Numan Serteli Ters Ninja idari amirliği tarafından kendisine verilen liste ödeviyle yetinmemiş, fazladan çalışma hatta  karşılık beklemeksizin gecesini gündüzüne katma pahasına 3 farklı liste daha hazırlamış. Gözlerimiz yaşararak, göğsümüz kabararak sizinle paylaşıyoruz. Ters Ninja “Yürü be Numan Serteli, kim tutar seni!” nidalarıyla sunar: 2010’un En Kötü 10 Yerli Filmi; 2010’un En İyi 10 Yerli Filmi ve 2010’un En Kötü 10 Yabancı Filmi.

2010’un En Kötü 10 Ecnebi Filmi

1. Ye, Dua Et, Sev / Eat Pray Love (Ryan Murphy)

2. Morganlar Nerede? / Did you hear about the Morgans? (Marc Lawrence)

3. Aşk Çeşmesi / When in Rome (Mark Steven Johnson)

4. Yukarıdaki Tehlike / Skyline (Colin Strause, Greg Strause)

5. Koleksiyoncu / The Collector (Marcus Dunstan)

6. Son Şarkı / The Last Song (Julie Anne Robinson)

7. Paris’ten Sevgilerle! / From Paris With Love ( Pierre Morel)

8. Ölüm Zinciri / Chain Letter (Deon Taylor)

9. Aşka fırsat Ver / L’âge de raison (Yann Samuell)

10. Son Hava Bükücü / The Last Airbender (M. Night Shyamalan)

2010’un En İyi 10 Türk Filmi

1. Kosmos (Reha Erdem)

2. Bal (Semih Kaplanoğlu)

3. Ses (Ümit Ünal)

4. Çoğunluk (Seren Yüce)

5. Beş Şehir (Onur Ünlü)

6. Çakal (Erhan Kozan)

7. Ev (Alper Özyurtlu, Caner Özyurtlu)

8. Bahtı Kara (Theron Patterson)

9. Prensesin Uykusu (Çağan Irmak)

10. Eyvah Eyvah (Hakan Algül)

2010’un En Kötü 10 Türk Filmi

1. Çakallarla Dans (Murat Şeker)

2. Adı Aşk Bu Eziyetin (Suat Oktay Şenocak)

3. Sultanın Sırrı (Hakan Şahin)

4. Recep İvedik 3 (Togan Gökbakar)

5. Dersimiz Atatürk (Hamdi Alkan)

6. 3 Harfliler: Marid (Arkın Aktaç)

7. Paramparça (Naci Çelik Berksoy)

8. Memlekette Demokrasi Var (Süleyman Nebioğlu)

9. Son İstasyon (Oğulcan Kırca)

10. Aşkın İkinci Yarısı (Mehmet Aslantuğ)

4 YORUMLAR

  1. “Bir yandan komik olmayı başarırıken, diğer yandan ise tutarsızlığın kendi içindeki doğruluğu ışığında gerçeği yansıtabilen eşsiz bir değerlendirme” olarak kolajladım ben 🙂

  2. bu filmin nasıl çekildiğini biliyorum. ekip ve yönetmen için çekimler ve vizyon süreci adı gibi eziyet oldu diyebilirim. çünkü filmin tamamı beş parasız çekildi. bir mucize eseri de vizyona girdi. elbette bu durumun sizi ilgilendirmediğini biliyorum. siz sonuca bakarsınız. bakın. sonuc: suat abi de (yönetmen) hatalarının ve eksiklerinin farkında olduğunu, eldeki olanaklarla en iyisini yaptıklarını söylemişti defalarca. “elimizde bir senaryo, bi kamera vardı ve oyuncular. kamerayı aldık, çıktık dışarıya filmi çektik. sıkıyorsa milyon dolarlar harcayanlar da sadece (HDV sony fx1e) bir kamera ve beş para ödemedikleri oyuncularla film yapsınlar da görelim” dediğine defalarca şahit olmuşluğum vardır. eleştirebilirsiniz ama haksızlık ettiğinizi düşünüyorum. bu tepkinizin nedeni ya Bursa’ya yada Bursaspora duyduğunuz nefret kaynaklı olmalı. zira teknik aksaklıkları dışında, bence etkileyici bir öykü ve gayet de başarılı ve sade, abartısız oyunculuklar var ve bunu görmemek için insanın kötü niyetli olması gerek. yönetmen de her türlü zorluğa rağmen iyi iş çıkarmış. derdini anlatmış (tabi anlamak isteyene) adı aşk bu eziyetin bir baş yapıt değil, ben de kabul etmekteyim ama dediğiniz kadar kötü olsaydı, Tunca Arslan gibi bir sinema tutkunu usta yazar 2010’da en iyi 10 film, sinemanın da en iyi beş futbol filmi arasında Adı Aşk Bu Eziyetin’i göstermezdi: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=HaberYazdir&ArticleID=1091358

CEVAPLA