Eğlenmeye Devam!.. (Altın Koza ertelendi!)

Yüreğim yaralı, bunu özellikle dile getirmeye gerek bile yok. Yalnızca benim değil, yalnızca Türkiye’nin değil, insanlık onurunu taşıyan dünyadaki herkesin yüreği yaralı. Ölenler Türk oldukları için değil, ölenler müslüman oldukları için değil, insan oldukları için yüreğim yaralı. Ama bu yara 31 Mayıs’ta oluşmuş değil, evet o gün tazelendi acısı belki, ama İsrail’in zulmü yıllardır devam ediyor. İsrail yıllardır öldürmeye devam ediyor, ve o çok değer biçtiğimiz, o çok heveslisi olduğumuz demokrasi savunucuları, o dünyanın yenilmez bekçileri yıllardır bu zulme izin vererek ortak oluyorlar, sessiz kalarak destekliyorlar.

Turgay Özçelik

Bundan büyük bir utanç duyuyorum ki benim ülkemin de Filistin’de yıllardır devam eden katliamda payı var. Ara sıra “one minute” çekerek tabanlarına gaz verenler, bugün İsrail’in bölgedeki en güçlü stratejik ortaklarından birisi durumundalar. Bu öyle bir zihniyet ki, oy toplamak, halkın desteğini almak için mangalda kül bırakmazlar, Müslüman kardeşlerine yapılan zulme karşı onların yanlarında olduklarını söylerler, buna izin vermeyeceklerini söylerler. Ama Ortadoğu’da bugüne kadar yaşanan bütün acıların sebebi olan iki ülkenin, Amerika ve İsrail’in bölgedeki en önemli destekçileri durumundadırlar.

Halkın dini duygularını sömürerek politika yapmak gericiliktir, popülizmdir, demagojidir. Son yaşanan İsrail’in yardım gemilerine saldırı olayında, gemileri oraya propaganda malzemesi olarak gönderen, ya da gitmelerine izin veren aynı zihniyettir. Kendi vatandaşlarını savunmasız bir biçimde oraya gönderme riskini, bunun üzerinden politika yapmak uğruna alan zihniyetin benzer bir tezahürü Adana’da vuku buldu. Adana Büyükşehir Belediyesi “insanlar kan ağlarken, biz eğlenemeyiz” diyerek Adana Altın Koza Film Festivali’ni iptal etti(erteledi).

Öncelikle, bu kararın gerekçesi, aynı popülist-gerici söylemin bir parçasıdır. Böyle söyleyerek halkı kandırabileceklerini, halkın acılarından nemalanabileceklerini, halkın gözyaşlarından oy çıkartabileceklerini düşünüyorlar. İşin üzücü yanı da bunu başarıyorlar. Yıllardır şehitler üzerinden, acılar üzerinden, dini duygular üzerinden politika yapılarak belirli mevziler kazanılıyor.

Bir film festivalinin ya da genel olarak sinemanın eğlenceli bir yanı var, bunu inkar edemem. Ama sinema yapmanın amacı eğlence midir, ya da bir Film Festivali’nin amacı sadece eğlenmek midir? Bunu iddia etmek genel olarak bütün sinemacılara, özel olarak o festivale bugüne kadar emek vermiş herkese çok büyük bir hakarettir. Bakın bu festivalin emekçileri, sinemacılar, sinema yazarları alınan erteleme kararı ile ilgili neler söylüyorlar:

“Adana Belediyesi, aradığı gerekçeyi bulduğunu düşünerek son derece dayanaksız bir erteleme kararı almıştır. Aslında festivalin ‘iptali’ anlamına gelen bu sözde erteleme, terörizmin sindirme ve yıldırma amacına hizmet etmektedir. Festivalin bu yıl “Filistin: Barışa Hasret” başlıklı özel bölümündeki filmlerin ve sinemacıların Altın Koza’yı bir dayanışma ve buluşma noktası olarak kullanma şansı ellerinden alınmıştır. Dün bu talihsiz karardan habersiz Filistinli sinemacılardan festivalimize gelen destek mesajlarına ekibimiz bir yanıt vermekte çaresiz kalmıştır.” (Altın Koza Festival Ekibi)

“Bir film, eğlence aracı değil, sanat eseridir; insanların ortak aklına ve vicdanına seslenir, bilgi ve duygu paylaşımına hizmet eder. Sinema, bu ülkede ve başka ülkelerde yaşanan acıların neler olduğu, zorda kalan insanların neler yapabileceklerini ve aklınıza gelmeyecek bir çok durumu gözler önüne serer. Bu gözler önüne serme seyircinin yaşanan durumla empati kurmasını sağlar. En önemlisi seyirciye sorular sordurtur. Bu sorular arasında pek tabidir ki içimizi kanatan olaylarla ilgili sorular olacaktır.”
(Yeni Sinema Hareketi)

“Film festivalleri ‘kötü gidişata rağmen’ var olan etkinliklerdir. Bir ‘direniş’ ve ‘dayanışma’ platformudur da aynı zamanda. Her türlü baskı ve genel geçer dayatmalara karşı alternatif bakışlara yer verirler. 17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde sadece Filistin yok. Angelopoulos gibi uluslararası usta sinemacılar, gazeteci ve film eleştirmenleri davet edilmiş, uçak biletleri kesilmiş, film kiraları ödenmiş, film bobinlerinin çoğu yerine ulaşmışken, bu iptal kararının maddi ve manevi kaybı çok büyüktür.
Uluslararası ciddi bir etkinlik olarak küllerinden yeniden doğan bir festivalden ‘eğlencelik’ olarak bahsedilmesi ve erteleme adı altında iptal kararının alınması hem sinema hem de insanlık adına büyük gaflettir.”
(SİYAD)

Öyle bir zihniyet ki bu bazı ölümler kaderdir (bakınız maden işçileri), bazı ölümler cinayet. Bazıları için sadece sela verilir sadece, bazıları için Festivaller iptal edilir, elçiler geri çağrılır, yaygara koparılır. Bu zihniyete göre sinema eğlencedir, aynı zamanda para. Emek’e değer verilmez, gerekirse yıkılır, çünkü para getirmez. Festival iptal edilir, çünkü sinema eğlencedir, ülkede acı çekenler varken eğlenilmez.

Sözün kısası, erteleme kararının gerekçesi de, ölen insanların oraya gitmelerine izin verilmesi de aynı zihniyetin, popülist-gerici zihniyetin ürünüdür. İsrail katil, ama bu zihniyet de işbirlikçidir!..

Sinemasız kalmayın,“eğlenmeye” devam!..

Karikatürler: Ramiz Gökçe (1900 – 1953)
Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin