SİYAD Başkanı Tunca Arslan‘ın istediği oldu ve SİYAD’tan atıldım. Haksızlığa uğradığım için, SİYAD’a hakim olan anlayışa yenildiğim için üzgünüm elbette. Ama yoluma artık SİYAD’lı değil de, yalnızca Ters Ninja’lı olarak devam edecek olmamdan gocunmuyorum. Bu kararın alınmasında katkısı olanları vicdanları ile başbaşa bırakmak isterdim ama sanıyorum ki vicdanları yerini önyargılara, ilişkilerden umulan menfaatlere ve komplekslere bırakmış durumda. Neyse ki sinema yazarlığımı tasdik eden SİYAD üyeliğim değil, yıllardır harcadığım ve harcamakta olduğum emeklerim ve üretimlerim. Aşağıda bana ulaşan karar metnini bulacaksınız. Sonraki gün de hakkımdaki şikayet dilekçesini ve savunmamı sizinle paylaşacağım. Bu belgelerin ışığı altında kararı siz kendiniz verirsiniz…

Üyelerimizden Tunca Arslan’ın Yönetim Kurulu’na vermiş olduğu şikayet dilekçesi tüzüğümüz gereğince Haysiyet Kurulu’na sevk edilmiştir. Haysiyet Kurulu ilgili şikayet dilekçesini görüşerek 12.12.2011 tarihinde sonucu Yönetim Kurulu’na ulaştırmıştır.
Kurul ortaya çıkan görüşler doğrultusunda yaptığı oylama sonucu; “bir yıl süreyle geçici uzaklaştırma yönündeki bir oya karşı iki oyla.”, şahsınızın ‘SİYAD üyeliğinden sürekli çıkartılması’ kararını almıştır. Haysiyet Kurulu’nun Yönetim Kurulu’na sunduğu karar metnini ekte bulabilirsiniz…
Yönetim Kurulumuz, Haysiyet Kurulu’nun bu kararı doğrultusunda ve tüzük uyarınca SİYAD – Sinema Yazarları Derneği’nden sürekli olarak çıkartıldığınızı tarafınıza deklare eder.
Saygılarımızla…

SİYAD Yönetim Kurulu’nun 28.11.2011 Pazartesi günü yapmış olduğu toplantıda gündem maddesi olarak görüşülen ilgili konuyla bağlantılı olarak dernek üyelerinden Sayın Tunca Arslan’ın, Yönetim Kurulu’na sunduğu, dernek üyelerinden Sayın Mustafa Ege Görgün ile ilgili şikayet dilekçesi; Yönetim Kurulu’nun ‘oy birliğiyle’, 01.12.2011 tarihinde bir karara varmamız istemiyle; tarafımıza sevk edilmiştir.

Dilekçe, beraberinde bütün deliller, belgeler, yazışmalar ve savunma dilekçesi ile birlikte kurulumuz tarafından ayrıntılı olarak incelenmiş; iki üye (Murat Erşahin ve Z. Tül Akbal Süalp) bu vakada, dernek tüzüğünün 12. maddesinin ikinci fıkrasına ait a, b ve c bentlerinde sayılan neredeyse bütün durumların geçerli olduğunu tespit etmiş ve üyemiz Sayın Mustafa Ege Görgün’ün, aynı maddenin üçüncü fıkrasında sıralanan disiplin cezalarından “Üyelikten Sürekli Çıkartma” kapsamında cezalandırılması gerektiği üzerine görüş bildirmiştir. Bir üyenin (Engin Ertan) görüşü ise, dernek tüzüğünün 12. maddesinin ikinci fıkrasına ait b bendinde belirtilen “… kamuoyunu yanıltıcı, mesleğe ve derneğe söz getirecek etkinlikte bulunmak” durumunun geçerli olduğu gerekçesiyle ‘üyelikten 1 yıl süreyle uzaklaştırma’ cezası yönünde olmuştur.

SONUÇ

Haysiyet Kurulu, ortaya çıkan görüşler (Engin Ertan – SİYAD yönetimine ve bazı üyelerine yönelik ispat edemediği kimi iddialarını ve suçlamalarını kamuoyuyla paylaşarak derneğe zarar verdiği gerekçesiyle, üyelikten 1 yıl süreyle uzaklaştırma alması yönündedir. / Murat Erşahin, Z. Tül Akbal Süalp – yönetim kurulu kararları, yönetmelikler ve haliyle tüzükte yer alan disiplin maddeleri dışında hareket etmek, diğer üyelerin onurunu kırıcı tutum ve davranışlar içinde olmak, kamuoyunu yanıltıcı, mesleğe ve derneğe söz getirecek etkinlikte bulunmak ve derneğe zarar verdiği gerekçesiyle üyelikten sürekli çıkartma alması yönündedir) doğrultusunda yaptığı oylama sonucu; bire karşı iki oyla, Sayın Mustafa Ege Görgün’ün ‘SİYAD üyeliğinden sürekli çıkartılması’ kararını almıştır.

NOT: Facebook’tan ve Twitter’dan desteklerini esirgemeyen başta Murat Tolga Şen olmak üzere tüm dostlara teşekkür ederim. Twitter’da başlattıkları #siyadprotesto eylemi benim için geçekten çok değerli.

2 YORUMLAR

  1. Sevgili Landlord, sen iyi bir adamsın… Hatta, temsil ettiği mesleğin mensuplarına karşı attığı her adım tarafgirlikten geçilmeyen bu PARTİZAN dernekten de, onun pek çok mensubundan da bir kaç yüz kat daha iyi bir adamsın…

    Lars Von Trier’nin Cannes’daki tavrı hakkında atıp tutmadığını bırakmayan, fakat Emir Kusturica gibi aşağılık bir ırkçıyı, bir insanlık düşmanını yollarına gül dökerek karşılamayı aydın olmak sanan adam ve kadınlarla zaten eşitlik, adalet ve nezaket adına herhangi bir meselenin müzakere edilebileceğine de inanmıyorum.

    Seni ve mücadeleni yalnızca gönlümle desteklemekle kalmayacak, önümüzdeki pazar ben de Yeni Şafak’ta bu konuda gerekenleri her zamanki netliğimle yazacağım.

    Dik dur sevgili meslektaşım, asla geri adım atma, FIPRESCI’nin dünya üzerindeki hiç bir ulusal kolu bu kadar politik ve tarafgir bir kimliğe bürünmedi bugüne kadar…

    SİYAD bir gün elbette ki 5-6 malum kişinin babasının çiftliği olmaktan çıkıp yeniden (milliyetçisiyle, muhafazakarıyla, dindarıyla, dinsiziyle, solcusuyla, sağcısıyla) sinema yazarlarının ortak meslek örgütüne dönüşecektir. Üstelik, bu dönüşümün tarihi de öyle 10-20 yıl sonra değil… Şaşılacak kadar kısa bir zaman diliminde çatır çatır çökecekler ve yerine uzun bir zaman sonra yeniden uygarlık gelecek.

    Zaten biz de yakın zamanda, bu oluşumun üyelerinin genel meslekî kıdem ortalamasının iki-üç kat üstünde “tu kaka” yazarlar olarak dernekler masasına bir dilekçe verip SİYAD’ın adının “SİYAD” olmaktan çıkartılıp “Mithat Alam’ın Yan Kolu Paslaşma, Kayırma ve Dayanışma Derneği” olarak değişirilmesini talep edeceğiz.

    Hiç bir düzenli mevkutede sinema yazıları çıkmayan, çıksa da bundan profesyonel olarak geçinmeyen, sinemayla temel ilgisi DVD’lere altyazı çevirileri yapmak olan öğrenciler ve sinema bilgisi de beğenisi de “Potemkin”de kalmış akademisyenleri “Sinema Yazarları Derneği”ne dolduran, öte yandan bu işi 20 yıldır profesyonelce yapan insanlardan ise orada burada birer meczup gibi söz eden kişilere saygı duymak zaman kaybıdır. Acaba orada olup da her yıl 5 festivale giden bazı kişilerin bırak gerçekleri, hayalleri alabilir miydi “Fantasturka” gibi bir organizasyonu, çok merak ediyorum.

    Göreceğiz önümüzdeki günlerde, el mi yaman bey mi yaman…

    Sadece şunu bil… Yalnız değilsin, hem SİYAD’ın içinde hem de SİYAD’ın dışında, bu derneğin gitgide büründüğü elitist yapı nedeniyle burnundan soluyan en az 100-150 sinema yazarı var. Ve onlar bu ülkenin gerçek sinema yazarları… Yazdıklarını hiç kimsenin ciddiye almadığı, izleyicinin de inadına inadına oradan yayılan tavsiyelerin tam aksine hareket ettiği kendi çalar kendi söyler Boğaziçili jakobenler değil…

  2. “sinemayla temel ilgisi DVD’lere altyazı çevirileri yapmak olan öğrenciler ve sinema bilgisi de beğenisi de “Potemkin”de kalmış akademisyenler“ buyurmuş sevgili Ali Murat Güven, biraz soluklanıp sakinleşmen lazım. senden onlarca kat daha fazla birikime sahip sayısız değerli yazar çizer var siyad içinde, atıp tutmak bu kadar cahilce ve kolay olmamalı, el insaf.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here