Bir Film Hakkında

O film hakkında yazdılar

Benim Çocuğum ilk yarıda sırtını gayet yalın bir belgesel tekniğine yaslıyor. LİSTAG (LGBT Aileleri İstanbul Grubu) üyesi ebeveynler, kendi evlerinde, kameranın karşısına oturup konuşmaya başlıyor.

C Blok ile yönetmenlik hikâyesine başlayan Zeki Demirkubuz, Kıskanmak filmine kadarki süreçte sinema dilini oturtmuş, genelde ayaktakımı arasında gezinen kamerasıyla sokağın nabzını gayet iyi yoklamış, Türkiye sinema tarihinde çok da eşi benzeri görülmemiş türden edebi bir dil yaratmıştı.

“Kamera, Bilgelik Arayışımızı Tatmin Eder” Jim Morrison Düşlerin perdeye aktarılabilirliğine çözüm arandığı yıllar geçip gideli bir asırdan fazla oldu. Bugüne baktığımızda ise sinema, geniş imkânları ile...

Filmde bir fotoğrafçıyı canlandıran Polis’in yönetmeni Maiwenn uzun yıllar Luc Besson’la birlikte olmuş ve onun 5. Element filminde uzaylı diva Plavalaguna’yı canlandırmıştı.

yıllar önce Marcello Mastroianni’nin canlandırdığı, yaratıcılık bunalımı yaşayan yönetmen Guido Contini rolü Nine’da Daniel Day-Lewis’e teslim edilir. Yönetmenin bilinçaltı süreçlerinde karşısına çıkan, geçmişine dair kadınları ise Penelope Cruz, Marion Cotillard, Nicole Kidman, Judi Dench, Sophia Loren, Kate Hudson ve Fergie canlandırırlar.

Bana öyle geliyor ki Serseriler, efsanevi The Wall albümüne ya da Alan Parker imzalı filme (ikisi de olur, hiç fark etmez!) ithafen bir 'tribute' eser olabilir.. Fakat tam yerini ve değerini, bizi o muhteşem esere hazırlayan bir 'uvertür' olarak izlendiğinde bulacaktır asıl..

Fransa işgâli hariç tarihinde Hıristiyan bir geçmiş bulunmayan -gayet iyi Fransızca konuşmalarından da anladığımız üzre sıkı bir asimilasyona tâbi tutulmuş- Müslüman yerli halkın yaşadığı o ücra köydeki bir manastırın varlığındaki alakasızlığı hiç sorgulamayan bu filme -tanıtımlarında iddia edildiği gibi- tarafsız bir bakış açısına sahip demek, en azından komiklik oluyor..

Gerardo Naranjo’nun yönetmenliğini üstlendiği, Meksika’nın Oscar adayı olan, sosyal-gerçekçi bir drama olarak sınıflandırabileceğimiz Miss Bala’nın hikâyesi de Güney Amerika’nın artık suç üssü konumuna gelmiş Juarez’de geçiyor. 2006 ila 2011 yılları arasında sadece Meksika’da 36 bin kişinin ölümüne sebep olan, yılda 25 milyar dolarlık hacme sahip uyuşturucu trafiğinin ortasına düşen fakir bir ailenin kızı olan güzel Laura’nın (Stephanie Sigman) hikâyesi etrafında şekilleniyor esas olarak film.

Bire bir olmasa da, takındığı 'toplumcu-gerçekçi' duruşuyla, o dönemin büyük ustası Yılmaz Güney'in filmlerini hatırlatan Yusuf ile Kenan, bir zamanlar çocukların konuşmalarını dahi etkileyen o ağır, siyasi ve ideolojik havayı, sessiz çığlıklarla hissettiren bir yapım..

Şilili yönetmen Pablo Larraín’in diktatör Pinochet dönemini anlattığı üçlemesinin Tony Manero (2008) ve Post Mortem’den (2010) sonraki halkası olan No (2012) Pinochet’nin 15 yıllık kanlı diktasının ardından 1988’de referandumla devrilmesi sürecini, 'hayır kampanyası'nın yaratıcısı René Saavedra’nın (Gael García Bernal) gözünden anlatıyor. Film, Antonio Skármeta ve Pedro Peirano'nun birlikte yazdıkları ‘El Plebiscito’ oyunundan perdeye aktarılmış.

The Human Centipede (First Sequence) Yönetmen: Tom Six Senaryo: Tom Six Yapım: Hollanda, 2009, 92 dk. Oyuncular: Dieter Laser, Ashley C. Williams, Ashlynn Yennie, Akihiro Kitamura
Ad