Landlord’un Sofya Uluslararası Film Festivali (4-13 Mart 2011) ile imtihanı

Landlord için yolculuk zamanı geldi çattı,  sevgili ninjalar! Aldı beni bir güvercin tedirginliği yine. Evini, sevdiklerini geride bırakmak, yabancı bir coğrafyaya yelken açmak, bir kez daha uçağa binmek, kısmetse dönüşte bir daha binecek olmak. Bu yıl Sofya Film Festivali‘nin 15’incisi düzenleniyor. FIBRESCI Ödülü’ne layık bulunacak filmi seçecek üç kişilik FIBRESCI Jürisi’nde ben de varım. Her türlü teşviğe layık görülen futbolcularımızla denk koşmayacağım kendimi ama, benim de ülkeyi temsil ettiğim ve bu anlamda milli sinema yazarı olduğumun altını çizmeden geçemeyeceğim. Eğer devletim beni görmezden gelmeye devam ederse bu yıl dikkat çekmek için Emre Belözoğluluk yapıp sinemacı, jüri kim varsa kafa göz dalmayı planlıyorum. Belki beni de kaptan yaparlar o zaman.  Küçüklüğümden beri hep kaptan olmak istemişimdir. Kaptan Amerika, Kaptan Swing, Kaptan Onedin, Kaptan Kusto, Kaptan Kirk, On Beş Yaşında bir Kaptan hatta Kaptan-ı Derya hep gıptayla baktığım şahsiyetler oldular. Küçükken bana Kaptan marka bisiklet almaları için ne yalvarmıştım bizimkilere…

Festival diyorduk değil mi? Şimdi efendim, hemen söyleyeyim de bir tarafınız şişmesin. Festivallerde jürilik yapmak hiç de öyle sanıldığı kadar matah bir iş değil. Salondan salona, filmden filme koşturmaktan iflahınız kesiliyor. Son günlere doğru toplu iğneyle giriyorsunuz filmlere. Uyuklamaya başladığınızda kaba etinize batırıyorsunuz da, öyle uyanık kalabiliyorsunuz. Kahvenin, kafeinin artık işe yaramadığı vakitlerdir bunlar. Ben bizzat gösterimden önce adrenalin, amfetamin alan jüri üyeleri gördüm bu festivallerde.

Oradaki şartları bilemediğim için size Sofya’dan günlük yayın yapabilir miyim emin değilim. Yaparsam haberiniz olur ama…

Yokluğumda Ters Ninja ve sizi Deniz Akhan ve Ercan Dalkılıç‘a emanet ediyorum. Yazarlarımız yazılarını onlara gönderecek. Onlar da hep yaptıkları gibi Ters Ninja’yı çekip çevirmeye devam edecekler. Arada akış müsade ederse benim yedek bıraktığım yazılardan birini girerler de yine görüşmüş gibi oluruz belki..

Ama gitmeden size bir sürpriz yapmak istedim ve Tuncel Kurtiz, Erdal Beşikçioğlu röportajlarımızın çizgisinde bir işle veda etmek istedim. Yarın geceyarısından hemen sonra Aşk Tesadüfleri Sever filminin pek bir yakışıklı oyuncusu Mehmet Günsür ile yaptığım röportajı okuyabileceksiniz.

Son olarak, işte Sofya’da yarışacak ve benim meslektaşlarım Gabriele Barrera ve Yordan Todorov ile değerlendirmeye alacağım 12 film. İçlerinde Selim Güneş’in Antalya Altın Portakal’da izlediğim filmi de var.

* AMERICA, Portugal-Russia-Spain-Brazil, yön: Joao Nuno Pinto
* THE DAY I WAS NOT BORN, Germany-Argentina, yön: Florian Micu Kossen
* CHILDREN OF THE GREEN DRAGON, Hungary, yön:Bence Miklausic
* DOG SWEAT, Iran, yön: Hossein Keshavarz
* INTIMATE GRAMMAR, Israel, yön: Nir Bergman
* MY BROTHERS, Ireland, yön: paul Fraser
* SHELTER/PODSLON, Bulgaria, yön: Dragomir Sholev
* POLISH BAR, USA, yön: Ben Berkovitz
* SOUND OF NOISE, Sweden, yön: Ola Simonson and Stjarne Nilson
* SKELETON, UK, yön: Nick Whitfield
* WHITE AS SNOW, Turkey, yön: Selim Güneş
* TILT, Bulgaria, yön: Viktor Chuchkov Jr

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin