Merhaba,

Sinemaların açılmasına iki hafta kaldı. Yaz aylarında sinemaya gidilmez algısı epeydir yıkıldı fakat virüs korkusu ya da iyice yerleşen evde izleme alışkanlığı kaç kişiyi beyazperde keyfinden uzak tutacak merak ediyoruz. Bir de vizyon takviminin netleşmesiyle birlikte göndermeye başlayacağımız, uzun zamandır hayalimiz olan Vizyonda Ne İzlesem? isimli yeni bültenimiz ilginizi çeker mi, duymak istiyoruz.

İki soruluk anketimize katılırsanız seviniriz.

Haftaya görüşmek dileğiyle.

BluTV

BluTV, Türkiye Sineması’nın ödüllü filmlerini arşivine ekleyerek sinefilleri sevindirmeye devam ediyor. Seyfi Teoman’ın yazıp yönettiği Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Banu Sıvacı’nın yazıp yönettiği Güvercin, senaryosunu Feride Çiçekoğlu ve Melisa Önel’in beraber kaleme aldığı, Melisa Önel’in ilk uzun metrajlı filmi Kumun Tadı ve Zeynep Dadak ile Merve Kayan’ın yazıp yönettiği Mavi Dalga platformdaki yerini aldı.

Netflix

17 Haziran: Atiye’nin Göbeklitepe’de başlayan macerası Kapadokya ve Mardin’in ardından yine Göbeklitepe’de son buluyor. Çıktıkları yolculukta kendilerini keşfeden Atiye (Beren Saat) ve Erhan’ın (Mehmet Günsür) tüm sırlara sahip kızları Aden kaybolur ama sekiz yıl ona ulaşmaya çalışıp izini bulurlar. Karanlık güçler Aden’den faydalanmayı isterken, Atiye hem onu hem de dünyayı kurtarmak zorundadır. Son sezonun yönetmen koltuğunu Burcu Alptekin ve Gökhan Tiryaki paylaşıyor.

17 Haziran: İzlanda asıllı aktör ve yönetmen Baltasar Kormákur’un 4 bölümünü yönettiği Katla, buzul altındaki aynı adlı yanardağın patlamasıyla ortaya çıkan gizemli unsurların, yakınlardaki kasaba halkına etkileri üzerine.

18 Haziran: Amerikan Pastası / American Pie (1999) ve About a Boy (2002) gibi taban tabana zıt iki filme imza atan, ne yapacağı belirsiz Paul Weitz’ın Kevin Hart gibi bir komedyeni bebeğiyle yalnız kalan dul baba rolüne uygun gördüğü dram Bir Eksik / Fatherhood (2021) bakalım nasıl çıkacak.

Exxen

Nurgül Yeşilçay, Selim Bayraktar, Aytaç Uşun ve Hazal Türesan’ın oynadığı Vahşi Şeyler, kadın erkek ilişkilerini konu eden bir mini komedi. Dizi, evlilikleri bitme noktasına gelmiş bir çift ile psikologlarının, pizza getiren moto kuryeyle beraber aynı evde mahsur kalmasını konu alıyor. 20 dakikadan kısa 8 bölümden oluşan Vahşi Şeyler’i benzerlerinden ayıran en büyük özelliği, birinci yılını dolduran pandemi sürecini görmezden gelmemesi hatta tüm hikayeyi bunun üzerine inşa etmesi. Son bir yılda sinema ve televizyon dünyası adeta pandemi yokmuş gibi davranırken, Aralık 2020’de, 42 yaşında kaybettiğimiz yetenekli senarist Alper Alpözgen, son anda verilen sokağa çıkma yasağı kararlarından güçlü bir mizah çıkarmayı başarmış. Obsesif kompulsif kişilik bozukluğundan mustarip Şule’yi canlandıran Nurgül Yeşilçay ve kocası rolünde izlediğimiz Muhteşem Yüzyıl dizisinin Sümbül Ağa’sı Selim Bayraktar eğlenceli dizinin ağır toplarıyken, Alpözgen‘in kadim dostu Fehmi Dalsaldı da göründüğü her sahnede rol çalıyor.

“Evlilik suç ortaklığıdır!” sloganıyla tanıtılan Vahşi Şeyler izleyicisine eğlenceli dakikalar vadediyor. 

MUBI

17 Haziran: En yakın arkadaşı ölen Claire, geride kalan kocasına ve kızına göz kulak olmak ister ve sıklaşan görüşmeler sırasında David’in bastırdığı duyguları birlikte açığa çıkarmaya başlarlar. Yeni Kız Arkadaşım / Une nouvelle amie François Ozon’un son on yılda çıkardığı en iyi işlerden biri; hüzünlü, romantik ve enerji dolu bir dram.

18 Haziran: Annesi trajik bir otomobil kazasında yaşamını yitiren Ida, teyzesi ve kuzenleriyle yaşamaya başlar. İlk bakışta sevgi dolu görünen bu aile bir taraftan da şiddet yüklü ve suç dolu bir hayat sürmektedir. Pandemi olmasa 11 Aralık 2020’de sinemalarda göreceğimiz Danimarka yapımı Vahşi Bölge / Kød & blod, ilgi çekici bir “aile” filmi. Yönetmen Jeanette Nordahl.

20 Haziran: Yeni bir hapishanede göreve başlayan gardiyan en tehlikeli koğuşa verilir ve aynı gün isyan çıkar, mahkumlar kontrolü ele geçirir. Hayatta kalmak için onlardan biri gibi davranırken bir taraftan da güvenlik güçleriyle iletişimi sürdürmeye çalışan adamın yaşadığı dehşeti konu eden tam 44 ödüllü İspanyol yapımı roman uyarlaması Hücre 211 / Celda 211, ülkemizde değeri fazla bilinmemiş başarılı bir iş. Yönetmen Daniel Monzon.

MUBI’de yayınlanacak haftanın diğer filmlerini merak ediyorsanız tıklayın.

Çevrimiçi Festivaller

19. Uluslararası Filmmor Kadın Filmleri Festivali, 19-29 Haziran tarihleri arasında çevrimiçi olarak yapılacak. Geçen yıla kadar şehir şehir gezerek sinema salonlarında yapılan festival bu kez, süren pandemi koşullarında da buluşmak, dayanışmak ve üretmek için www.filmmoronline.org adresinde. Festivalin Kadınların Sineması, Bedenimiz Bizimdir, Kendine Ait Bir Cüzdan, Gökkuşağının Altında, Yerel Siyaset Yerinden Sinema, 65+ Candır ve Feminist Bellek bölümlerinde 47 film var.

Tüm film ve etkinlikler İngilizce-Türkçe altyazı-çeviri ile ücretsiz olarak izlenebilecek. Ayrıca festivalin yine çevrimiçi olarak yapılacak kapanışında 2020 yılının Altın Bamya Ödülleri açıklanacak.

IMDb Pro

İçinde Yaşamak İstediğim…

Sevdiğimiz isimlere “içinde yaşamak istedikleri film ya da diziyi” sormaya devam ediyoruz. Dokuzuncu konuğumuz BirGün Gazetesi yazarı, akademisyen ve aktivist Tuğçe Madayanti Dizici, seçtiği filmse Hair (1979).

İçinde yaşamak istediğim film veya dizi sorusuna cevap benim için çok kolay çünkü 13 yaşımdan beri cevabım belli aslında. Kesinlikle Hair filminin içinde yaşamak isterdim! Hippi olarak geçirdiğim gençliğimin hiç sona ermemesi gibi bir şey olurdu bu. Üstelik şarkı söyleyip, dans edip yıldızlara uçarak yapabilirdim tüm bunları sonsuza kadar. Çoğu burjuva sınıfından olan reddedişçi gençlerin haklı isyanlarının içinde ben de oradan oraya savrulurdum. Hiç bitmeyen bir Gezi Parkı direnişi gibi, düşünsenize. Bu ne demek? Bu hep bir amacının olması demek, trajedilerin içinden bile geleceğe dair umut devşirebilmek demek. Asırlardır benzer yapıdaki insanlar dünyanın her yerinden hep aynı şeyler için direniyor aslında. Irkçılığa, türcülüğe karşı, savaşsız adil bir gelecek hayali milyonlarcamız için hiç eskimeyen bir ideal hala. Hair filmi, bunları haykıran insanların hâlâ var olduğunu, yalnız olmadığımı hissettirir bana her izleyişimde. Üstelik arkadaşlık, fedakârlık, çıkarsız naiflik, güzel renkler, çiçekler, açık kafalar, özgür ruhlar… Bu filmde tüm bunların hepsi son zerresine kadar var. Hem de arşivlik şarkılar eşliğinde. Hatta fantastik kurgumu biraz daha abartayım madem hayal kuruyoruz. Belki de bu filmin içinde yaşasaydım yapacağım iki şey olurdu; en başta Claude’u (John Savage) iki omzundan tutup sarsar ve kendine getirirdim, diğer yapacağım şey ise bir yolunu bulup Berger’ı (Treat Williams) o cendereden kurtarmak olurdu.

“atıptutuyorum” öneriyor

Şiire sevdalı anaokulu öğretmeni Lisa’nın başından geçen birtakım olaylar… Modern yetişkinlerin rahatlıkla empati yapabileceği özgün bir iş. Başrolde tatlış bir ufaklık var aynı zamanda. Kendisine kanınız çok hızlı kaynayacak eminim. Anaokulu Öğretmeni / The Kindergarten Teacher kısa bir film olmasına rağmen derdini derinlemesine ve net bir şekilde dile getiriyor. Filmin işleyişi şiir gibi bir sanat dalıyla harmanlanmış fakat üslubunda bu şiirsellikten eser yok. Lisa’nın bu bahsettiğim ufak öğrencisiyle ilgili bazı takıntıları üzerinden şekillenen süreçte, eminim içinizden “ya noluyor YA” diyerek izleyeceksiniz her şeyi. Çocuğu olanlar veya çocuk sahibi olmak isteyenler için özel bir deneyim. Bence ıskalamayın, adres BluTV.

Kimler sever?
El alemin gerilimine ortak olmayı sevenler.

Kimler sevmez?
Çocuğunu gözünün önünden ayırmak istemeyenler.

atıptutuyorum‘un diğer önerilerini Instagram sayfasından takip edebilirsiniz.

Modern Klasikler

James Bond‘un yarım asrı aşan serüvenine eşlik edenler, her film öncesinde, nelerin hiç değişmediğini ve nelerin sürekli değiştiğini görmek için salonlara akın etti. James Bond da ara ara tökezlemesine rağmen, DNA’sına işlenmiş özelliklerini yitirmeden kendisini güncel tutmayı ve çağa ayak uydurmayı başardı. Serinin, 21. yüzyılın Bond‘unu yaratma vaadiyle yola çıkan 21. filmi Casino Royale (2006), bunun da ötesine geçerek Bond külliyatının yüz aklarından birine dönüştü. Dilerseniz, David Niven, Orson Welles ve Peter Sellers‘in yer aldığı, gayriresmi bir Bond parodisi olan adaşı Casino Royale (1967) ile beraber duble gösterime bile çevirebilirsiniz.

Ayrıca…

Tanju Baran’ın İtalyan Sineması Top 20 listesi.

Katkılarından dolayı Eralp Alper, Güzin Tekeş, Ozancan Demirışık, Tanju Baran, Tuğçe Madayanti Dizici, BluTV ve MUBI Türkiye’ye teşekkür ederiz.

Bültenin faydalı olduğunu düşünüyorsanız, 10 TL destek vermek için dijital teşekkür kartı satın alabilirsiniz.

HENÜZ YORUM YOK