Anthony Zimmerlandlord

İyi bir polisiye romandan alacağınız bütün keyfi, hatta daha fazlasını size sunan Anthony Zimmer temposuyla sizi nefessiz bırakacak. (21 Kasım 2005)

Herkes sevmez polisiye romanları. Çoğu basit üsluplu bulduğundan sevmez ama bilmezler ki polisiye romanların sırrı bu basitlikte gizlidir. Bu basitlik okurun dikkatinin ve enerjisinin başka yöne kaymayacağı bir ortam oluşturur. Yalnızca hikayeye, karakterlere, iyi bir polisiye ise, üsluptaki basitliğin zerresini taşımayan entrikaya yoğunlaşırsınız yalnızca. Dik bir yokuştan aşağı koşar gibi okursunuz iyi bir polisiyeyi, yokuş bitip yol düzleşene kadar duramazsınız.

Polisiye romanlardan açtım lafı. Çünkü Anthony Zimmer adlı film elinize yapışan kaliteli bir polisiye romandan çok da farklı değil. Film izlerken Agatha Christie, Ruth Rendell ve Hitchcock’un doyumsuz tadı geliyor damağınıza zaman zaman. Çok yaratıcı değil belki hikaye ama o kadar güzel anlatılmış ki, ancak filmi ikinci kez seyrettiğinizde yakalayabileceğiniz bir sürü ayrıntı serpiştirilmiş hikayeye. Filmin temposuna kapılmamanız mümkün değil. O kapılışın ardından ufak tefek aksaklıkları bile görmeye bile vaktiniz olmuyor. Anthony Zimmer belki bir Olağan Şüpheliler değil ama yine de çoğunluğu ketenpereye getirebilecek bir sürprizli finale sahip.

Filmin sizi kolayca içine almasında yukarıdaki künyede yer alan oyuncuların hepsinin birinci sınıf bir oyunculuk çıkarmalarının önemli bir etkisi de var tabi. Sophie Marceau’nun yaşına meydan okuyan güzelliği ve seksapelini de dile getirmek gerekiyor. Bir noktadan sonra rolü değişse de, Marceau’nun başlardaki “Femme Fatale” hali sinema tarihine geçecek hoşlukta.

Anthony Zimmer /Sophie Marceau

Filmin konusundan söz etmek gerekirse… Kara para aklama ve işlerini legalize etme konusunda dünya çapında üne sahip bir suçludur Anthony Zimmer. Bir dizi ameliyatla yüzünü ve sesini değiştirip ortadan kaybolan Zimmer’ın peşinde yalnızca polis değil, Rus mafyası da vardır. Bütün gözler Zimmer’ın sevgilisi Chiera’nın üzerindedir. Chiera onları yanıltmak için rastgele birini seçip onunla tatile çıkar. Filmin kahramanı da zaten bilmediği korkunç bir tuzağın içine çekilen bu sıradan adamdır. Çünkü Rus mafyası, Zimmer sandığı bu adamı öldürmeye kararlıdır.

Anthony Zimmer
Yön: Jerome Salle
Oyn: Sophie Marceau, Yvan Attal, Sami Frey

Film notu: 5/4
Seyir notu: 5/4.5

2 YORUMLAR

  1. Eski bir yazı, eski bir film. Nasıl olmuşsa atlamışım, ergenliğimin idollerinden Sophie Marceau'lu [ilkgençliğimizin anısına, birlikte büyüdüğüm 27 yıllık bir dostuma, Sophie'nin La Boum ve La Boum 2'sinin dvdlerini hediye ettim geçenlerde] bu filmi. Tez vakitte edinip, izleyeyim bari.

    Peki ben size iyi bir polisiye/gerilim romanı önerebilir miyim? Dame Agatha Christie, Sir Arthur Conan Doyle, Patricia Highsmith ve Jean-Christophe Grangé'ın ardından geç keşfettiğim Gilbert Sinoué'nin 2004 yılında ödül almış romanı Les Silences de Dieu bu. Tanrı'nın Sessizliği adıyla Doğan Kitap'tan çıkmış. Türün meraklılarına hitap eden, güzel bir eser.

  2. Filmi az önce seyrettim. Sıradan bir karakterin çeşitli sebeplerle bir komplo içine düşmesi ile hemen Hitchcockvari havasını alıyorsunuz, ama filmin son bölümü bunu altüst ediyor. Polisiyeye çağcıl bir dokunuş yapıyor, ama ne boyundan büyük bir iddiaya giriyor ne de beklenenin altına düşüyor. Ancak bende bir çelişki uyandırdı: Bir yandan pek çok açılım olanağını es geçtiğini düşündüm, diğer yandan fazla dallanıp budaklanmadan finale ermesi hoşuma gitti. Yüksek beklentilerin uzağında seyredilmesi gereken bir film.

CEVAPLA