Serin Sürücüler veyahut Amerika’nın yolları taştan!

Easy rider

Öğlenin arefesinde uyanıyorum yine. Aylak bir adam olarak bütün güdülerden, görevlerden, sorumluluklardan, alışkanlıklardan muafım her zamanki gibi. Ama canınızın hiçbir şey istemediği tatsız, renksiz bir yaşam dilimi bu. Kahvaltının, televizyonun, internetin, filmlerin, kadınların, erkeklerin, kitapların, dergilerin hic cazibesinin olmadığı bir süreç. Hem işiniz yok, hem canınız bir şey istemiyor, var olma amacını unutmuş sersem bir bünyesiniz. Mansur Forutan ne güzel tarif etmişti yeni uyanmış adam hissiyatını bir yazısında. “Kendi gezegenimde hayatın başlamasına saatler varken uyanmış olmanın baskısını yaşıyordum.” Bazı cümleler vardır çok kıskanırım sahibini, çatlarım, bu cümleyi kurmayı niye ben akıl etmedim diye. Bu o cümlelerden biridir işte. Ama o da ne gözüme çarpan bir nesne beni bir anda kendime getiriyor. Artık bir amacım var. İkinci el bulup aldığım ve ne zamandır dinlemeyi ertelediğim bir albüm: Easy Rider Soundtrack.

müziksever landlordAmerikan sinema tarihinin en meşhur ve de kült yol filmi olan 1969 yapımı Easy Rider’ın başrollerinde Peter Fonda, Dennis Hooper ve Jack Nicholson vardı. Dennis Hooper filmin yönetmeniydi aynı zamanda. Film, motosikletleriyle Amerika’nın Güneybatı’sını turlayan iki kafadarı konu alır. Filmi kült yapan 1960’lardaki Amerika’nın alternatif haleti ruhiyesini iyi yansıtmasıdır. İki motosikletçi (Wyatt a.k.a Captain America ve Billy) o dönemde filizlenen hippi kültürünün, kişisel özgürlüklerle ilgili radikal fikirlerin (uşuşturucu kullanımı, komün hayat, seks vs.) temsilcisidirler. Gezdikleri coğrafyada ise gelenekseli ve muhafazakarlığı temsil eden insanlarla tanışırlar. Zamanın Hollywood’u da bu coğrafyanın kişilik özelliklerini taşır aslında. Easy Rider devrimin yaklaşan ayak seslerini duyuran ve Hollywood’a rağmen yapılmış ilk Hollywood icraatıdır aynı zamanda.

Steppenwolf

Filmin soundtrack albümü ise 60’ların klasik rock parçalarından oluşuyor. Şüphesiz bu şarkılardan en ünlüsü Steppenwolf’un Born To Be Wild’ı. Kişisel tecrübelerime güvenecek olursanız, benim iddiam şudur bu şarkı sinema tarihinin filmlerde en çok kullanılan şarkısıdır. Bir başka iddia ise Born to be Wild’ın müzik tarihinin ilk heavy metal şarkısı olduğu. Gerçekten şarkının sözlerinde bile geçmektedir “heavy metal” kelimeleri.

Müzik hayatına The Sparrows adıyla başlayıp, ardından Herman Hesse‘nin ünlü otobiyografik romanından esinlenerek Steppenwolf adını benimseyen grubun Easy Rider soundtrack’ine verdiği diğer şarkısı ise bir cover: ünlü country şarkıcısı Hoyt Axton‘ın The Pusher’ı.

Şöhretlerini kariyerleri boyunca çıkardıkları bir hit şarkıya (Baby It’s You) borçlu olan Smith, The Weight adlı şarkısıyla yer alıyor albümde. Aslında filmde şarkılarını çalsalar da orijinal albümde bu şarkı yokmuş okuduğum bir dipnota göre. Filmdeki kaydı alıp katmışlar albüme yapımcılar.

The Byrds

Soundtrack’in dört nolu parçası ise Rolling Stone’un Tüm Zamanların En Büyük Sanatçıları listesinde 45 numaraya yerleştirdiği The Byrds‘e ait: Wasn’t Born to Follow.

Beş numeroda ise az bilinen epey Güney’den bir folk grubu var: The Holy Modal Rounders. Az bilinse de kendi döneminde bir kitle tarafından mezhep gibi takip edilen grubun üyelerinden biri de ünlü aktör Sam Shepherd (bateri) idi. Şarkılarını adı ise If You Want To Be A Bird.

6 numerolu şarkı Don’t Bogart Me, Fraternity Of Man imzası taşıyor. Bu şarkı iki albüm yapıp dağılan grubun tek ünlü şarkısı zaten.

Jimi Hendrix

Böyle bir soundtrack’de Jimi Hendrix‘in olmaması düşünülemezdi zaten. Jimi’nin grubu The Jimi Hendrix Experience ile seslendirdiği If Six Was Nine var yedi numeroda.

Soundtrack’in sekizinci parçası yine Easy Rider’ın meşhur ettiği bir gruba, The Electric Prunes‘a ait: Kyrie Ellison / Mardi Grass.

Son iki şarkıyı ise bir dönem The Byrds’in solistliğini ve başgitaristliğini üstlenen Roger McGuinn seslendiriyor: Bob Dylan‘ın It’s Allright Ma’sının cover’ı ve Ballad Of Easy Rider.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin