Sessiz Dünya ardında 129 televizyon belgeseli ve 50’den fazla kitap bırakan efsanevi okyanus bilimci Kaptan Jacques Cousteau’nun çektiği ve su altı dünyasını sinematograf bir şekilde gösteren ilk belgesel olma özelliğini taşıyor.

 Ege Görgün (Landlord)

Jacques Cousteau1910 yılında doğan Cousteau 4 yaşında yüzmeyi öğrenecek kadar denize, ilk filmini 13 yaşında çekecek kadar da mekaniğe aşık bir çocuktur. Küçük Jacques filmi çekmeden makineyi söker ve önce film makinesinin nasıl çalıştığını öğrenir.

Cousteau 20 yaşına geldiğinde donanmaya katılır. Bir sualtı araştırma ekibinin başına getirilen Cousteau başarılı olmak konusunda özel bir yeteneğe sahiptir. 1936’da Toulan’da yaptığı ilk maskeli dalışın ve keşfettiği su geçirmez kamera kılıfının ardından yalnızca rütbe atlamakla kalmaz, görevi süresince ünlü olmayı da becerir. 1943’te Emile Gagnan’la birlikte sualtı araştırmalarını daha kolay hale getiren, bu alanda bi çığır açan scuba-diving cihazı Aqua-lung’u geliştirir. 1959’da ise mühendis Jean Mollard’la birlikte “Dalan Daire”yi tasarlar. İki kişi alabilen Dalan Daire 350 metre derinliğe dalabilen yüksek manevra kabiliyetli bir araçtır. Costeau 1977’de BM tarafından verilen Çevre Ödülü’nü Sir Peter Scott ile paylaşır.


Cousteau’nun en ünlü eseri Sessiz Dünya 1956’da gösterime çıktı. Ünlü okyanus bilimcinin aynı adı taşıyan 1954 tarihli kitabını esin alan belgesel Cousteau ve Louis Malle’nin iki yıl boyunca Akdeniz, İran Körfezi, Kızıl Deniz ve Hint Okyanus’unda çektiği 25 kilometrelik filmin, 2.5 kilometrelik kısmını kapsıyordu.

Tüm belgesel Cousteau’nun unutulmaz gemisi Calypso ile çekilmişti. Calypso, aslında İngiliz ordusu için Amerikalılar tarafından inşe edilmiş bir mayın temizleme teknesiydi. 4’lı yıllarda Akdeniz’de görev yapan Calypso İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Malta ile Gozo Adası arasında yolcu taşımaya başlar. Nihayet 1950’de İrlandalı milyoner Thomas Loel Guinnes, Calypso’yu satın alır ve yıllık 1 Frank gibi sembolik bir karşılıkla onu Cousteau’ya kiralar.

Cousteau gemiyi alır almaz onu yeniden yapılandırır ve Calypso’yu sualtı araştırması, belgesel çekimi için uygun hale getirir. 1996 yılında Singapur limanında demirliyken Calypso’ya manevra yapan bir mavna çarpar ve Calypso kısa sürede sular altına gömülür. Cousteau Calypso 2’nin suya indirilişini göremeden 25 Haziran 1997’de hayata gözlerini yumar.

Calypso’nun yardımıyla çekilen Sessiz Dünya, Cousteau’nun En İyi Belgesel dalında Oscar kazanmış iki belgeselinden ilkidir. İkincisi 1964 tarihli World Without yani Güneşsiz Dünya’dır. Bu, denizin 10 metre altında kurulan kapalı ortamda bir ay yaşayan 5 kişinin belgeselidir. Sessiz Dünya 1956’da Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü de kazanmış ve bunu başarmış tek belgesel olma ünvanını Micheal Moore’un 9/11 ile aynı ödülü aldığı 2004’e kadar sürdürmüştür.

Jacques Cousteau sessiz dünyaSualtı belgesellerinin babası diyebileceğimiz Sessiz Dünya’yı izlerken Calypso güvertesindeki 12 dalgıçla birlikte siz de denizlerin altındaki saklı dünyaları keşfedeceksiniz. Sessiz Dünya insanoğlunun doğaya yaklaşımının yarım yüzyıl içinde ne kadar değiştiğini gözlemlemek açısından da önemli bir film. Nitekim, 300 bin üyesi olan bir çevre koruma vakfının kurucusu olarak anılan Costeau’nun emrindeki mürettebat öyle bir katliama imza atıyor ki insanın tüyleri diken diken oluyor izlerken. Bu bilim adamı ve dalgıçlar topluluğu, doğalarına uygun davranmaktan başka bir şey yapmayan bir köpekbalığı sürüsünü hunharca linç ederken, bir Kızılderili köyünü basıp sakinlerini çocuk yaşlı ayırt etmeden katleden gözü dönmüş kovboyları andırıyorlar. Civarında yaşayan türleri tasnif etmek için bir mercan kayalığını dinamitle havaya uçurmaları da cabası…

Türkçe altyazılı olarak izlenebilen filme ünlü kaptanın hayatını anlatan yazılı bir metin eşlik ediyor.

Sessiz Dünya
Le Monde du Silence
Yön: Jacques-Yves Costeau ve Louis Malle

 

10 YORUMLAR

  1. Denizler Fatihi ve Köpekbalığı katili başlığını görünce şaşırdım . Çocukluğumun tek kanallı televizyonunda başına taktığı kırmızı beresi ve çektiği inanılmaz su altı görüntüleriye büyülenerek seyrettiğim Kaptan Kusto

    belgesellerinde,köpek balıklarına zulum mü yapılıyordu?

    Hımm! Bazen sizin gibi çok fazla şey bilmeden bu küçük kasabada yaşadığıma seviniyorum.

    İşte bir gerçeği daha öğrendim ve hayal dünyam bir darbe daha aldı. Ne mi hissediyorum? HÜZÜN !!

  2. Gözümün nuru, canım halkım, lazım geldiğinde hiçbir şeye sesini çıkarmaz, ağzından lokmasını alırlar susar pusar, hiçbir art niyet olmayan, kimseye zararı dokunmayacak konulardaysa yeri gelir dünyayı yıkar, şiddetle kınar… Kınayın efendim, devam edin… Dünya gelmiş sonuna, içecek suyumuz kalmayacak seneye, ahlaksızlık, şerefsizlik, hırsızılık almış başını yürümüş, ozon gitmiş çatımız delik, kimisi milletimi özümden çok severim demiş demiş el bombasına, kimisi müminim hasıyım demiş sabiye sarılmış, siz daha böyle eften püften şeyleri kınayın daha efendim, kınayın…

  3. aaa..gerçekten rahmetli kusto sünnet mi olmuş?
    hem de sünnet düğünü de yapılmış öyle mi?
    inanmıyorum ya!!
    hay bin kunduz..
    ama numan serteli diyor.. sa.. inanıyorum..
    öyle işte, huyum kurusun (:

  4. Landlord'un neden tersninja diye bir sitesi var diye düşünürdüm… "Kınayın" yazısı Landlord un "ters" ninja

    olma durumunu gösteriyor bence… Kafası atınca aman Tanrım nasıl da asabi ve ters:)) Hımm… Evsahibini kızdırmamak lazım demek ki! Gene de terslerken de kınayın diyor canım kınamayın demiyor ama çok kızmış belli… Çünkü yazarın yazıda Zeynep Ak'ın düşündüğü gibi bir artniyeti yok bence..

    Ayrıca dünyanın gidişatı ile ilgili de çok haklı… Biz neden tersninja okuyoruz zannediyor acaba?Yaşamın içindeki tüm acılar ,savaşlar ve kötülükler bünyemizi yeterince zorluyor zaten… Bizi kurtaran sinema, kitap, müzik ve sanatla ilgili tüm güzel çalışmalar… Tersninja.com u okumak da bizim boyut değiştirmemize neden oluyor ve hayatı daha yaşanası kılıyor… Sakın küsmeyin eleştirilere olur mu? Daha keyifli bir tersninja için devammm lütfen…

  5. yalaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan.kaptan kusto çocukluk yıllarımın hayranı olduğum bir bilm adamıdır.gençlik yıllarımda,onun iki denizin birleşmediği büyük gerçeğini bulması; bunu daha önce müslüman olan başka bir bilim adamı olan arkadaşından duyup kur'an' kerim'de de(furkan suresi- 45.ayet)okur ve rabbine iman eder.müsteşrikler,her zaman yaptığı gibi,dünyaca ünlü biri müslüman olunca karalama kampanyası yapıyorlar.kusto ve ekibide bundan nasibini almış malaesef.ama biz bunu herkese anlatıyoruz canlarımmm.siz istediğiniz kadar karalayın,kınayın ne güzel günahları dmkülüyor allah mekanını cennet etsin.

  6. Bir deniz aşığı ve gerek Cousteau’nun kurduğu Cmas, gerekse Padi sertifikalı bir dalgıç olarak, sitede böyle bir belgeselin tanıtılması beni çok sevindirdi. Sessiz dünya belgeselinde, günümüz koşullarına göre gerçekten vahşet sayılabilecek bölümler mevcut, özellikle bir balon balığını sudan çıkarıp patlatma sahnesi gibi.. Ama genel olarak bakıp, kullanılan teçhizatın (sualtı kameraları- dalış kıyafetleri-palet-regulator vb..) bu ekip tarafından geliştirildiğini bilmek insanı heyecanlandırmaya yetiyor. Ayrıca bir yazısında Cousteau, bir batığı bulduklarını fakat dip yapısını koruma amacıyla yerini beirtmediklerinden bahseder, yazının filmden 10-15 yıl sonra yazıldığını düşünürsek, ekip oldukça yol katetmiş demektir. Müslümanlığa gelince, bu olayın doğru olmadığını biliyorum, ayrıca yaptıklarıyla anılması, Müslümanlıkla anılmasından daha doğru geliyor. Kusura bakmayın biraz uzun yazdım.

  7. Zeynep Ak hanım, üzgünüm ama size gerçeği söylemeden edemeyeceğim: Jacques Cousteau müslüman değildi. 1997 yılında vefat ettiğinde Notre Dame De Paris Katedrali’nde yapılan Hristiyan töreni ile defnedildi. İnternetten küçük bir araştırma ile dahi bulabilirsiniz.

    Hatta biraz daha ileriye gideyim: Gece tırnak kesince şeytanlar da gelmez.

CEVAPLA