Müzik seni özgür kılacak: Yarım Kalan Şarkı (Unfinished Song)

Terence Stamp

Bazen küçük hikâyelerden insanın içini ısıtacak samimiyette filmler üretilebilir. İzleyenler olarak her an karşılaşabileceğiniz insanlarla örülü bu tarz küçük hikâyeleri görmek, insana yalnız olmadığı fikrini bir kez daha aşılar. İstediği kadar uzaklaşsın mesafeler, bir hikâye tüm insanları birbirine bağlar. Bu haftanın filmlerinden Unfinished Song (veya diğer adıyla Song For Marion) böylesi bir film.

Seçil Toprak  Seçil Toprak

Daha çok gerilim hikâyelerini perdeye aktardığına şahit olduğumuz Paul Andrew Williams, kendi yazdığı senaryosuyla yaşlı bir çiftin hayatına ve çevresine odaklanıyor bu kez. Kısa bir ömrü kalan Marion (Venessa Redgrave) ve onun huysuz kocası Arthur’un (Terence Stamp) hayatının bir bölümüne şahit olarak başladığımız filmin esas odağındaki isim zaman geçtikçe Arthur oluyor. Çevresiyle iletişimi genel olarak karısı üzerinden olan Arthur, Marion’un dengeleyici ve bağışlayıcı etkisinden mahrum kalmaya başladıkça huysuzluğu artan bir karakter. Karısını kaybetmeye doğru, çevresiyle iletişimi neredeyse sıfıra yakın hale geliyor.

Terence Stamp

Karısının dahil olduğu yaşlılar müzik grubuna hayli uzak bakan ve yeri geldiğinde yaşlıların bu kendi kendilerine bir şeyler yapma eylemini de anlamsız bulduğunu dile getirmekten çekinmiyor. Halbuki basmakalıp bir hikâye gelişimi olarak biz seyirciler filmin süresi ilerledikçe o müzik grubunun Arthur’un hayatını anlamlı kılacağını elbette ki biliyoruz. Beklediğimiz gelişmelerin olabilmesi için Marion’un vedası kaçınılmaz olarak yerini alıyor filmde. Ve film, Marion’un gölgesi ışığında Arthur’un hikâyesine doğru evriliyor ilk bölümden sonra.

Hikâyenin odağında yer alan Arthur’un hayatını etkileyen ikinci kadın, müzik grubunu çalıştıran müzik öğretmeni Elizabeth (Gemma Arterton). Bir nevi Arthur’un iletişim kuramadığı oğlu yerine geçen Elizabeth, Marion’un bıraktığı yerden dengeliyici unsur olarak hikâyeye ağırlığını koyuyor. Arthur’u gruba katılmaya ikna etmesi, bıkmadan onun halini hatırını sorması, kendi dertlerini sanki kendi babasıymışçasına Arthur’la paylaşması, Elizabeth’in hikâyedeki yerini özetliyor. Hatta Arthur hayatına bir anlam katacak seçimler yaptıkça oğlu ile de iletişimini düzeltecek hale geliyor. Marion’un ölümüyle bıraktığı gruba katılan Arthur kendi hayatını daha yaşanır hale getirirken Marion için de bir şeyler yapma heyecanı duyuyor. Zaten filmin orijinal adında da bu çabayı görebilirsiniz.

Terence Stamp

Yarım Kalan Şarkı, gerek hikâyesi gerekse bu hikâyeyi anlatım yolları açısından bilindik bir film kalıbından öteye geçemiyor. Ancak bu yaklaşımı filmin kötü olduğu anlamına gelmiyor. Sadece bilindik sularda yüzmenin rahatlığı ve garantisi ile hareket ediyor denilebilir. Aslında bir iletişim yolu olarak müziğin filmde tuttuğu yer de önemli. Bu yüzden dönüştürücü öğe olarak müziği işaret eden yönetmen, adeta Arthur’un değişim hikâyesini müzikle çiziyor.

Filmin tecrübesi ve geçmişi pek tartışılmayacak iki güçlü oyuncuya yer vermesi filmin bir başka olumlu tarafı. Venessa Redgrave ile Terence Stamp’i izlemek büyük bir keyif. Bu iki ismin yanında son zamanların epey parlak oyuncusu Gemma Arterton da hayli enerjik bir hava katıyor filme. Tabiî müzik grubunun tüm o sevimli ihtiyarlarını da anmak gerek. Perdeye yansıyan halleri, filme hem sevimli bir yön hem de umut ışığı taşıyor.

Yarım Kalan ŞarkıYarım Kalan Şarkı (Unfinished Song)

Yönetmen: Paul Andrew Williams

Senaryo: Paul Andrew Williams

Oyuncular: Gemma Arterton, Christopher Eccleston, Vanessa Redgrave

Yapım: 2012 / İngiltere / 93 dk.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin