Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (18 Kasım 2011)

Bu hafta vizyona sadece üç film giriyor, ama her biri farklı seyirci kitlelerinin beğenisini kazanacak cinsten. Celal Tan ve Ailesinin Acıklı Hikayesi yerli sinemada nadir görülen bir kara komedi örneği olduğu için, Oyunun Sonu finansal krizin patlak verdiği anı iyi çözümleyip aktarma becerisini gösterdiği için, Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1 de kemikleşmiş bir seyirci topluluğu tarafından beklendiği için öne çıkıyor. Herkese iyi seyirler..

Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi
[xrr rating=4/5]
Yönetmen: Onur Ünlü

Senaryo: Onur Ünlü

Oyuncular: Selçuk Yöntem, Ezgi Mola, Türkü Turan, Tansu Biçer, Güler Ökten, Bülent Emin Yarar, Köksal Engür, Cengiz Bozkurt, Tuğra Kaftancıoğlu, Ushan Çakır, Gazanfer Ündüz, Yılmaz Gruda, Engin Alpateş, Engin Hepileri, Alpay Şayhan

Yapım: 2011, Türkiye

Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi, nevi şahsına münhasır absurd bir mizah yapan Onur Ünlü’nün son filmi. Adının içerdiği ironiden de anlaşılacağı üzere film, anayasa profesörü Celal Tan ve ailesinin trajikomik hikâyesini anlatıyor. Onur Ünlü, ülkemizin en özgün yazar-yönetmenlerinden, yazdığı senaryolar öyle bağlaçlarla birbirine bağlanıyor ki, dramatik metinde adeta sınırı zorluyor. Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi, nispeten daha az karmaşık bir metne sahip, bu sefer bağlaçlar daha güçlü, omurga daha sağlam oluşturulmuş.

Filmin herkesin aksine dizi film estetiğinde olduğunu düşünmüyorum. Tek kusuru, bana kalırsa senaryonun tiyatral sınırlar içinde kalması. Şöyle ki, neredeyse bütün film iç-mekanlarda geçiyor. Hal böyle olunca, yer yer bir sinema filmi değil de, bir oyun izliyormuşsunuz izlenimine kapılıyorsunuz. Sahneler değişiyor, ama ne yazık ki çok sinematografik bir etki uyandırmıyor. Salon komedisini de andırıyor Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi; bir sırrı korumak adına dilsizleşen bir grup karakterin abdürd halleri, sınıflara dikkat çeken altmetin vs. gibi unsurlar filmi bu türe yaklaştırıyor.

Başta aile kurumu ve konformizm olmak üzere, önüne ne çıkarsa karakterleri gibi giydiren filme, Onur Ünlü’nün en iyi filmi diyebiliriz rahatlıkla. Çok karakterli Woody Allen filmlerine benzer şekilde birbirinin kuyruğuna bağlanan, peşi sıra sürüklenen hikaye(cik)ler, hem karaktelerin derinleşmesini sağlıyor, hem de metnin çapraşıklaşmasına yardımcı oluyor. Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi, kanımca sinemamızda pek göremeyeceğimiz türden ayrıksı ve başarılı bir kara-komedi çeşitlemesi.

[ Ercan Dalkılıç ]

Oyunun Sonu
Margin Call

[xrr rating=4.5/5]
Yönetmen: J.C. Chandor

Senaryo: J.C. Chandor

Oyuncular: Kevin Spacey, Paul Bettany, Jeremy Irons, Zachary Quinto, Penn Badgley, Simon Baker, Mary McDonnell, Demi Moore, Stanley Tucci

Yapım: 2011, ABD, 107 dk.

Ya teğet ya da ezip geçer ama, belli aralıklarla dünya genelinde yaşanan mali krizler mutlaka günlük yaşantımızı etkiler. Bizlere nasıl yansıdığını, hayatımızı ne şekilde zorlaştırdığını yaşayıp görüyoruz zaten, peki bu tür durumlarda beslenme piramidinin tepesinde yer alan şirketlerde neler oluyor. Krizin geldiğini gördüklerinde nasıl tepki veriyorlar, ne düşünüyorlar? Nasıl oluyor da bu kriz dalga dalga tüm dünyaya yayılıyor? Oyunun Sonu filminde bu ve benzeri sorulara bir nebze cevap bulmak mümkün.

Filmde bir finans şirketinin yaşadığı krizin ortaya çıkması, şirketin bu krizi atlatmak için verdiği tepkiler, işleme koyduğu kararlar anlatılıyor. 24 saatlik zaman diliminde geçen film, küresel sermayenin hangi ilkelerle çalıştığını, kâr-zarar hesaplarının neleri göze alarak, ya da neleri feda ederek yapıldığını çok iyi anlatıyor. Bu tür şirketlerde çalışan en alt kademedeki çalışandan, en üst düzeydeki müdüre kadar hangi motivasyonlara sahip oldukları, milyonlarca insanın hayatını kabusa çevirecek kararların sadece daha fazla kar edebilmek uğruna nasıl alındığını gayet güzel bir sinema diliyle net bir şekilde ifade ediyor.

Son haftalarda vizyona giren en iyi filmlerden biri olan Oyunun Sonu, gerek senaryosu, gerekse de oyunculukları açısından neredeyse kusursuz. Sıkıcı olmayan bir sinema diliyle, hem karakterleri derinlemesine yansıtıp, bir yandan da durumun gerginliğini beyazperdeye düzgün bir şekilde yansıtmak zor olsa gerek. Film bu zorluğun üstesinden geldiği, ve de ele aldığı konuya farklı bir yerden baktığı için oldukça değerli.

[ Turgay Özçelik ]

Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1
The Twilight Saga: Breaking Dawn Part 1
Yönetmen: Bill Condon

Senaryo: Melissa Roseberg (Stephenie Meyer’in romanından)

Oyuncular: Kristen Stewart, Robert Pattinson, Taylor Lautner, Billy Burke

Yapım: 2011, ABD, 117 dk.

Alacakanlık serisini anlatmak için büyük zahmetlere gerek yok. Belirli bir kesimin hayranlığını, belirli bir kesimin nefretini kazanan serinin dördüncü ve son bölümü, Harry Potter serisinde olduğu gibi, iki bölüme ayrılmış. Bunun kitabı hakkıyla sinemaya uyarlama endişesinden değil altın yumurtlayan tavuğa olabildiğince geç veda etme isteğinden kaynaklandığı belli. Buna rağmen serinin takipçileri şimdiden seans bilgilerine bakmaya başlamıştır.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin