Film Arası dergisi yayın yönetmeni Suat Köçer: “Sinema genelde eğlenceden ibaret görülüyor.”

SuatKocer

Sinema dergilerinin zor hayatta kaldığı hatta kapandığı bir dönemde kendi yağında kavrulmaya çalışan bir sinema dergisi Film Arası. Amatör ruh ve sinema sevgisiyle çıktıkları yolculukta artık farklı bir noktadalar. Bu noktaya kendilerini her sayı geliştirerek geldiler. Yeni bir revizyonla okurlarının karşısına yeni yüz, format ve içerikle çıkan derginin yayın yönetmeni Suat Köçer ile konuştuk.

Sinemayı çok seviyoruz ama sinema dergileri çok okunmuyor kapanıyor. Neden?

Çünkü sinemayı seyretmek okumaktan daha kolay ve eğlenceli geliyor. Seyircimizin ezici bir çoğunluğu, sinemayı eğlenceden ibaret görüyor. Yüz yılı geride bırakmasına karşın, sinemamızın sektörleşememiş olması da ne yazık ki bu alandaki samimi çabaların elini, kolunu bağlıyor. Dergicilik zaten büyük bir özveriyle yapılan bir işken, sinema dergiciliği ayrı bir çılgınlık. Canavarlaşmış bir sistemde ayakta kalması için paraya, imkâna ve hepsinden öte okura ihtiyaç duyuyor. Sinemanın seyrine dalan okur bunları önemsemediğinden, kişisel fedakârlıklarla çıkan sinema dergileri acımasız sisteme karşı savaşı kaybedip bir bir kapanıyor.

Böyle bir ortamda siz neden sinema dergisi yapıyorsunuz? Akıllı adamın yapacağı iş mi bu şimdi?

FilmArasi37Elbette ki değil. Çağımızın akıllı insanı parasını daha fazla para kazanacağı bir işe yatırır. O yoksa bu kez emeğinin paraya tahvil edilmesini ister. Hâlbuki dergicilik her iki açıdan da yolu paraya çıkan bir meslek değil. Bir de dergiciliği tematik bir alanda yapıyorsanız, işiniz daha da zor. ‘Sinema popüler iş, milyonlar film seyrediyor’ diyenlere bakmayın. Sinemaya giden milyonların ancak birkaç bini sinemayı okuyor. Buna sinema-TV hoca ve öğrencileri de dâhil. Peki, neden hala bu işi yapıyorum? Pek çok dergici gibi, aklımın değil yüreğimin sesini dinlediğim için.

Film Arası’nın kısa hikâyesi nedir?

Sinema dergisi çıkarmak öteden beri hayalimdi. Sepya Yayıncılık’ı kurup, sinema kitapları yayımlamaya başlayınca, dergi arzusu da depreşmeye başladı. Bağımsız bir ekiptik ve elimizde heyecanımız dışında bir sermaye yoktu. Yayınevinin kitaplarını tanıtan bir bülten çıkarıp, arada sinema üzerine bir şeyler karalayalım dedik. Gülcan Tezcan ve Ahmet Toklu ile birlikte, bülten formatında, ücretsiz bir yayın olarak 2010 yılında Film Arası’nı çıkarmaya başladık. İlk birkaç sayısından itibaren büyük ilgi görünce, her sayısında yenilikler yaparak, müstakil bir ulusal sinema dergisine dönüştürdük.

Bir yenilenme sürecine girdiniz. Okurları nasıl bir dergi bekliyor?

FilmArasi-18Uzun süredir okurdan gelen eleştirileri bir kenara not ediyorduk. İmkân ve zaman bakımından uygun bir dönem bekledik. Şubat ayı bu anlamda beklediğimiz şartların oluştuğu dönem oldu. Bir kere tasarım baştan aşağı değişiyor. Yeni görünümde ‘yazı’ hacim kadar görsel bakımdan da yoğun ve kolay okunur olacak. Bir forma daha ekleyerek sayfa sayısını 64’e çıkarıyoruz. Aramız yeni katılan genç ve usta kalemler olacak. Dünya sinemasına yeni dönemde daha fazla yer vereceğiz. Özellikle Avrupa ve bilinmeyen coğrafyaların sinemalarına uzanacağız. Yine okurumuzun ısrarları üzerine, afiş hediye etmeye başlayacağız. Elbette ki yeni bölümler ve konuk yazarlarımız da olacak.

Film Arası’nın var olan diğer dergilerle kıyaslarsanız, nasıl farklardan söz edebilirsiniz?

Film Arası reaksiyondan ziyade aksiyoner bir tavırla oluştu. Bir yerlerden farklı olmak ya da bir şeyin muadili olmanın hesabını gütmedi. Sinemaya dair hislerimiz ve bu alanda dile getirmek istediğimiz fikirler vardı. Yaşadığımız coğrafyaya ait değerlerin izini sürmek istiyorduk. Yayın yolculuğunda belirli bir mesafe kat ettikten sonra, Film Arası’nın bu yönüyle kendi alanındaki yayınlardan farklı bir yerde durduğunu gördük. Film Arası ekibi, yaşadığı toplumu, bu toplumun bugüne değin biriktirdiği tecrübeler ve sahip olduğu değerleri anlamak, bunun izlerini sinemada görmek istiyor.

Suat Köçer kimdir?

Suat Köçer1980’de Erzurum’da doğdu. Çeşitli ulusal dergilerde sürdürdüğü kültür sanat konulu yazılarının ardından, tamamen sinemaya yöneldi. Türk Sineması eksenli eleştiri, araştırma-inceleme ve röportajları ulusal gazete ve dergilerde yayımlandı. Ağustos 2010’da Film Arası Sinema Dergisi’ni kurdu. TRT Türk’te Film Arası isimli haftalık sinema programını hazırlayıp sundu. Film Arası Sinema Dergisi’nde yazılarını sürdüren Köçer ayrıca, Yeni Şafak Gazetesi’nde Cuma günleri sinema sayfası hazırlıyor.

Yayımlanmış kitapları

Bu Ne Biçim Cumartesi – Sepya Yayıncılık (Hikâye, 2008)
Belki Şehre Bir Film Gelir– Sepya Yayıncılık (Sinema Yazıları- 2010)
Dokuz Canlı Hikâye– Sepya Yayıncılık (Hikâye- 2012)

Katkıda Bulunduğu Kitaplar

Türk Sineması’nda İdeoloji– (Röportajlar)– Sepya Yayıncılık (2010)
Türk Sinemasında Yerli Arayışlar– (Zeki Ökten Maddesi) – Kültür Bakanlığı Yayınları- (2010)
Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin