Batman Başlıyor serinin neresinde duruyor!

batman başlıyor
Batman serisinin en iyi filmlerinden biri, Batman Başlıyor (Batman Begins). “En iyi filmi” demiyorum çünkü, Batman filmlerinin birbirinden açık ara farklı bir tarz tutturmaları böyle kesin bir ifade kullanmamıza izin vermiyor. (18 Haziran 2005)

Tim Burton’un kendi tarzını yedirdiği ilk iki Batman filmini tercih edenler çıkabilir. Kimisi, ilk olması itibarıyla biraz duygusal olarak, ama çokça Jack Nicholson’un şaşaalı performansından etkilenmiş olmaları sebebiyle 1989 tarihli ilk filmi savunabilirler. Bunun yanı sıra Burton’un alameti farikasını daha bir gösterdiği Batman Returns’deki büyüleyici gotik ve masalsı atmosfer, çarpıcı karakterizasyonlar ben dahil, daha birçok kimsenin gönlünü çelebilir. Ama iyi bir çizgi-roman takipçisi olarak iki filmin de Batman’in gerçek aurasına sahip olmadığını söylemek gerekiyor.

Bunun müsebbibi ise karakterden daha dominant olan yönetmenin dokunuşu. Karakter inşasına aşık Burton, hikayeye ve ele aldığı çizgi-roman figürüne pek takılmadan kendi sinemasını yapma peşindeymiş hissi uyandırıyordu ilk filmlerde. Aslında Batman ve Robin’in üstünde bile durmaya değmez ama başlamışken dökelim eteğimizdeki taşları.

Batman Başlıyor’u izledikten sonra, George Clooney’i Batman olarak düşünemiyorum, düşünmek istemiyorum ve zamanında düşünenleri de kınıyorum. Batman çizgi-romanındaki gerçeklik duygusunun zerresini taşımayan bu film, Batman hayranlarına adeta hakaret gibi bir şeydi. Batman Daima fazlaca yüklenilecek bir yapım değildi. Akılda kalıcılığı tartışılır olsa da seyir sorunu olmayan bu yapımda Val Kilmer’ın da sırıtmadığı söylenebilirdi.

Chris Nolan, oldukça ilginç bir seçimdi Batman filmi yönetmeni olarak. Önceki filmlerinde anlamlı ama sade bir görsellikle yetinen bu usta hikayecinin şatafatlı olması beklenen bir çizgi-roman uyarlamasının altından kalkabileceği nasıl düşünülmüştü? Akla yatkın açıklama şu: bu kez hikayeye öncelik verilecekti, üstelik gotik ve karanlık atmosferi olan çizgi-romanın aurasını iki tane sıkı kara film yapmış Nolan filme gayet iyi transfer edebilirdi.

Filmden memnun kaldığımıza göre, hesapların tuttuğunu söylemek gerekiyor. Batman Başlıyor en inandırıcı Batman filmi olmasının yanı sıra, Christian Bail’e Batman’liğe en yakışan adam ünvanı kazandırıyor. Bu haleti ruhiyeye bürünmemizin en büyük nedeni Nolan’ın sağlam bir dramatik yapıya oturtup dozunda duygusallıkla çeşnilediği hikayelemesi. Aynı beceri 140 dakikalık filmin pütürsüz seyrinin de açıklaması.

İnandırıcı film dedik. İnandırıcılık, bir çizgi-roman uyarlaması söz konusuysa yönetmen için Demokles’in Kılıcı gibidir. Yönetmen çok hassas bir denge gözetmek zorundadır. İnandırıcı olayım diye çok gerçekçi bir film yaparsa, bu tür filmde olması gereken masalsı havayı yerle bir edecek ve seyirci tarafından topa tutulacaktır. Öbür cenaha doğru kayar ise, Batman ve Robin için dile getirdiğimiz eleştirilere maruz kalacaktır. Seyirci böylesine abartılı şov karşısında ciddiye alınmadığı hissine kapılacaktır. Nolan’ın Batman Başlıyor’da bu dengeyi mükemmel şekilde sağladığını söyleyebiliriz. Nolan’ın filmde tercihini fantastikten değil de, futuristikten yana kullanması da bu dengenin öğlerinden biri.

Batman Başlıyor’un, -hadi kusur demeyelim- , tartışmaya açık noktaları da var tabi. Başkasına dokunmayan ama beni mutlu etmeyen filmdeki dövüş sahnelerinin çekim tarzı oldu. Bir çizgi-roman uyarlamasında, yani bir aksiyon filminde dövüş sahnelerinin daha stilize olmasını beklerdim. Oysa Batman’deki dövüş sahneleri oldukça kareografisiz ve yakın çekilmiş. Bu sahneleri seyrederken kayboluyorsunuz, kimin kimi dövdüğünü anlamıyorsunuz. Bu tercihin sebebi gerçekçi yaklaşım olabileceği gibi kolaycılık da olabilir.

Kötü karakterler Batman’de olduğu gibi Amerikan menşeili tüm süper kahraman çizgi-romanları için çok önemlidir. Bir karakterin tutulması için karşısına karizmatik ve ilginç bir kötü süper kahraman çıkarmalısınız. Batman 67 yıllık serüveninde hiç düşman sıkıntısı çekmedi. Joker, Çift-Surat, Penguen, Kedi Kadın, Mr. Freeze, Zehirli Sarmaşık, Bilmececi, Korkuluk ve daha pek çoğu… Her biri birbirinden ilginç bu kostümlü suçlulardan yalnızca Korkuluk sahne alıyor Batman Başlıyor’da. Ana kötü adamlar ise herhangi bir aksiyonda karşınıza çıkacak türden suçlular. Bu durum hikayenin akışında gayet iyi anlamlandırılıyor ama eksikliği telafi etmiyor. Filmi yapanların “bunu biz de düşünmüştük” dercesine filme monte ettiği Korkuluk da keza… Elbette filmin omurgası bir kostümlü kötü daha kaldıramazdı ama en azında Ra’s Al Ghul üstünde biraz çalışılamaz mıydı?

Bir kusur değil ama filmin orijinal Batman hikayesini iyice eğip büktüğünü de söylemekte yarar var. Genel olarak akış doğru ama senaryodaki birçok şey yalnızca bu film için yazılıp çizilmiş ya da yeni bir kisveye büründürülmüş. Neyse ki bu değişiklikler hayranlarının kafalarındaki ve gönüllerindeki Batman karakterinde kaymalara yol açmıyor.

Bu saydıklarımız kusursa,-ama kusur demeyelim demiştik değil mi?- , “bu kadar kusur kadı kızında bile olur” deyip geçmek en iyisi aslında. Çünkü sonuçta Batman Başlıyor her türden seyirciyi memnun edecek, sağduyuya tecavüz etmeyen iyi bir film.

Batman Başlıyor
Batman Begins
Yön: Christopher Nolan
Oyn: Christian Bale, Michael Caine, Liam Neeson, Katie Holmes, Gary Oldman, Cillian Murphy, Morgan Freeman, Tom Wilkinson, Rutger Hauer

[poll=33]

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin