Muhafazakar Landlord sevişgen yazarlara karşı… (Çalışma, seviş!)

sevisgen2Landlord
Memleketimin kadın köşe yazarları öyle sevişgen ki, dayanayıp laf söyleyince ben muhafazakar durumuna düşüyorum. Hacı Landlord’a çıkacak adım yakında diye korkuyorum. Onlar da haklılar aslında. Çalışarak değil de, sevişerek köşe sahibi olursan, seni bir yerlere getiren eylem üstüne yazmayacaksın da ne üstüne yazacaksın.


Pek çok gazetenin ikinci sayfası sevişgen kadın yazarlara emanet. Kimi kamu tarafından bilinen, kimisi de ancak bizim gibi medya plaza tozu yutmuş eski, asi ve aksi gazetecilerin bilebileceği sevişmeler.  Sevişeceğin erkeği gazetenin forslu yazarlarından, yöneticilerinden seçebileceğin gibi, işi yayın yönetmenine kadar götürebiliyorsun… Zaten bu makamlara andropoz yaşlarında geldikleri için erkekler gayet kolay bir hedef teşkil ediyorlar.

Sevişgenliklerini sakladıkları da yok zaten bu yazarların. Her fırsatta ne kadar sevişgen olduklarını vurgulamaktan geri durmuyorlar. Belki de köşeyi kaybetmemek için gerekli bir şey bu.

İş ne ikinci sayfalarla sınırlı, ne de kadınlarla elbet. Sevişgen tür, başta gazetelerin günlük ekleri olmak üzere güzel memleketimin gazetelerinde, dergilerinde giderek daha fazla yer buluyor.  Hele ki sevişmelerini istikrarlı şekilde devam ettirip, belediyeden bunun için cüzdan alabilenler gazeteden televizyona bile geçebiliyorlar zaman içinde. Kimisi sinema camiasının kanat önderi oluyor, kimisi botoks-estetik müdahaleleriyle bir nevi Ajda Pekkan klonuna dönüşüp siyasi ortamların nabzını tutuyor.

Bu sevişgenlerin uzun vadede bize hediyesi ne olacak peki? Sanat, kültür, entelelektüel olma gibi kavramlar evrilip yeni anlamlar ve tanımlar kazanacaklar. Yüzeysellik legalleşecek. Çok satanı okuyan kültürlü, okumayan kültürsüz sayılacak. Böl, parçala taktikleriyle hakkımızdan gelemeyenlerin yeni taktiği bu. Yüzeyselleştir, basitleştir, tepkisizleştir, parçala.

Şimdi sizi, yukarıda yazdıklarımla kah bağlantılı olan kah olmayan, gazetelerimizden alınmış kimi sevişgen satırlarla başbaşa bırakıyorum.

sevisgen

İşte sevişgen bir yazarın majör bir gazetedeki köşesinden genç kızlara verdiği 2010 tavsiyeleri:

– Evlilere bakmayın…

– Ha, ‘Ben bakmadan da yaparım’ diyorsanız, karışmam ama bari kendinizi kandırmayın…

– Arkadaşlarınızla yatmayın.

-Yattıklarınızla arkadaş olmayın.

– Ayıp olmasın diye kimseyle yatmak zorunda olmadığınızı anlayın.

– Meme kontrolü yaptırın. (Doktora!!!)

– Veribilite puanınızı yükseltin.

– Ama herkese vemeyin kalbinizi!!!

– Yabancı erkeklere yönelin.

– İmkânınız varsa üstü İtalyan, altı Jamaikalı birini bulun.

– Üstteyken telefonla konuşan adamları ’o anda’terk edin.

– Ertesi gününden emin olmadığınız adamla yatmayın.

– Her şeye rağmen ilk gece de yatmayın.

– Ama “Kaç gece sonra?” nın hesabını da yapmayın.

– Hadi yaptınız, ne ağlayın ne de vurdumduymazlık oynayın…

– Büyük saat takanlardan uzak durun. (Boyut önemliyse tabii…)

– Değilse, cip kullananların mahzuru yoktur.

– En iyi koca eski kocadır ilkesini unutmayın.

– “5İ, 1V” (5 istesin 1 ver) kuralını aklınızdan çıkarmayın.

– Eğlenmek için yeni boşanmış erkeklere, evlenmek için 3G telefonlu erkeğe yönelin.

– Bir yıldan önce anahtarınızı vermeyin, anahtar almayın.

– Rakiplerinizden değil, dananın kendisinden kurtulun.

Örnekler çoğaltılabilir: Sevişmeden uyumayın tavsiyesi veren sinema yazarları, sevişmeden uyumam diyen ikinci sayfa yazarları, iyi aile kızından gazeteci olmaz diye yayın yönetmenleri, mekan tanıtımı yaparken oradan sevişen bir çifti nasıl röngenlediğini anlatan bir “nightlife gurusu”,  soyunup poz veren ya da seks fantezilerini yazan evli barklı köşe yazarları, estetiğe milyonlar harcayıp kadınların hakkını savunmaya kalkanlar (o paraları git mor çatıya bağışla), röportaj yaptığı kişiyle sevişir pozda fotoğraf çektiren  “sebebriti” gazeteciler, yaptığı “sado mazo” sinema programının ne kadar çok seyredildiğiyle övünenler…

Ne diyeyim….

Siz sevişe durun…

Kabahat sizde değil nasıl olsa… Sevişmenin kötü bir tarafı da yok zaten…

Yanlış olan gazetelerin bunlarla dolu oluşu… Yanlış olan bu milletin matbu pornografiyle uyutulması… Yanlış olan artık bilginin, nezaketin, zerafetin değil; kalitesizliğin, cahilliğin, çiğliğin prim yapması… Yanlış olan para verip sizin yazdığınız gazeteleri almamız, çıktığınız TV’leri izlememiz…

Gerçek olan…

Sevişen sizsiniz…

S.k.len biz…

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin