“Pek Yakında: Yeşilçam’a Saygı Duruşu

Pek Yakında

Komedi, ister Yeşilçam Dönemi olsun, isterse de Eşkıya ile başladığı kabul edilen yeni dönem, her zaman sinemamızın en önemli damarı komedi oldu. Nasıl ki, bir kuşak toplumsal içerikli komedi ile yetiştiyse, şimdiki kuşak da maalesef skeçvari komedi anlayışıyla büyüdü. Başta Cem Yılmaz, Ata Demirer ve Şahan Gökbakar gibi isimler, sahnelerden/TV’lerden sinemaya transfer ettikleri bu skeç dili ile, yeni sinemanın gişe canavarlarını yaratmayı başardılar. Cem Yılmaz, ilk filmi G.O.R.A.‘dan başlayarak A.R.O.G.‘ ve Yahşi Batı gibi filmlerde bu dili kullansa da, Hokkabaz gibi bir filme imza atarak ‘sinema’ da yapabileceğini göstermişti. Yılmaz’ın ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturduğu Pek Yakında filmi de, Hokkabaz gibi skeç dilinden uzak duran ve gerçekten de incelikli senaryosu/üstün rejisiyle ‘ünlü star’ın en iyi yapıtı hiç kuşkusuz!

Ercan Dalkılıç (2)

Ercan Dalkılıç

Pek Yakında, korsan DVD’ci Zafer’in hikayesini anlatıyor esas olarak: Eşi (Tülin Özen) Zafer’in yasal olmayan, alengirli işlerinden bıkmış ve boşanma davası açmış. Zafer, tıpkı Her Şey Çok Güzel Olacak‘ın Altan’ın prototipi; anımsayacağınız gibi o filmde de Altan adlı karakter bir hayalin peşinde debeleniyor fakat başarısız kalıyordu. Benzer bir karakteri Cem Yılmaz, Yavuz Turgul’un Av Mevsimi‘nde de canlandırmış ve sonuç değişmemişti. Ama Pek Yakında da, Zafer bu kaybediş döngüsünü kıracak, yasadışı işlerden kendini çekip çıkararak, bir Yeşilçam yapımcısına dönüşecektir.

Pek Yakında Yeşilçam geleneğine bir saygı duruşu adeta; Özkan Uğur’un canlandırdığı kostümcü Ejder, Zafer Algöz’ün başarıyla çizdiği 70’lerden kalma “Şahikalar- Kötülüğün Sonu” adlı senaryosunu çekmek için yapımcı arayan ‘düşmüş yönetmen’ ve kendisine Türk aile yapısına uygun bir koca arayan kadın… Bir ‘film içinde film’ (eleştirmen ağzıyla söyleyecek olursak ‘metafilm’) evrenindeki bu ve bunun benzeri Yeşilçamvari karakterler kah güldürerek, kah hüzünlendirek sizi perdenin içine çekiveriyorlar. Ve kolay değil tam tamına 130 dakika boyunca bir an olsun gözünüzü ayırmanıza izin vermiyorlar.

14392408245_1de0f2a36d_o

Çok fazla referansı var Pek Yakında‘nın; Yavuz Turgul’dan tutun da, avantür sinemamıza, oradan Sadri Alışık’a kadar uzanan göndermeleri/anıştırmaları takip etmek gerçekten güç. Bir zaman tüneline girmiş hissine kapılıyorsunuz Cem Yılmaz’ın yapıtını izlerken, gözlerinizin önünden sinema tarihi akıp gidiyor resmen. O yüzden isim isim referans saymanın bir manası olduğunu düşünmüyorum.

Cem Yılmaz, ‘gişe’ sinemamızdan sonra, ‘anaakım’ sinemamızından en büyüklerinden biri olmaya aday. Çağan Irmak’ın yanına konuşlandıracak bir isim bulmakta nicedir güçlük çekiyorduk. Bana kalırsa Cem Yılmaz, bundan sonra yapacağı işlerle sinemamızın geleceğinin garantörü. Bu insanı yakından tanıyor, onun acılarını, sevinçlerini biliyor ve en önemlisi onları aktarırken olağanca samimiyetini kullanıyor. Art-house yapayım derken hiçbir şey yapan yönetmenler gibi değil o! Her nahiyede yazlık/kışlık onlarca sinemanın (tekrar) açılması ve yediden yetmişe herkesin sinemaya gitmesi ancak ve ancak Pek Yakında gibi hem bizden, geçmişle bağını koparmayan, hem de böylesi modern anlatılar sayesinde gerçekleşebilir.

15153052505_93a00ff362_oPek Yakında

Yönetmen: Cem Yılmaz

Senaryo: Cem Yılmaz

Oyuncular: Cem Yılmaz, Tulin Özen, Özkan Uğur

Yapım: 2014 / Türkiye / 2 s. 19 d.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin