Joseph Petrosino: Kahraman bir adalet savaşçısı

İtalya’da doğdu (1860), Amerikalı oldu. Ama ne İtalyanlar için yeterince İtalyan, ne de Amerikalılar için yeterince Amerikalı’ydı halâ. Yine de o iki uyruğunun da hakkını verdi. Amerika için İtalyan suç örgütleriyle ölümüne mücadele etti ama son nefesini yine İtalya’da verdi.

Ege Görgün (Landlord)

İtalya’daki ailesi Guiseppe’yi, kuzeni Antonio ile birlikte New York’taki büyükbabasının yanına yollamıştı. O artık İtalyan-Amerikalıydı. Sıkıntılarını da çekecekti bunun, faydalarını da görecekti.

Mullbery Caddesi’ndeki Polis Merkezi’nin karşısında insanların ayakkabılarını boyayıp parlatırken kafasına koydu polis olmayı. Adı artık Guiseppe değil, Joseph’di – arkadaşları için Joe – ama aynı kalan soyadı Petrosino yeterince belli ediyordu kökenini. İrlandalılar’ın hakimiyetindeki polis gücüne girmeye çalıştığında önüne bir engel olarak çıkacaktı bu. Tek dezavantajı bu değildi üstelik, 1 metre 60 santimlik boyuyla belki şehrin en kısa polisi olacaktı. Polis olamadı ama polis gücüne bağlı çalışan sokak süpürücülerinden biri oldu.

Petrosino, o kadar çalışkan, becerikli ve kararlıydı ki sonunda polis gücüne girmeyi başardı. (1879) İtalyancayı akıcı bir şekilde konuşması İtalyan suç örgütlerinin iyice palazlandığı dönemde onu avantajlı bir duruma getirmişti.

Güçlü karakteriyle o günlerde polis gücünden sorumlu bürokrat olan ama gelecekte ABD’nin 26. başkanı seçilecek Theodore Roosevelt’in bile dikkatini çekmeyi başarır Petrosino. Önce gizli polis olarak çalışıp ve Küçük İtalya semtinde konuşlanmış suçluların dünyasından haberler taşır. 10 yıl içinde önce dedektifliğe (1890), ardından çavuşluğa (1895) sonra da teğmenliğe yükseltilip kendi gibi İtalyan-Amerikalılardan oluşan İtalyan Takımı’nın başına geçirilir. (1905) 5 kişilik ekibiyle (daha sonra 25 kişiye yükseltilecekti) başta Kara El olmak üzere mafya teşekküllerine büyük darbeler indirir. Onun gözünde bu örgütler İtalyanlar’ın adını kirletmektedirler. Binlerce tutuklama yapılır, yüzlerce kişi hapse gönderilir, mafya kaynaklı suçlar yüzde elli oranında düşer. Petrosino ülkenin en tanınan polisidir artık.

Petrosino’nun gözükaralığı anlatılır gibi değildi. Mafyanın halihazırdaki en büyük düşmanı olmasına rağmen, 1909’da elinde 2000 kişinin adının yazdığı bir listeyle mafyanın kovanı sayılan Palermo’ya gider. Amacı Sicilya polisiyle işbirliği yaparak Amerika’daki bazı suçluların gerçek kimliğini ortaya çıkarmaktır. Mafye elemanları çoğunlukla İtalyan hükümeti Sicilya’da sıkıyönetim ilan ettikten sonra Amerika’ya kaçan suçlulardır çünkü. Ve hükümet herhangi bir suçtan aranan yabancıların sınırdışı edilmesini mümkün kılan bir kanun çıkartmıştı. Aynı şekilde Amerika’da aranan Sicilyalı mafya üyelerinin de peşindeydi tabi. İadesi için uğraştığı suçlulardan biri de Vito Cascio Ferro’dur. New Orleans’taki faaliyetlerinin ardından Sicilya’ya dönüp Patronların Patronu (Godfather) olan mafyanın halihazırdaki en büyük düşmanı olmasına rağmen bütün işleri buradan yürütmektedir.

Yüzde yüz gizlilikle yürütülmesi gereken bu operasyon ne yazık ki bu görevi Petrosino’ya bizzat veren yeni polis komisyonu başkanı General Theodore Bingham tarafından açık edilir. Petrosino daha Sicilya’ya ayak basmadan New York Herald’ın Paris edisyonunda çıkan haber İtalyan gazeteleri tarafından da alıntılanır. Petrosino yine de geri adım atmaz.

12 Mart 1909 günü kendisine bilgi vereceğini sandığı bir muhbiri beklerken yanına yaklaşan bir adam Petrosino’yu yüzünden vurur. Hiçbir zaman kanıtlanamasa da tetiği çekenin Don Vito olduğundan bugün neredeyse herkes emindir. Tevatüre göre dostlarına bu cinayeti kendisinin işlediğini defalarca itiraf etmiştir.

Rüşvet yemeyen her polis gibi Petrosino da zengin değildi. Öldükten sonra Petrosino’nun arkadaşları aralarında karısı ve oğlu için 10 bin dolar toplarlar. New York polis örgütü ise acılı aileye yıllık 1000 dolar maaş bağlar. Petrosino’nun cenazesine 200 bin kişiden fazla insan katılır.

Joseph Petrosino’nun Ünlü Davaları

Petrosino ve Enrico Caruso
İtalyan Takımı’nın başarılarından biri ünlü tenor Enrico Caruso’ya şantaj yapan Kara El üyelerini yakalamalarıydı. New York’ta konser veren Caruso’yu öldürmekle tehdit edip para isteyenleri tuzağa düşürmek için Caruso’yu kendilerine yardım etmesi yönünde ikna eden Petrosino idi.

Petrosino ve William McKinley
Petrosino İtalyan bir anarşist örgütün ABD’deki bağlantılarını araştırırken Başkan William McKinley’e Buffalo’da suikast düzenleneceğini keşfeder. Gizli Servisi hemen uyarır ama Başkan Yardımcısı Roosevelt’in Petrosino’ya kefil olmasına rağmen McKinley bu uyarıyı dikkate almaz. 6 Eylül 1901’de Başkan McKinley Buffalo’yı ziyareti sırasında Leon Czolgosz adlı anarşist tarafından öldürülür.

Vito Cascio Ferro

Tam 69 kez tutuklanan ama hepsinde beraat eden Babaların Babası Vito Cascio Ferro 1929’da işlemediği bir cinayet yüzünden hüküm giydi. Mahkemede son sözleri şunlar olmuştur: “Beyler, bugüne kadar işlediğim sayısız suçu kanıtlayamadığınız için, işlemediğim bir suç yüzünden beni alçakça cezalandırıyorsunuz.”

NOT: imdb’ye göre My Name is Petrosino adıyla Anthony Giacchino yönetmenliğinde çekilen bir film var şu sıralar. Antonello Padovano tarafından çekilen 2006 tarihli Joe Petrosino: A Shot in the Dark, Alfredo Peyretti’nin çektiği yine aynı tarihli TV filmi de sayılabilir bu kanun adamını konu alan çalışmalar arasında. 1972’de ise İtalyan televizyonu için siyah-beyaz bir dizi çekilmiş Joe Petrosino adıyla.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin