BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

Zindan Adası ve Oscar'lı filmleri seyirciyle buluşturan geçen haftadan sonra Türk filmlerinin ağırlıkta olduğu bir vizyon haftasındayız. Herkese iyi seyirler...

Vizyon

Fecir Alptekin’le Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (19 Mart 2010)

Zindan Adası ve Oscar’lı filmleri seyirciyle buluşturan geçen haftadan sonra Türk filmlerinin ağırlıkta olduğu bir vizyon haftasındayız. Herkese iyi seyirler…

Zindan Adası ve Oscar’lı filmleri seyirciyle buluşturan geçen haftadan sonra Türk filmlerinin ağırlıkta olduğu bir vizyon haftasındayız. Herkese iyi seyirler…

The Men Who Stare at Goats/ Özel Kuvvetler

Yön: Grant Heslov
Oyn: George Clooney, Jeff Bridges, Ewan McGregor, Kevin Spacey

Bu hafta Özel Kuvvetler adıyla vizyona giren The Men Who Stare at Goats, bire bir Türkçeye çevrildiğinde Keçilere Gözlerini Dikip Bakan Adamlar gibi bir başlıkla karşımıza çıkan ve gerçekten adı kadar absürt bir antimilitarist komedi. Ama bu söz bolluğu sakın sizi yanıltmasın… Uzaktan enteresan görünse de Özel Kuvvetler’in çok cazip ve başarılı bir film olduğu söylenemez.

Yönettiği kısa metraj filmler ve tv dizileri de bulunan ama daha çok oyuncu kimliğiyle tanıdığımız Grant Heslov, 2002’de çektiği Par 6 adlı komedinin ardından Özel Kuvvetler ile sinemada ikinci kez uzun metrajı deniyor. Aslında Heslov ile Clooney arasındaki işbirliği çok yeni değil. Heslov, ünlü oyuncunun 2005’te yönettiği Good Luck and Good Night/ İyi Geceler ve İyi Şanslar’ın senaryosunu yazmış ve hatta bu çalışmasıyla en iyi özgün senaryo dalında Oscar’a aday gösterilmişti. Özel Kuvvetler ise, Amerikalı muhabir Jon Ronson’ın 2003 yılında Irak savaşında iliştirilmiş gazeteci olarak bulunduğu dönemi anlatan kitabından, Peter Straughan tarafından senaryoya aktarılmış.

Daha ilk andan kamera açıları, renkleri, diyalog stili ve anlatıcıya dayalı iletişim biçimiyle Coen Kardeşleri anımsatan film, Irak savaşını izlemek için yollara düşen muhabirimizin (Ewan McGregor) Kuveyt sınırından ülkeye giriş çabalarıyla başlayıp, 80’lerde Amerikan ordusunun içinde kurulmuş çok özel ve sıra dışı bir askeri birliğe uzanıyor. Muhabir, Kuveyt’te kaldığı otelde eski bir askerle (George Clooney) tanışıyor ve bu ikilinin birlikte yaptıkları Irak yolculuğu sırasında gelişen diyaloglar/ olaylarla, biz de meşhur Jedi Projesi’ne vakıf oluyoruz.

“Süper güçleri olan bir süpergüç yaratmak” fikri üzerine kurulmuş projenin öyküsü şöyle… Vietnam savaşı sırasında ölümden ve şiddetten nefret eden asker (Jeff Bridges), sevgi ve barış adına ordudan ayrılıp bir New Age harekete katılıyor. Burada altı yılını birlikte geçirdiği hippilerden feyiz alarak, yeni bir askeri formatın hayallerini kurmaya başlıyor ve projesini hayata geçirmek üzere orduya geri dönüyor. Ve sonuçta; birbirlerine kurşun atmak yerine çiçek uzatan, dans eden, meditasyon yapan, kafayı bulan, saçlarını ören bir Yeni Dünya Ordusu çıkıyor ortaya. Ruhani eğitimden geçiyor, zihinlerini boşaltıp psişik güçlerini geliştirmeyi öğreniyorlar. Silahlarla değil akıllarıyla savaşıyor, düşmanın zihnine giriyor, psişik güçleriyle insanları etkisiz hale getiriyor, görünmez oluyor, duvarlardan geçiyor, bir bakışlarıyla keçileri öldürüveriyorlar! Onların hepsi birer medyum casus, süper asker, Jedi savaşçısı… Ancak Irak savaşı dönemine geldiğimizde aynı birimi, kötü adamın (Kevin Spacey) ellerine düşmüş ve eskisinden çok farklı, zavallı bir halde görüyoruz.

Askerlik gibi ciddiyet ve disiplin timsali bir müessese mizahla buluşunca, ister istemez absürt/ komik bir malzeme çıkıyor ortaya. Ancak tür, tema ve kadro itibariyle oldukça çekici görünen bu film, ne yazık ki beklentilerimizi karşılamakta yetersiz kalıyor. Yol filmi ve antimilitarist komedi niteliğindeki Özel Kuvvetler; ordunun kötü yönetilmesi ve kaynakların boşa harcanması gibi konulara eleştiri getiriyor, zaman zaman güldürmeyi ve izleyicide sıcak duygular uyandırmayı başarıyor, ama bütüne baktığımızda derdini anlatmakta zayıf ve odaksız bir öykü sunuyor izleyiciye. Aslında ustaca işlendiğinde bir komedi tufanına dönüşebilecek bu sağlam malzeme ne yazık ki perdeden usulca kayıp gidiyor. Ve toplamda, güzel ama öksüz kalmış bir fikir ile hiç iz bırakmayan kötü bir film kalıyor geriye…

Dear John/ Sevgili John

Yön: Lasse Hallström
Oyn: Amanda Seyfried, Channing Tatum, Henry Thomas, Richard Jenkins

Nicholas Sparks’ın romanından Jamie Linden tarafından senaryolaştırılan film, orduya yazılan bir genç ile üniversite öğrencisi genç kızın tesadüflerle örülen ve güçlüklere göğüs geren aşk öyküsünü anlatıyor. 11 Eylül’den sonra genç adam orduya aktif göreve çağırıldığında, aşıkların arasına zaman ve mesafeler giriyor…

Bugüne dek çok sayıda video klip de çeken İsveçli yönetmen Lasse Hallström’ü The Cider House Rules/ Tanrının Eseri Şeytanın Parçası (1999), Chocolat/ Çikolata (2000), The Shipping News/ Çok Özel Haber (2001), Casanova (2005) gibi filmleriyle tanımış ama en çok da Juliette Binoche’lu Çikolata ile sevmiştik.

Dersimiz Atatürk

Yön: Hamdi Alkan
Oyn: Halit Ergenç, Çetin Tekindor, Batuhan Karacakaya

Film, ilkokul 5. sınıfta okuyan bir grup çocuğa, Atatürk’ü daha iyi anlamaları için verilen bir ödevle başlıyor. Ve bu yolculuğa önderlik eden tarihçi Dede, çocuklara Mustafa Kemal’in küçük yaşları, okul hayatı ve askerlik günlerini anlatıyor; onları Kurtuluş Savaşı’nın en önemli cephelerine götürüyor ve büyük kahramanlarla tanıştırıyor.

Filmin senaryosu, Şu Çılgın Türkler ve Diriliş kitaplarıyla tanınan Turgut Özakman’a ait. Yönetmen koltuğunda bulunan ve aslen tiyatro oyuncusu olarak tanıdığımız Hamdi Alkan ise daha önce de bazı tv dizilerini ve Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım adlı sinema filmini yönetmişti.

Büşra

Yön: Alper Çağlar
Oyn: Mine Kılıç, Tayanç Ayaydın, Çiğdem Batur, Coşku Cem Akkaya

Film, muhafazakâr ve varlıklı bir ailenin üniversiteden mezun olmuş türbanlı kızları ile liberal görüşlü bir gazetecinin aşk öyküsünü anlatıyor. Çift, aralarındaki tüm biçimsel farklılıklara rağmen özlerindeki benzerliklerle aşklarını büyütüyorlar. Ancak öykünün bir yanında ailenin kızları için uygun gördüğü damat adayı, diğer yanında ise gazeteciyle olan ilişkisini kaybetmemek için her şeyi yapabilecek bir genç kadın var.

Büşra, ödüllü kısa filmleri de bulunan Alper Çağlar’ın ilk uzun metraj sinema yönetmenliği denemesi. Senaryo, Çağlar ile karikatürist Bahadır Boysal tarafından birlikte kaleme alınmış.

Köprüdekiler

Sen – Yön: Aslı Özge
Oyn: Fikret Portakal, Murat Tokgöz, Umut İlker, Cemile İlker

Film, şehrin varoşlarında yaşayan ve birbirlerinden habersiz, her gün Boğaz Köprüsü’nde milyonlarca İstanbullu’yla yolları kesişen üç gencin öyküsünü anlatıyor. Köprü üstünde gizlice gül satarak hayatını kazanan bir seyyar satıcı, Taksim-Bostancı hattında işleyen bir dolmuşun şoförü ve Kayseri’den atanmış bir trafik polisi…

Geçen yıl Altın Koza’da Büyük Jüri En İyi Film Ödülüne değer bulunan Köprüdekiler, yönetmen Aslı Özge’nin ilk uzun metraj sinema filmi deneyimi.

Kara Köpekler Havlarken

Sen – Yön: Mehmet Bahadır Er, Maryna Gorbach

Oyn: Cemal Toktaş, Volga Sorgu, Erkan Can, Ayfer Dönmez, Murat Daltaban, Mehmet Usta, Ergun Kuyucu, Taylan Ertuğrul, Muhammed Cangören

Film, iki varoş delikanlısının, şehrin kanunsuzları arasından sıyrılarak verdikleri sınıf atlama mücadelesini anlatıyor. Dünya prömiyeri Rotterdam Film Festivali’nde yapılan filmde, başrol oyuncularına Gültepe ve Seyrantepe sakinleri eşlik etmiş.

Kara Köpekler Havlarken, daha önce kısa film alanında çalışmalar yapan yönetmen Mehmet Bahadır Er’in ilk uzun metraj sinema filmi deneyimi.

İlginizi çekebilir...

Vizyon

Alex Garland bize, çok da olası görünmeyen bir iç savaş filmi sunarken aslında zeminini sağlam bir temele oturtuyor.

Advertisement

tersninja.com (2008-2022)

  • Bizi takip et