazısı söz konusu olduğunda bunlardan hangisi geçerli peki? Yoksa her ikisi de mi?

El Yazısının esas problemi sanırım finale odaklı bir hikayeler silsilesi anlatması. Filmde birbiriyle bir şekilde bağlantılı ama asıl “gizli ortak noktanın” finalde ortaya çıkacağı dört hikaye anlatılıyor. Ancak hikayelerin hiçbiri sizi finale sürükleyecek bir debiye sahip değil. Bu hikayelerin içeriği kadar, anlatım şekliyle de ilgili. Zor kurgunun üstesinden gelmek için öylesine bir mühendislik eforu gerekmiş ki, hikayelerin ayrıntıları üstüne düşünülememiş sanki. Zorlayarak oluşturulmuş arzu edilen sahneler. Sırt çantasıyla Türkiye’ye gelen genç bir Fransız kadının tek kelime İngilizce konuşmaması, ya da küçük bir kızın 5-6 çocuğun arkasından sinsice yaklaşıp çaktırmadan bir tanesinin cebine bir şey koyması gibi zorlama sahneler hikayelerin ikna ediciliğine oldukça zarar veriyor. Bu da yaşananların duygusunun size geçmesine, karakterlerle empati kurmanıza mani oluyor.

Filmin devre arasına girildiğinde bile üstünüzde hala “yahu, bu film ne zaman başlayacak” hissiyatı olduğunu fark ediyorsunuz. Bu hissiyat filmin sonlarına kadar da devam ediyor üstelik.

Özetlersek, El Yazısı zekice bir fikrin etrafında şekillenmiş, teknik anlamda iyi kotarılmış, iyi oynanmış ancak hikaye ve hikayecilik bazında güdük kalmış bir film. Beş üzerinden konuşacak olursak filmin eleştiri notu finaldeki kurgu-mühendislik hatrına 2.5.

El Yazısı

[xrr rating=2.5/5]

Yönetmen: Ali Vatansever

Senaryo: Ali Vatansever

Oyuncular: Cansu Dere, Sarp Akkaya, Baran Akbulut

Yapım: 2011 / Türkiye

 

Bunları da beğenebilirsiniz...

Liste

80'ler dendiğinde akla ilk gelen şey o dönemin şarkıları olsa gerek. O dönemin bir başka alameti farikası da tüm yurdu saran Betamax, sonrasında da...

Bana Onun Portre-sini Getirin

Tarık Akan’ın, Ediz Hun’un, Hülya Koçyiğit’in, Necla Nazır’ın, Oya Aydoğan’ın, Selda Alkor’un, Tamer Yiğit’in, Süleyman Turan’ın, Gülşen Bubikoğlu’nun, Ajda Pekkan’nın… Bu isimler ilk kez...

Liste

Sırf o güzel şarkıları bir kez daha anmak adına yaptığımız Tüm Zamanların En İyi 15 Türkçe Rock Şarkısı araştırmasının bir parçası oldular.

Misafir-le Görüşme

Kompleksleriyle barışık, onlarla yaşamayı öğrenen Yaşar Alptekin, 19 yaşında yenmiş dudak kompleksini. Adana’da bir defilede kadını biri “Ne güzel dudakları var, aşka davet ediyor,”...

Copyright © 2008 - 2026 Ters Ninja

  • Bizi takip et