old boykaranlık ninja

Kendi sevdiğim Asla filmleri arasından 25  tanesini seçip size önermeye karar verdim.  Baştan Halka ve Kahraman gibi filmleri ninjalara önermek acaba abes mi diye sordum kendime, sonra belki okurlarımız arasında bunları hala seyretmeyen çaylak ninjalar olduğu ihtimalini dikkate aldım ve bu filmleri de koydum listeye. Bir bu kadarlık liste daha çıkarmak elbette mümkün, mutlaka bilerek bilmeyerek atladıklarım olmuştur.Ama orada da devreye siz giriverirsiniz olur biter.  Mesala Goddess Artemis‘in şimdiden klavyesinin sesini duyar gibiyim. Bu liste daha çok uzar gider kanımca. Ve lütfen elinizi korkak alıştırmayın ve içlerinde sizi çok etkileyen bir film varsa, üç beş satır bir şeyler yazıverin hakkında.

* Filmleri olabildiğince ahir zaman sinemasından seçtim. Yani bu listede olması gereken Kurosawa, Fukosawa, Suzuki  ya da Im Kwon tae gibi ustaların filmleri yok. Anime olayına da girmedim. Onlar başka bir listenin öznesi olsunlar istedim.

1. İhtiyar Delikanlı – Oldboy
Yön: Chan-wook Park

2. Acı Tatlı Hayat – A Bitter Sweet Life (Dalkomhan insaeng)
Yön: Kim Ji-woon

3. Sympathy For Mr. Vengeance
Yön: Chan-wook Park

4. Memories of a Murder
Yön: Joon-ho Bong

5. Kaplan ve Ejderha – Crouching Tiger Hidden Dragon
Yön: Ang Lee

6. Kahraman – Hero (Ying Xiong)
Yön: Zhang Yimou

7. Halka – The Ring (Ringu)
Yön: Hideo Nakata

8. Yaratık – Host (Gwoemul)
Yön: Joon-ho Bong

9. Garez 2 – Ju-on
Yön: Takashi Shimuzu

10. Sürgün – Exile
Yön: Johnny Toe

11. Şölen – Banquet (Ye-Yan)
Yön: Xiaogang Feng

12. Mr. Socrates
Yön: Jin-won Choi

13. Visitor Q
Yön: Takeshi Miike

14. Bad Guy
Yön: Kim Ki duk

Kikujiro kitano15. Kikuiro’nun Yazı – Kikujiro (Kikujiro no Natsu)
Yön: Takeshi Kitano

16. A Dirty Carnival (Biyeolhan geori)
Yön: Ha yu

17. Azumi
Yön: Ryûhei Kitamura

Welcome to Dongmakgol18. Welcome to Dongmakgol
Yön: Park Gwang-hyeon

19. To Live
Yön: Zhang Yimou

20. Raise the Red Lantern (Da hong deng long gao gao gua)
Yön: Zhang Yimou

21. Shaolin Futbolu – Shaolin Soccer (Siu lam juk kau)
Yön: Stephen Chow

22. Kung Fu Sokağı – Kung Fu Hustle (Gong Fu)
Yön: stephen Chow

23. Assembly
Yön: Feng Xiaogang

Taegukgi24. Brotherhood of War – Taegukgi
Yön: Je-gyu Kang

25. JSA: Joint Security Area – Gongdong gyeongbi guyeok
Yön: Chan-wook Park

21 YORUMLAR

  1. Uzak dogu sinemasiyla cok icli disli degilim, yalniz Oldboy da fena bir seydi hani. Sencesi bencesi pek kalmamis film diye öne sürecek olsam bunu sürebilirim. Samar oglanina ceviriyor adami, vurdukca vuruyor.

  2. Bir de bir ricam olacak: eğer animelerle ilgili bir liste yapmaya kalkarsanız, Hollywood animasyonlarını ve Uzakdoğu animelerini ayrı tutunuz. Uzakdoğu animelerinin büyük bir kısmı (Miyazaki‘ninkiler hariç) manga kökenlidir. Sapla samanı karıştırmamak lazım.

    Peki, sevgili Landlord, listenin başına oturttuğu Oldboy‘un aslında Garon Tsuchiya ve Nobuaki Minegishi‘nin yarattıkları bir manga olduğunu biliyor muydu?

    Kezâ, Miike‘nin Ichi The Killer‘ı da Hideo Yamamoto‘nun aynı adlı mangasından uyarlanmıştır.

  3. Sevgili Landlord,

    Listeniz gayet güzel. İzninizle ben de birkaç film eklemek isterim.

    * Oldboy ve Sympathy For Mr. Vengeance'ı izleyenlere, Chan-wook Park'ın "intikam üçlemesi"nin son filmi Sympathy For Lady Vengeance'ı [İntikam Meleği] kaçırmamalarını öneririm.

    * Ryuhei Kitamura'nın Azumi'sini beğenenler, yönetmenin Aragami'sine bayılacaklardır.

    * Japon Tanrılarından Takashi Miike'den; The Bird People In China, Happiness of The Katakuris, Ichi The Killer, Audition ve Zebraman mutlaka izlenmeli.

    * Bir başka Japon Tanrısı Takeshi Kitano'dan; Sonatine, Hana-bi, Brother, Dolls ve Zatôichi mutlaka izlenmeli.

    * Zhang Yimou'nun Crouching Tiger, Hidden Dragon ve Hero'sunu izleyenler, yönetmenin House of Flying Daggers'ını da görmeli.

    * Hong Kong'lu yarı Tanrı Wong Kar-wai'nin In The Mood For Love ve bunun devamı niteliğindeki 2046'sını izlemezseniz çarpılırsınız! My Blueberry Nights için de geçerli aynı durum!

    Ayrıca yönetmenin, Happy Together'ı içinse söyleyecek söz bulamıyorum!

    * ülke: Tayland

    yönetmen: Pen-Ek Ratanaruang

    film: Last Life In The Universe

    Sonra oturun, hayatınızı, varoluşunuzun anlamını sorgulayın!

    * Kim Ki-duk deyince önce kısa bir saygı duruşunun ardından: Address Unknown; Spring, Summer, Autumn, Winter… and Spring ve 3-Iron arka arkaya izlenir.

    Bir solukta aklıma gelenler bunlar. Bilahare eklemeler yapabilirim ;o)

  4. Her ne kadar Takeshi Kitano ve Takashi Miike'ye tapınsam da, hepsinin atası Akira Kurosawa'dır. Anketinizde de, Kitano'ya rağmen Kurosawa'ya oy verdim sırf bu nedenle. Listede özellikle yer vermediğinizi biliyorum. Ancak, Ters Ninja okurları için birkaç filmini önermezsem, atalar kültü'ne saygısızlık etmiş olurum.

    * Nora İnu [Stray Dog] – 1949

    * Rashômon – 1950

    * İkiru [To Live] – 1952

    * Shichinin no Samurai [Seven Samurai] – 1954

    * Kumonosu-jô [Throne of Blood] – 1957

    * Kakushi Toride no San Akunin [The Hidden Fortress] – 1958

    * Yôjinbô [The Bodyguard] – 1961

    * Tsubaki Sanjûrô – 1962

    Bu siyah beyaz filmler, izlediğim dönemde bana bambaşka ufukları göstermişlerdir.

  5. Bıraktığım ilk yoruma şöyle bir baktım da; Kinji Fukasaku'nun yönetmenliğini yaptığı, başrollerden birini mini Tanrı Kitano'nun oynadığı Battle Royale'ı atlamışım. Ne ayıp!

    Bir de, bir önceki yorumumda bahsettiğim "manga"nın sözlük karşılığını vermek isterim ki Türkçe'deki askeri terimle karıştırılmasın.

    Manga: Japon çizgi roman ve/veya animasyonlarına verilen isim.

  6. "Peki, sevgili Landlord, listenin başına oturttuğu Oldboy‘un aslında Garon Tsuchiya ve Nobuaki Minegishi‘nin yarattıkları bir manga olduğunu biliyor muydu?"

    Cık cık cık! Sence Landlord'un zengin ve kimsenin kitap ödünç alamadığı kütüphanesinde yok mudur örneği bu çizgi romanın? Keza Crying Freeman'in de…

  7. chan wook park.. nerden duydum ismini.. tersninja da uzaylılara hazırlanan listelerde.. sinema yazarı ege görgün’ün 7. sırada.. numan serteli’nin 10.sırada tavsiye ettiği bir filmdi oldboy.. amacım gerilim filmi seyretmekti.. ama..bu film var ya bu film..benim sinema seyirciliği hayatımda bir dönüm çizgisidir..bu filmi seyrettim ya resmen abondene oldu tüm hislerim..duvardan duvara çarptı beni..sonra da yere çiviledi.. abartmıyorum.. seyrettiğimde ilk durumum aynen böyleydi..

    sonra artemis tavsiye etti diye.. chan wook park'ın yine.. intikam meleği’ni seyrettim.. hele müzikleriyle.. olağanüstü bir intikam filmiydi..durmadım arkasından da three extrems’i seyrettim ve tamamen bittim.. pes dedim pes.. artık böyle filmler seyretmem..yeter..

    nerdeee.. bu filmlerden sonra alıştı artık bünyem.. seyredemez oldum normal filmler..

    işte yukardaki listeler var ya şimdi bana ilaç gibi gelecek..tabi bulursam bu filmleri..her gece üç filmden.. bir haftada bitiririm de.. bulamıyorum ki..nerdeee.. neyse..zaten bu gidişle annem beni evlatlıktan rededecek..işten sonra haftada üç dört gece yemeğe giderdim annemlere .. şimdi yorgunum diyerek doğru bekar evime..niye.. landlord’un verdiği listelerdeki filmleri seyretmeliyim üçer beşer.. rütbe yükseltmeliyim.. usandım..valla utanıyorum artık acemi ninjalıktan.. bakar mısınız artemis’e.. nasıl sinemada usta.. off yaaaa..ya ben..çaylak ninjaaa…

  8. * Pek sevgili Beat Takeshi‘nin başrolünde oynadığı, Yoichi Sai’nin 2004 yapımı filmi Chi to Hone [Blood and Bones] mutlaka izlenmeli.

    * Nagisa Ôshima‘nın 1999 yapımı filmi <a href=”http://en.wikipedia.org/wiki/Taboo_(1999_film)Ghatto [Taboo]’da Beat Takeshi, Tadanobu Asano, Ryuhei Matsuda gibi önemli aktörler rol alıyor. İzlemeye değer!

    * İngiliz yönetmen Peter Greenway‘in 1996 yapımı filmi The Pillow Book, Japonya’nın pek bilinmeyen bir yüzüyle izleyici tanıştırması açısından kayda değer.

  9. Eklemeyi unuttuğum birkaç film daha:

    * Ryuichi Hiroki'nin 2003 yapımı "alışılmadık bir aşk öyküsü" Vibrator. [Filmin adı saçma sapan çağrışımlar yapmasın, tuhaf bir aşk öyküsü bu yalnızca.]

    * Fransız yönetmen Jean-Pierre Limosin'in 1998 yapımı, misafir oyuncu olarak Beat Takeshi'nin de ufak bir rolünün olduğu Tokyo Eyes.

    Komedi janrında:

    Takeshi Kitano'dan Minna yatteru ka!

    Takashi Miike'den Zeburaaman

    Chan-wook Park'dan Saibogujiman kwenchana

    Jeong-won Shin'den Sisily 2 Km.

    mutlaka izlenmeli.

  10. Bin-Jip (Boş Ev) ve her ne kadar bitmek bilmese de Yeopgijeogin geunyeo (My Sassy Girl) zaman kaybı sayılmayacak iki filmdir bu listede göremediğim.

  11. güney koreli chan wook park'ın filmlerini seyretmiştim.. şimdi gene güney koreli kim di duk'un bad guy'ını seyrettim.. daha önce bu yönetmenin ne ismini duymuştum..ne de filmini izlemiştim.. nedir bu.. güney koreliler hiç affetmezler mi.. hep intikam mı hissederler..

    hayret bir şey gerçekten..

    bir de landlord "Baştan Halka ve Kahraman gibi filmleri ninjalara önermek acaba abes mi diye sordum kendime, sonra belki okurlarımız arasında bunları hala seyretmeyen çaylak ninjalar olduğu ihtimalini dikkate aldım ve bu filmleri de koydum listeye"demiş ya..

    gerçekten ben halka'yı seyretmemiştim.. eğer yazmasaydı burada.. mümkün değil filmin cd kabını görsem alıp seyretmezdim.. aaa..seyrederken gördüm ki.. oynayanlar ne şeker oyuncular.. valla cd kabına yada afişine aldanmamalı.. içinde ne olduğunu bilip almalı..

    dalıyorum ben de asya filmlerine.. hoşuma da gidiyor ayriyeten.. ama intikam duygusu yok ya bende..

    bu filmler şaşırtıyor beni gerçekten.. intikam güzel bir his mi.. düşündürüyor beni..niye hiç yok bende.. bilmiyorum ki.. ama düşünüyorum ciddi ciddi..

  12. okuduğum bir yazıda.. zeki demirkurbuz .. filmlerimde neden müzik kullanmıyorum başlıklı bir yazıda.. “sinema ile müzik kötü bir evlilik…tuhaf bir evlilik..” diye cümlesine başlıyor ve devam ediyor. Sonunda da “bir sahneyi yeteri kadar olması gerektiği gibi anlatamazsınız yine aynı şekilde mizansenini sahnenin yazılma amacını anlatamazsanız müzik devreye girer.” diyordu.. sanıyorum kafaayarı'nda..

    bu yazıyı okuyunca çok şaşırmıştım..zira seyrettiğim ne tür film olursa olsun.. sinema ile müziğin muhteşem bir evlilik oluşturduğunu düşünmekteydim. yanlış mı düşünüyorum acaba diye kendimden şüphe etmiştim.Şimdi nerden geldim bu konuya, anlatacağım bir dakika..

    bu gece önce wong kar-wai‘nin in the mood for love’ını izledim ve çarpıldım ya.. hazır başlamışken ve edinmişken.. artemis’in aynı yönetmenin bu filminin devamı niteliğinde dediği 2046 filmini izledim.. seyrettiğim bu filmler müziksiz düşünülemezler ki.. nasıl birbirini tamamlıyor bu filmlerde görüntüler ve müzikler.. üstelik de çok etkileyiciler..

    bu tip durumlarda kafam karışıyor.. öğrendiğim ve okuduğum şeyler daha havada.. yeni yeni öğreniyorum ya taşları yerlerine tam oturtamıyorum.. hangisi doğru acaba.. nasıl düşünmem gerekir.. sonunda sanıyorum ki sinema herkesin kendine göre hissettiği bir şeydir. ben müziksiz bir film düşünmek istemem.. öte yandan zeki demirkubuz filmleri de bana ilginç gelir..

    hımm..bilmiyorum ki sanıyorum bu konular bende zamanla oturacaklar.. seyrettikçe tarzımı bulacağım ben de..işte bu gece de durum böyle..

    not.. bundan önce yazdığım yazı vardı in the mood for love ile ilgili.. landlord onaylamamış belli.. neyini beğenmedi acaba.. of yaaa..

  13. 1 yıl sonra dönmüşüm bu siteye.Aa o da ne asya filmleri daha çok konuşulur olmuş.Ne güzel.Bir daha gitmeyeceğim demektir bu.Sevgili Goddess Artemis,siz benim film arşivimi mi yazıyorsunuz nedir:) Ben de bir film eklemek istiyorum.Her ne kadar benim de asya filmlerinde favorim aksiyon,intikam,kan,vahşet,şiddet vs ise de bir film var ki hepsinden gayrı es geçemem. Döner döner izlerim.Jun Ichikawa yönetmeliğinde,Haruki Murakami'nin öyküsünden uyarlanmış yalnızlık üzerine bir film:Tony Takitani. Hayatta pek yapmam ama tavsiye edeceğim nadir filmlerdendir. Yalnızlık meraklılarına elbette.

  14. @ masis üşenmez:

    Survive Style 5!fIstanbul 2006 kapsamında sinemada bir geceyarısı seansında izlemiştim, yanımda sevdiğim dostlarla. Christmas + New Year's holiday sonrası, orijinal dvdsi de elime geçmiş olacak. Yine Tadanobucuğumun başrolünde oynadığı iki filmle daha birlikte: Gojoe ve Tokyo Zombie.

    @ ninja frog:

    Tony Takitani'yi gereksizce romantik bulmuştum, sevmem öyle duygusal tripleri. Duygusal bir film izleyeceksem, yönetmen faktörü devreye girer ve illâki Kar-wai Wong derim. Ya da Takitani yerine Tasogare Seibei'yi tavsiye ederim. Daha içten gelmişti hem öyküsü hem de anlatımı.

    Uzakdoğu Sineması üzerine, orijinal dvd koleksiyonu konusunda benimle yarışabilecek pek fazla insan tanımadığımı da eklemek isterim.

  15. @ ninja frog:

    Rica ederim, ne sopası?! Sadece nüfus kağıdım sizinkinden eski olduğu için, nadiren bazı konularda daha şanslı sayılıyorum. Uzun yıllar boyunca "Uzakdoğu Sineması" üzerine birikim yapınca, bu fark kaçınılmaz oluyor. Hepsi bu! :o)

    @ masis üşenmez:

    Ne güzel bir geceydi, ne kadar eğlenmiştim. Bir de, yıllar sonra Sonny Chiba'yı bu filmde izlemek ayrı bir zevkti.

    Ben de Hristiyanım ama bu kadar tatil yapamıyorum. Yurtdışındaki tatil dönemi bitse de kavuşsam dvdlerime.

CEVAPLA