batman vs. Joker

Kötülerin defterini dürmek, iyilerin esenliğini sağlamak için doğru zamanda doğru yerde biter Batman. Ne gerekiyorsa onu yapar. Bu 70 yıldır böyleydi, Kara Şövalye’de niye değişsin ki?

Batman de neyin nesidir?” diye sordu DC Comics yayıncısı Jack Leibowitz. “Yarasa kostümü giyen bir kanun savaşçısı,” diye yanıtladı çizer Bob Kane. “Esrarengiz ve ürkütücü görünüyor,” dedi Leibowitz. “Sence halk bunu sever mi?” 1938 yılında DC Comics ofisinde aynen böyle bir konuşma geçiyordu. Bu konuşmadan aylar sonra, Mayıs 1939’da çizer Bob Kane’in, metin yazarı Bill Finger’le birlikte zamanın meşhur kahramanı Zorro’dan etkilenerek yarattığı Batman’in ilk macerası yayımlanıyordu. 8 sayı dolgu malzemesi olarak yayımlandıktan sonra kapaklarda boy gösteremeye, iki sene sonra da kendi adıyla başlı başına bir dergi olarak çıkmaya başladı. 1943’te ise artık gazetede bant halinde yayımlanıyordu. Aynı yıl 15 bölümlük dizi olarak beyazperdeye uyarlandı. Ama Batman gerçek ününü 1966 – 68 yılları arasında yayınlanan TV dizileriyle yaptı.

Sinemadaki büyük bütçeli Batman çılgınlığı ise 1989’da Tim Burton’la başlayıp, farklı yönetmenler ve oyuncularla günümüze dek devam etti. Serinin son halkası ise bu ay sinemalarımızda izleme fırsatı bulacağımız Kara Şövalye. Filmi bir önceki başarılı Batman filminin (Batman Başlıyor / Batman Begins –2005) yönetmeni Christopher Nolan yönetiyor. Filmin zengin oyuncu kadrosunda yine önceki filmde olduğu gibi Batman’i canlandıran Christian Bale’in yanı sıra artık aramızda olmayan Heath Ledger da var. Üstelik Ledger Batman’in en ünlü, en karizmatik hasmını canlandırıyor; 1989 tarihli filmde Jack Nicholson’ın hayat verdiği Joker’i. Filmin yapımcısı Charles Roven bu konuyla ilgili her sinemaseveri heyacanlandıracak şeyler söylüyor. “Joker bir ikon. Kurgu dünyasının en muhteşem kötü adamlarından biri; psikopat, gizemli, zeki, şeytani, büyüleyici, komik… İzlemesi çok zevkli biri. Gözlerinizi alamayacağınız bir karakter ve onu oynaması için inanılmaz bir aktöre ihtiyacımız vardı. Heath her yönden rolün hakkını verdi. En küçük bedensel ayrıntıdan sesindeki en ufak değişime karaktere tamamen sahip oldu. İnanılmaz bir performans sergiledi.”

Kara Sövalye ABD’de fazla “karanlık” bulundu. Sözkonusu geceleri ava çıkan, adını yarasalardan esinlenerek almış bir kahraman olunca filmin karanlık olmasından daha doğal bir şey olamazdı zaten. Ama tabi karanlık derken kastettikleri başka bir şey Amerikalıların. Star Wars evreninde Dark Side of the Force / Gücün Karanlık Yüzü kavramında vücut bulan; kötülük ve şiddete yataklık eden karanlık.

Haklılar da… Kara Şövalye gerçekten de Batman serisinin en karanlık halkası. Yalnızca karanlık değil, ortalama seyircinin canını sıkacak kadar sofistike. Hatta şöyle demek doğru olur belki, Christopher Nolan Bataman gibi son derece mainstream bir çizgi roman malzemesinden bir “kara film” üretecek kadar işi ileri götürmüş. Bu yüzden filmi seyrederken Batman’in sinema uyarlamasını değil de, Alan Moore’un kaleminden çıkmış V For Vendetta gibi, yakında sinema uyarlamasını da izleyeceğimiz, gelmiş geçmiş en iyi çizgi romanlardan biri olan Watchmen gibi bir çizgi romanın uyarlamasını seyrediyormuş hissine kapılıyorsunuz.

Joker yalnızca Batman serisinin değil, sinema tarihinin en kötücül karakterlerinden biri olarak hafızalara kazanıyor. Çok iyi yazılan bu karakter, Heath Ledger’ın performansıyla da Batman’i silip süpürüyor.

Nolan’ın çektiği Batman Begins her ne kadar benim en beğendiğim Batman filmi olsa da, bu kadar cesur olmayı başaramamıştı. Gişe sisteminin sınırları içinde kalarak iyi bir film yapmasını taktir etmiştim Nolan’ın. Yani aksiyon trüklerine uygun hareket ederek de, standart hikaye örgüsüne sadık kalarak da, ortalama seyircinin ahlak değerlerine saygı göstererek de benzerlerinden farklılaşabilecek bir film yapılabileceğini ispatlamıştı.

Kara Şövalye de ise bağımsızlığı ilan ediyor Nolan. Ölmesini beklemediğiniz karakterlerin öldüğü ya da daha kötüye dönüşebildiği can sıkan sürprizlerle dolu (tıpkı gerçek hayat gibi) bir film Kara Şövalye. Nolan, Hitchcock’un Sapık’ta başkadın oyuncusunu erkenden öldürmesi gibi sıradışı bir iş yapıyor. Çizgi romanın fantastik gücünü alıp gerçek hayatın içine sokuyor. (vice versa)

Filmin bana bile haddinden fazla karışık geldiği bölümler olduğunu da itiraf etmeliyim ama. Bu anlamda bir kere seyretmek yetmiyor desek yeridir Kara Şövalye’yi. Bazı çatışma sahnelerinde ne olup bittiğini ve kanıtlardan sonuca nasıl ulaşıldığını böylece daha iyi anlayabilmek mümkün olabilir belki.

Kara Şövalye
The Dark Knight
Yön: Christopher Nolan
Oyn:Christian Bale, Heath Ledger, Aaron Eckhart, Maggie Gyllenhaal

[poll=33]

9 YORUMLAR

  1. Bence Batman Begins mükemmeldi. Tek bir kusur bulmak imkansız o filme. O puslu, karanlık, dozunda fantastik ve bir o kadar gerçekçi Gotham tasarımı müthişti.

    Bu filmde Nolan gerçekten de bağımsızlığını ilan etmiş ve bence bu Dark Knight'ı zedelemiş. Aşırı komplike bir senaryoda "hikayenin özü" güme gitmiş. Hani dakikada milyonlarca nota basan ama melodi çıkartamayan virtüöz gitaristler vardır ya onun gibi. Ayrıca yanlış notalara basıp hatalar da yapmış. Filmin birçok noktasında majör inandırıcılık hataları var. Mesela Harvey Dent'in çocuk katiline dönüşmesi saçmalığın daniskası. İstediğin kadar "delilik yerçekimi gibidir" gibi güzel, şık replikler koy, oradaki inandırıcılığı sağlayamazsın. Buna benzer eğreti duran önemli kurgu dönemeçleri daha var. Nolan olay örgüsünden daha çok altmetine, ahlaki sorgulamalara, felsefeye kanalize olmuş. Bu yönden Ang Lee'nin Hulk'una benzettim. Ki o estetik olarak çizgi romana çok yakındı en azından. Bu filmin %90'ı Mean Streets gibi. %10'u bi süper kahraman filmi gibi. Oralar da tatmin etmedi. Batman nasıl gökdelenin tepesinden atlayıp Rachel'a yetişti, yerçekimini kendi için nasıl hızlandırdı, yere düşüp arabayı parçalayınca nasıl ona bir şey olmadı anlamadım mesela. Batman Begins'te böyle tuhaflıklar yoktu.

    Ama Heath Ledger ve Joker tiplemesi, Bale'in ve diğer üstadların oyunculukları, Nolan'ın kalemini konuşturduğu muhteşem diyaloglar filmi kurtarıyor.

  2. Şans eseri, filmi memleket aşırı bir şehirde , tenis sahası büyüklüğünde bir sinema perdesinde ve olağanüstü bir ses düzeninde üstelik de imax formatında seyrettim. Tuhaf bir şekilde büyüledim……..

  3. Doğu yücele cevap… orada yer çekimi hızlanmıyordur belkide… batman kayarak gidiyor belki de orada racheldan daha fazla hızlandı… biraz fizik bilsen daha nitelikli oturtabilirsin filmi… aynı yüksekliten bir cismi bırak aralarında hız farkı olursa farklı hızda düşerler yere… diğer diyeceklerinin belli bir açıklaması yok…

  4. arkadaşlar makale sahibine ve garip degerlendirme yapan arkaşlara bir iki çift sözüm var….32 yaşındayım ve çocuklugumda almanyadan gelen çizgi romanlarla büyüyen ve sonrada animeye amatör ilgisi doğan bir arkadaşınızım….

    Dark knight tamamen sıradışılığı ile şimdiye kadarki çizgi romanlara vede filimlerine ters düşmüştür….

    1-filmde gotham şehri tamamen newyork benzeri gerçek dünya bir şehir olmuşki ; bu tamamen batman hikayesine ters düşüyor…çünkü gothamcity kendi özerkliğiyle herzaman fantastik , hangi dünyada ve hangi ülkede olduğu hiçbirzaman belirtilmemiş bir kenttir…

    2-filmde televizyonda haber bülteni verilirken amerikan bayragını sallıyan insanlarda yukarıdakiolaylardan ötürü saçmalığın daniskası olmuştur…

    3-filmde baba kadar ağır ve karmasık bir felsefe yaratılmak istenmiş…fakat ele güne karşı ele yüze bulaştırılmış….insanlığın iyi ve kötü arasındaki çizgide kendi çıkarları için kaos ortamı yaratağını ; zaten dünyanın hertarafında kaos yaratıcısı bir ülke sinemasının bize hatırlatmasının… vedahi azıcık insani değerimiz varsa herzaman hak yolunu seçeceğimizi karma karışık bir felsefeymiş gibi bir çizgiroman uyarlamasından yola çıkarak anlatmanın bir manası yok….

    3-gerçekte heath ledger mükemmel bir oyuncu olmasına karşı kise tanımazken …. sean conary… Nicolas Cage…johny deep … arkasından gönlümde senelerdir yer vardı… amabu filmdeki paranoyak ve şizofreni oynayan LEDGER ı açıkçası daha iyi rollerdede seyretmiştim…bazıkları kızabilir ama şöyle açıklayayım.:

    joker karakteri nekadar kötü,şeytansı,acımasız,bencil ve anlaılmazsa….BİROKADARDA kafasına buyruk ,zaman zaman anlaşılmaz merhametli,çocuksu neşeli,basittir….belki seneryodan da olabilir ama jokerin aydınlık yüzünün bence bu filmde hakkı yenilmiş…

    4_ayrıca 2YÜZ karakterinide gelecekte karşımıza çıkaramıyacakları saçmalıkta öldürdüler…..

    5- nekadar benim için hayal kırıklığı olsada bu filmi sıkılmadan izledim….tek sevindirici olan önceki filmlerdeki batman ve teknoloji çılgınlıgının bu filmde azaltılıp ….azda olsa çizgiromana sadık kalınması….

    sonuç olARAK FİLMİ BİLEREK İZLEYELİM….BASİT BİR ÇİZGİ İLM UYARLAMASI OKADAR….BENCE BATMANİN OLMADIĞI BİR FİLMDİ….FİLMDE BALE YOK…OYUN GÜCÜDE LEDGER E YENİK DÜŞÜYOR….EMİN OLUNKİ LEDGER ÖLMESEYDİ GENE AFİŞLERDE O OLURDU…FİLM BATMAN DEĞİL…DARKKNİGHT JOKER DİR…SİNAMAYA SAYGI…..

  5. DARK KNiGHT zaten filmin ismi 🙂

    Batman bana cok sıcak gelmemiştir ancak benim söyle bir fikrim var. Bir cizgi romanı uyarlıyorsaniz o cizgi romanın bazı yönlerine sadık kalmak şarttır.

    Eğer sadık kalınmıyorsa başka bir karakter yaratmak daha iyi olmaz mı? Yani jokerin o cocuksu tavrı ortaya konulmuyorsa karakter olarak tam yansımıyorsa yepyeni bir karakter yaratılınıyor demektir. Orada birazda batman'in populeritesini kullanmak var.

    Marvellerin içinden Conan'ı severim (onunda iyi filmi hala yapılmadı ya) ancak karmaşık ve herseyin olabildiği marvel süper kahramanlar dünyasında yine de bazı gerçekleri değiştirmemek gerekli. Batman begins ile başlayan bu yeni süreçte bence batman değilde, justice man (benim uydurduğum bir isim) diye yeni bir kahraman yaratılsaydı daha güzel olurdu. Batmanden esinlenmiş olurdu.

    80lerde bazı kahramanlar alınırdı başka bir isimde yapılırdı, garip gurup filmlere rağmen çok üretici idi. Şimdi yeniden al aynı isimleri farklı ambalajda sat var. ne gerek var?

  6. Bazılarınız son derece saçma ve bilip bilmeden yorum yapıyor ben şu ana kadar Batman'in bütün filmlerini izlemiş biri ve Batman fanatiği olarak dünyanın gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman filminin The Dark Knight olduğuna inanıyorum.Bu kadar başarılı bir filme taş atmak isteyenlere de cevap bir kere joker her zaman çocuksu değildir ve bu filmdeki Joker'in şuan çok tutulmasını sağlamak için psikopat yönleri daha çok ağır basıyor. Bazıları tutturmuş çizgi roman da çizgi roman diye çocuk musunuz siz ya? Biraz gerçekçi düşünün o çizgi romanların çıkış tarihi 2008 değil yani ufak tefek farklar olabilir. Bir kere Gotham şehrinin nerde olduğu belli değil diyen arkadaşa da cevap Gotham şehri Amerika'dadır.Batman i yaratan Amerikalı olduğuna göre ve de Batman Justice League Of America takımında olduğuna göre biraz mantık kurun.Ayrıca filmde de anlatılmak istenen herşey çok da iyi anlatılmış ama anlayana işte…Batman'in arabayı parçalama sahnesinde de farkettin mi bilmiyorum Batman arabaya pelerini açık şekilde iniyor yani bi anlamda hızı bir nebze olsun kesiliyor ve o arabanın üstüne kim atlarsa atlasın araba gene hurdaya döner.Bir de Rachel düşmesi olayı var ona da cevap öncelikle Batman de kostüm ağırlığı ,atlama şekli ve erkek olduğu için rachel dan daha kiloludur bi zahmet. O yüzden gökdelenden atlayıp yetişebilir Rachel'a… Yani Kubilay, Utku ve Doğu isimli arkadaşlara inanamıyorum.Bütün sitelerde Batman'i herkes över ama bu sitede nedense Batman düşmanı çok diğer sitelere göre. Ayrıca o beğenmediğiniz film IMDB nin gelmiş geçmiş en iyi 250 film sıralamasında 3. sıraya yerleşti ve Yakın zamanda çekilmiş en iyi süper kahraman filmi ünvanını da aldı.Spider-man filmlerindeki birsürü saçmalık görmezden gelinirken Batman'in üstüne bu kadar gelinmesi yanlış bence. Siz istediğinizi söyleyin ama bu gerçeği değiştirmeyecek Batman The Dark Knight gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman filmidir…..!!!

  7. Arkadaşlar Batman bir çok farklı yazar ve çizer tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır,bu çizgi romanların her birinde Batman,arkadaşları ve düşmanları yazarın-çizerin yorumuna bağlı olarak farklı şekillerde ele alınmışlardır.Nolan'ın bunları dikkatle okuduğu ve filme yedirdiği belli;özellikle Alan Moore'un senaryosunu yazdığı'The Killing Joke'(ilk filmin kaynaklarından biri de Frank Miller'in 'Batman ilk yıl' çizgi romanıydı)Tabii Nolan bu çizgi romanlardan aldıklarını tamamen kendine özgü bir şekilde harmanlıyor.Şimdi yazar ve çizerler de Nolan'ın yaptıklarından etkilenecekler(Hatta ressam David White bir Joker portresi yapmış bile)neticede yaratılan karakterler her sanatçının elinde farklı bir şekilde yoğrulacak,Batman bundan muaf değil.

  8. filim harika joker mütiş jokerin ölmesi kötü oldu ve adam eroyinden öldü çok üzüldüm.joker kuralsız okadar sinama karakteri gördüm joker kadar iyisi yok keşke ölmeseydi.onun gibisi gelmez filimin dvd sini heycanla bekliyorum

CEVAPLA