Dikkat! Bu bir kamera şakası değildir!(Anne ya da Leyla)

Anne ya da LeylaLandlord
Kanımca Mimar Sinan Üniversitesi bu filmi Sinema-TV bölümünün müfredatına almalıdır. Öğrenciler bu filmden öğrenebileceklerinden mahrum edilmemelidirler. (6 Mayıs 2006)

Anne ya da Leyla
Yönetmen: Mesut Uçakan
Oyuncular: Turgay Başyayla, Bülent Polat, Orhan Aydın
Eleştiri notu: 0/5
Seyir notu: 4/5

Eleştiri notuyla, seyir notu arasındaki uçuruma dikkatinizi çekerim. Sizi temin ederim böyle bir şey benim de başıma ilk kez geliyor. Dünyanın en kötü filmlerini çeken Ed Wood’un zamanında yaşasaydım bu durum değişebilirdi. Ya da Dünyayı Kurtaran Adam sinemalarda gösterildiği zamanlarda sinema yazıları yazıyor olsaydım. Tabi şu andaki yaşım ve kemalimle. Çünkü Dünyayı Kurtaran Adam’ı sinemada seyrettiğim zaman onun bir kült film olduğu ya da ileride öyle olacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu. Ben gayet eğlenmiş ve ciddiye almıştım filmi. Star Wars’tan araklanan parçalara bile takılmamıştım.

Dünyayı Kurtaran Adam’ın akibetini öngörememiştim ama Anne ya da Leyla için şimdiden söyleyebilirim: Bu film kült olacak, hattı zatında bu film halihazırda kült.
Anne ya da Leyla
Duygusal olarak baktığımda, Flash TV’nin muhteşem programı “Gerçek Kesit”in bir hayranı olarak Anne ya da Leyla’yı baştacı etmemem mümkün değil. Ama kriterimiz sinema olunca Anne ya da Leyla’nın başından sonuna, nasıl desem, her bir elemanı, hatta her bir partikülüyle kötü olmayı başardığını söylemeliyim. Kötü olmayı başarmak, evet. Bana göre başarısızlıktan doğan bir başarı söz konusu bu filmde. Kalbin Zamanı, Ayın Karanlık Yüzü, Hoş Geldin Hayat, Dün Gece Bir Rüya Gördüm, The İMAM ve Dabbe de kötü filmlerdi. Ama hiçbiri kült olmayı beceremiyordu. (Haksızlık etmeyelim, Dabbe’nin bir iki kült sahnesi vardı) Çünkü hepsinde en azından iyi bir oyuncu ya da  size istediği bir duyguyu yansıtabilen bir sahne vardı. Anne ya da Leyla gibi topyekün kötü olmayı başaramıyorlardı. Çok kötü yazılmış, çok kötü oynanmış ve çok kötü çekilmiş bir film Anne ya da Leyla. Ama ben seyrederken film boyunca kıkır kıkır gülmekten alamadım kendimi. Sırf bunun için bile izlemeye değer. Nasıl film çekmemek, nasıl diyalog yazmamak, nasıl rol yapmamak gerektiğini görmek için de gidilebilir. Hatta kanımca Mimar Sinan Üniversitesi Sinema-TV bölümü bu filmi müfredatına almalıdır.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin