Merhaba,

Bu bülteni tam olarak gönderdiğimiz saatte açtıysanız, adı ve kapsamı sürekli değişen tam kapanmanın 157. saatini tamamlamak üzeresiniz demektir. Daha geç uyandıysanız şanslısınız, 17 Mayıs sabahına daha da yakınsınız. Hayır canım, o kadar da sıkılmadık.

Neyse ki karantinada izlenecek dizi ve filmlerin ardı arkası kesilmiyor. Hatta bu hafta o kadar çok yeni içerik tanıtıyoruz ki, bültenin tamamını bir seferde okuyamayabilirsiniz. Önerilerimizi gün gün almak isterseniz, bizi Instagram’da ya da Telegram’da takip edebilirsiniz.

Haftaya görüşmek dileğiyle.

Netflix

Netflix programı bu hafta epey kalabalık.

7 Mayıs: 90 yıl boyunca dünyayı güvende tuttuktan sonra görevi çocuklarına teslim etmeye karar veren ilk süper kahraman neslinin yaşadığı kuşak çatışması üzerine kurulu Jupiter’s Legacy, aksiyon sahnelerini kazıdığınızda altından aile dramı çıkan yepyeni bir dizi ve Netflix’in Amazon’un The Boys’una cevabı.

7 Mayıs: 2018 Sundance filmlerinden Canavar Hudson / Monster, ismi cinayetle sonuçlanan bir soyguna karışan gencin, acımasız adalet sistemine karşı masumiyetini kanıtlama mücadelesini konu ediyor. John David Washington, Jennifer Hudson ve Jeffrey Wright kadrodaki ünlü isimler.

8 Mayıs: Rüyasında gördüğü değerli eşyaları gerçek hayata taşıyabilen bir senaristin yaptıklarını bol özel efektle eğlenceli bir şekilde anlatan Super Me, 9 Nisan’da ülkesi Çin’de gösterime girdi.

9 Mayıs: Kore asıllı bir İtalyan mafya avukatının ülkesine dönüp, adı türlü yolsuzluklara karışan büyük bir holdingle girdiği savaşı anlatan Vincenzo ilk sezonuyla geliyor.

12 Mayıs: Alexandre Aja’nın yeni filmi Oksijen / Oxygen, kriyojenik bir ünitede uyanan kadının, oksijeni tükenmeden önce kim olduğunu hatırlayıp hayatta kalmak için verdiği savaşı konu ediyor.

12 Mayıs: Meksika devlet başkanının kızıyla evlenen eşcinsel vekilin erkeklerle görüşmeye devam etmekten vazgeçmemesi üzerine kopan skandalı konu eden, Kasım 1901’de gerçekleşen olaylardan uyarlanmış 41 Kişilik Dans / El baile de los 41 romantik ve cesur bir dönem filmi.

MUBI

Öneri programımız kapsamında bir arkadaşını bültenimize abone yapan herkese bir aylık MUBI üyeliği hediye ediyoruz. Bu bağlantıdan abone olduklarına emin olduktan sonra detayları bizimle paylaşın ve üyelik kazanın.

07 Mayıs: Lucrecia Martel’in 41 ödül kazanan, izlemesi de anlaması da sevmesi de zor filmi Zama, sinemada sıra dışı deneyimler arayanlar için geliyor. İzledikten sonra, filmi en çok seven yerli eleştirmenlerden Selin Gürel’in yazdıklarına bir bakın deriz.

08 Mayıs: İstanbul Modern’in Oscar’ın Yabancıları seçkisinde kaçıranlar için Valentyn Vasyanovych’in güçlü filmi Atlantis MUBI’ye geliyor. Film özellikle, intihar karşıtı söyleminin yaratıcılığı ve ruhuyla uyumlu uzun planlarıyla akıllarda yer edecek.

09 Mayıs: Sanatın ve hayatın özünü eserleriyle arayan, başkalarının gözünden kaçan hikayeleri asla kaçırmayan büyük usta Abbas Kiyarüstemi‘nin yaşam ile ölüm, varlık ile yokluk arasındaki ince çizgi üzerinde yürüyen başyapıtı Kirazın Tadı, Virajlı Yollar seçkisi kapsamında MUBI’ye geliyor. Mutlaka ama mutlaka görün diyoruz.

MUBI’de yayınlanacak haftanın diğer filmlerini merak ediyorsanız tıklayın.

Çevrimiçi Festivaller

40. İstanbul Film Festivali’nin dokuz filmden oluşan çevrimiçi Mayıs Gösterimleri’nin ilk bölümü, 16 Mayıs’a kadar filmonline.iksv.org’da yapılacak. Tek film 12, kombine bilet 90 TL.

  • 6 Mayıs: 2021 Sundance’de dünya prömiyerini yapan Dünyanın En Güzel Oğlanı / The Most Beautiful Boy in the World genç yaşta gelen şöhretin yıkıcı etkileri üzerine çarpıcı bir belgesel; merkezindeyse, Luchino Visconti’nin Venedik’te Ölüm filminin odak noktasındaki Björn Andrésen var.
  • 7 Mayıs: 2021 Rotterdam Genç Jüri, 2021 Afrika-Amerikalı Eleştirmenler Birliği (ABD) En İyi Yabancı Film ve 2020 Toronto Yüksek Sesler ödüllerini kazanan, Fildişi Sahili’nin kısa listeye kalan Oscar adayı Kralların Gecesi / La Nuit des Rois / Night of the Kings göz alıcı ve nefes kesici bir hapishane gerilimi.
  • 8 Mayıs: Pedro Almodóvar‘ın Jean Cocteau‘nun oyunundan uyarladığı İnsan Sesi / The Human Voice; Tilda Swinton’ın tek başına sürüklediği, yönetmene özgü parlak renkler ve aşk acısıyla bezeli, komedi ve tutkuyla dolu 30 dakikalık bir kısa film.
  • 8 Mayıs: Pedro Almodóvar’ın en sevilen, en eğlenceli filmlerinden Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar / Mujeres al borde de un ataque de nervios / Women on the Verge of a Nervous Breakdown.
  • 9 Mayıs: 2021 Berlin Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Oyuncu Ödülü kazanan Orman – Seni Her Yerde Görüyorum / Rengeteg – mindenhol látlak / Forest – I See You Everywhere bir gece boyunca farklı evlerde geçiyor ve gitgide yükselerek psikolojik bir kaleydoskop gibi çeşitlenen yedi göz alıcı hikâye anlatıyor.

Kundura Sinema’nın çevrimiçi izleme platformu Kundurama’da bu hafta Güney Koreli yönetmen ve sanatçı Sung-a Yoon’un ödüllü belgeseli Overseas / Denizaşırı Hizmetçiler seyirciyle buluşuyor. Denizaşırı ülkelerde göçebe ev işçiliğine zorlanan Filipinli kadınların hizmetçiliğe eğitildikleri bir merkezde yaşanılanları anlatan film, Denizaşırı Filipinli İşçiler (OWFs, Overseas Filipino Workers) adlı devlet destekli göçmen işçiliğin perde arkasında yatan sömürgeciliği ve uluslararası ekonomik eşitsizliği anlatıyor. Hazırlık derslerinde kendilerini hem işçi hem de işveren yerine koyarak pratik yapan kadınlar ev işlerinin inceliklerine çalışırken, bir taraftan da çocuklarından ayrılırken yaşayacakları travmayı yutmayı ve çalışacakları evlerde başlarına gelebilecek taciz ve şiddete karşı itaatkâr olmayı öğreniyor.

beIN CONNECT

beIN CONNECT’te bu hafta, Türkiye’de vizyon şansı bulamamış ve bir dijital platformda ilk kez gösterilecek iki film yer alacak.

  • 8 Mayıs: Burak Çevik’in ikinci uzun metrajı Aidiyet.
  • 9 Mayıs: Nişanlısının ölümünün ardından üç yıl geçen bir adam, sinemada ona tıpatıp benzeyen bir aktris görür ve gerçeğin peşine düşer. İkili Oyun / Last Moment of Clarity’nin başrollerinde Zack Avery, Brian Cox ve Udo Kier var.

IMDb Pro

NFB.CA

  • Bitkilerin iyileştirici gücünü dinleyen bir kadın: Kamala Todd.

TV+

  • En Kötü Kadın Oyuncu, En Kötü Yardımcı Kadın Oyuncu ve En Kötü Yönetmen dallarında Razzie kazanan Sia imzalı Music, platformdaki yerini aldı. Ne yalan söyleyelim, meraklardayız.

BluTV

  • Platformun ilk özel yapım çocuk dizisi Masal Şatosu: Peri Hırsızı yarın başlıyor.

İçinde Yaşamak İstediğim…

Yeni yazı serimizde, sevdiğimiz isimlere “içinde yaşamak istedikleri film ya da diziyi” soruyoruz. Üçüncü konuğumuz Kerem Sanatel, seçtiği filmse Bebe / Babe (1995).

Hayatımdaki en şaşırtıcı ve en heyecan verici şey çiftliğimdeki bir domuz yavrusunun koyunlarımı güttüğüne tanıklık etmek, en karmaşık dalavere de serbest gezen kümescil dostumun hanemdeki kedigili uyandırmaya çalışmadan mutfaktan bir şey aşırmaya yeltenmesi olacaksa Hoggett’in yerini seve seve alabilirim. Ayrıca bu filmdeki çiftlik fazlasıyla bir Hobbit köyünü andırıyor ama orkla, trolle, Saruman’la uğraşmayıp en fazla Sarman’la haşır neşir oluyorsun. Ataerkil köhnemiş zihniyetin kalıntıları da çoban köpeklerinin afra tafrasından ibaret, kendi aralarında racon kesseler de dillerinden anlamam zaten, en fazla ‘ay bizim Çomar bugün amma çok ürüdü ya, ne derdi var bunun?’ derim. Zaten dostlarımı da yemiyorum, burada yaşamakta hiç zorlanmam yani. Mesela domuzumu kucağıma alıp gezince biri çıkıp ‘günah, haram, ıyy pis hayvan, beslemeyin bunları, etrafı bit pire basıyor’ falan demez. Pandemi dolayısıyla bu filmde yaşamayı seçmiş de olabilirim çünkü konuşan hayvanlar şu anki hayatımıza kıyasla aşırı mantıklı ve normal geliyor bana.

“atıptutuyorum” öneriyor

New Jersey’nin Paterson bölgesinde yaşayan bir otobüs şoförü, kendini bu işle finanse ederken ruhunu başka bir alanda tatmin ediyor. Şiirlerde. Kendisi hedefsiz, biraz arzusuz ve stabil bir profil. Cep telefonu kullanmaz, şiirlerini eski bir deftere karalar ve kimseyle paylaşmak istemez, rutinine bağlı. Bir de sevdiceği var. Yaşam enerjisiyle yanıp tutuşan, hobi üstüne hobi seçen, tüketmekten müthiş haz alan, harcamaktan korkmayan, Pollyanna karakterli naif bir kız. Bu ikilinin bir haftasına odaklanan film, günlere bölünmüş bir anlatı sunuyor. Sıradanlığın ve rutinin tasviri sinemadaki en riskli işlerden biridir, izleyicinin içinin kıyılmasına sebep olabilecek her türlü tehlike mevcuttur. Ama Jim Jarmusch bütün ustalığını konuşturup ortaya gösterişsiz bir başyapıt koyuyor bence. Ruhunuzu okşayacak, kibar ve çok mütevazı bir film Paterson. İlgilisine şiddetle öneririm.

Kimler sever? 
“Aman ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey”ciler.

Kimler sevmez?
Adam Driver’a Star Wars serisinden ötürü tutulanlar.

Filmi BluTV‘de izleyebilir, atıptutuyorum‘un diğer önerilerini Instagram sayfasından takip edebilirsiniz.

Her Hafta Bir Klasik İzle

Atıf Yılmaz‘ın harika rejisi, Barış Pirhasan‘ın Reşat Nuri‘nin kitabından uyarladığı senaryosu ve Şener Şen‘in ağırbaşlı oyunculuğu üstünde yükselen Değirmen (1986), ülke sinemasının yüz aklarından biri olarak etkileyiciliğini ve güncelliğini her daim koruyan bir eser. Küçük bir ilçeye atanan kaymakamın yaşadığı trajikomik macera üzerinden Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki bürokratik ve ahlaki çöküntüyü betimleyen Yılmaz, düne bakarak bugüne, dört bir yanı dökülen ve kendi depreminin ayak sesleri her yerden işitilen Yeni Türkiye’ye seslenmeyi başarıyor.

Ayrıca…

The Ringer ekibi, en iyisinden en kötüsüne
Game of Thrones bölümlerini sıraladı.


Katkılarından dolayı Eralp Alper, Kerem Sanatel, Ozancan Demirışık, Tanju Baran ve MUBI Türkiye’ye teşekkür ederiz.

Bültenin faydalı olduğunu düşünüyorsanız, dijital teşekkür kartı satın alarak katkıda bulunabilirsiniz. Paym.es altyapısıyla 10 TL, 25 TL, 50 TL, 75 TL ya da 100 TL destek vermek için sayılara tıklamanız yeterli.


HENÜZ YORUM YOK