Kirli, Çürük ve Adi Filmlerin Ustası: Stephen C. Apostolof

Jordan Todorov imzalı belgesel Dad Made Dirty Movies bizi bir süre İstanbul’da da yaşayan kült yönetmen Stephen C. Apostolof ile tanıştırıyor. Bulgar sinemacı yalnızca Ed Wood’un kankası değildi aynı zamanda onunla beraber bir sürü erotik soslu “ultra-kötü” kült filmler çekmişti.


Ege Görgün (Landlord)

Genç Stephen C. Apostolof babasıyla birlikte.

1928’de Bulgaristan’ın Karadeniz’e kıyısı olan kenti Burgaz’da doğan Stephen C. Apostolof (A. C. Stephen) burjuva bir ailenin çocuğuydu. 1944’te gerçekleşen komünist devrimin ardından komünistler ailesinin elinde ne var ne yok alınca Apostolof yeni rejime savaş açar. Resmi kayıtlara göre bir petrol rafinerisini havaya uçurmaya kalkınca yakalanıp ölüme mahkum edilir. Ancak daha 16 yaşında olduğu için cezası hapis cezasına çevrilir. Neyse ki hayalgücü geniş olanları içinde tutabilecek bir hapishane henüz inşa edilmemiştir de, Apostolof firar edip kendini Helsinki’ye giden bir yük gemisine atmayı başarır. Ama gemi Türk karasularındayken yakayı eleverince kaptan onu Türk yetkililerine teslim eder.

Stephen C. Apostolof Istanbul’da – Kasım 1948

Bulgar casusu sanıldığı için Bulgaristan’daki 2 yılın üstüne 6 ay da “bizim” cezaevlerinde ikamet eder. Salıverildiğinde parasız, aç susuz sokaklarda yatıp kalkar. Sonra bir batakhanede piyanist olarak iş bulur. Apostolof İstanbul’da Asmalı Mecit’de ikamet eder. Yönetmen Jordan Todorov orada Apostolof’u hatırlayan bir Ermeni ile tanışıp sohbet etme fırsatı bulmuş. Söylediğine göre o zaman ABD’ye gitmek için Amerikan ordusuna yazılmak için epey uğraşmış Apostolof. Bu hesabı tutmayınca Fransız lejyonuna yazılmış. Daha sonra Fransa ve Kanada üstünden kapağı Hollywood’a atacak olan Apostolof, İstanbul anılarını kendi deneyimlerinden yola çıkarak çektiği 1957 tarihli ilk filmi Journey to Freedom’da (Özgürlüğe Yolculuk) anlatmıştır. Bir nevi antikomünist propaganda olan bu yapım kariyerinin devamında çekeceği filmlerden çok farklıdır. Apostolof’un Journey to Freedom filminde de Plan 9 From Outer Space filminin oyuncularından Tor Johnson rol almıştı. Apostolof ve Ed Wood o zaman daha tanışmamışlardı. Alttaki fotoğraf  o filmdeki bar sahnesini gösteriyor

Journey to Freedom’un görüntü yönetmeni William C. Thompson’un onu Ed Wood ile tanıştırmasının ardından Apostolof’un hayatı bambaşka bir seyir aldı. Wood’un kendi romanından senaryolaştırdığı, prodüksiyon asistanlığını da üstlendiği ve bugün Apostolof’la en çok özdeşleşen film olan Orgy of Dead’i (1965) çekti. “Ed Wood standartlarında” çekilen bu filmde Plan 9 from Outer Space’in oyuncularından ve Amerika’nın tanınmış medyumlarından olan Muhteşem Criswell de rol almıştı.

Ellerinde 20 sayfalık bir senaryo, önceki filmlerden kalan bir mezarlık seti vardı ama filmi nasıl uzatacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu. Bunun üzerine Apostolof Los Angeles batakhanelerinden üstsüz dansçı kızlar getirerek onların striptiz danslarını dolgu malzemesi olarak kullandı. Apostolof 60’lı ve 70’li yıllarda Ed Wood ile 15 düşük bütçeli, bolca çıplaklık içeren filmler çekti. İlginçtir ki diğer yandan Ortodoks cemaatinin sadık ve aktif bir üyesi olarak, toplumsal değerlere sahip çıkan iyi bir aile babası olmayı da sürdürdü. Derin Gırtlak filminin gösterime çıkmasını ardından da sinemayı tamamen bırakıp gizemli bir şekilde ortadan kayboldu. Bugün akibetinin ne olduğu bilinmiyor.

Dad Made Dirty Movies  genç Bulgar yönetmen Jordan Todorov’un yazıp yönettiği ikinci belgesel. Film tamamlaması tam beş yılını almış. Başlarda gazeteye bir makale yazmak için araştırmaya başlamış bu konuyu, ama gazetenin editörüne nedense yeterince ilginç gelmemiş mevzu. Belgesel olarak televizyona yapmaya girişmiş ama çıplak kadınları gösterebilecek bir Bulgar kanalı bulamamış. Neyse ki imdadına Alman yapımcılar yetişmiş.

Apostolof hakkındaki bilgiler o kadar az ve değişkenmiş ki Todorov’un işi hiç de kolay olmamış. “Bir an geldi ki kafayı yediğimi hissettim. Stephen Apostolof’un benim hayal gücümün bir ürünü olduğunu düşünmeye başlamıştım.”

Dad Made Dirty Movies’in çekimleri genel olarak Hollywood ve Arizona’da olmak üzere toplam dört eyalet ve sekiz şehirde gerçekleşmiş. Todorov bu belgesel sayesinde porno yıldızlarının ve yapımcılarının, komünist ajanlarının, sonradan aktör olmuş FBI akjanlarının, sabık go-go dansçılarının ve düşük bütçeli filmlerin dünyasına girdiğine çok memnun. “Sizce Apostolof’un filmleri kült müdür?” diye soruyorum. “Elbette,” diyor. “Filmlerinin az sayıda ama kendilerini bu filmlere kalpten adamış hayranları var. Filmleri defalarca seyredip aralarında tartışıyorlar. Replikleri ezbere biliyorlar. Tabi filmlerin sanat şahaserleri olduğunu söylemiyorum. Yönetim pejmurde, senaryo pespaye, oyunculuklar tamamen dökülüyor (bazı erotik sahneler haricinde). Ama etkileyiciler. O kadar kötüler ki, iyiler.”

Jordan Todorov kimdir?

Belgeselci, film eleştirmeni ve gazeteci olan Todorov’un ilk belgeseli yapımcılığını HBO’nun üstlendiği 2010 tarihli Beton Firavunlar’dı. (Concrete Pharaohs / Betonni faraoni) Çeşitli dergilerde yazarlık yapan Todorov şu sıralar Rolling Stone dergisinin Bulgar edisyonunun editörlerinden biri.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin