Şeytan bunun neresinde? (Şeytan / The Exorcist)

Tüm zamanların en korkunç filmi olarak bilinen Şeytan (The Exorcist) daha önce görmediğimiz şekliyle yeniden DVD’de. 1973’te sinemalarda gösterilen kopyalarda yer almayan çıkarılmış sahnelerin eklendiği bu versiyon 11 dakika daha uzun.

1973 yılında, yılbaşının hemen sonrasında az sayıda sinema salonunda gösterime giren bir filmin şöhreti kısa zamanda kulaktan kulağa yayılacaktı. Ardından filme girmek için dondurucu soğuğu umursamadan saatlerce bekleşen insanlardan oluşan bilet kuyrukları gelecekti. İçeri girip filmi seyretmeyi başaranların da öyle çok şanslı olduğu söylenemezdi aslında. Salonda kusanları, çığlık atanları, film bitmeden salondan kaçanları ya da bu film yüzünden uykularında kabuslara boğulacakları bir yana koyarsak; Kanada’da bu filmi izleyen dört kadın daha sonra psikiyatrik tedaviye ihtiyaç duyacaktı. Zaten Şikagolu bir doktor açıkça uyarmıştı: “Bu filmi, kalıcı ve huzursuz edici etkilere maruz kalmadan seyredebileceğiniz fikrini aklınızdan çıkarıp atın!” Filmi izledikten sonra ölümcül bir epilepsi krizi geçiren 16 yaşındaki genç doktorun sözlerini doğrular gibiydi adeta. Ama bunların hiçbiri İngiltere’de, 17 yaşındaki Nicholas Bell’in 9 yaşında bir kızı hunharca öldürdükten sonra suçu bu filmin üstüne atması kadar dehşet verici değildi.

“Onu öldüren ben değildim,” dedi Nicholas sorgusunda. “İçimde bir şey vardı. Bir rahip görmek istiyorum. Şeytan filmini seyrettiğimden beri devam ediyor bu. Sanki bir şey beni ele geçirmiş gibi hissediyorum.”

Sözünü ettiği film William Peter Blatty’nin yazdığı çok satan romandan William Friedkin’in sinemaya uyarladığı Şeytan’dı (The Exorcist). Bir iblis tarafından ele geçirilen küçük bir kızı kurtarmak için iki rahip tarafından yapılan şeytan çıkarma ayinini konu alıyordu. Rahiplerden biri tecrübeli bir Şeytan Çıkaran (yani exorcist) olan Peder Merrin’di. Merrin’i Max Von Sydow, şeytan tarafından ele geçirilen küçük kız Regan’ı ise Linda Blair canlandırıyordu. Peder Merrin’e yardımcı olan Peder Carras rolünde ise Jason Miller vardı.

KİTAP

Bugün hala pek çok kişinin için tüm zamanların en korkunç filmi olarak kabul ettiği The Exorcist’in uyarlandığı roman yayınlandığında yazarı William Peter Blatty 43 yaşındaydı. Bu romanı kafasında kurgulamaya 1949’da Georgetown üniversitesinde okurken başlamıştı. Onu harekete geçiren 20 Ağustos taihli Washington Post gazetesinde çıkan bir haberdi.

“Katolik kaynaklardan dün edinilen bir bilgiye göre yakın dönem din tarihinde eşine zor rastlanır bir olay yaşandı. Katolik bir rahip Mount Rainier’li 14 yaşındaki bir çocuğun içine giren şeytanı çıkardı.”

Haberde yaşananlar kısaca tarif ediliyordu. Oğlanın durumu ilk olarak duvardan gelen seslerle kendini göstermişti. Yatağının güçlü bir şekilde sarsıldığı çocuğun ailesi ve komşular tarafından bizzat görülmüştü. Mobilyaların hareket etmesi, çocuğun hiç bilmediği Latin dilinde konuşması, küfürler savurması, gırtlaktan çıkarttığı sesler, tükürmesi gibi ayrıntılar verilmişti.

Blatty, yıllar sonra başarılı bir senarist olduktan sonra bir belge-kitap haline getirmeyi düşündüğü bu konuyu araştırmaya başladı. Gerçek olayın gerçekleştiği yere gidip çocuğun babasıyla konuştu, olan biteni tüm ayrıntılarıyla öğrendi. Ama adam bu hikayenin bir belgesel olmasından yana değildi. Blatty bir roman yazmak için kolları sıvadı.

Öğrendiği yeni bilgiler ışığında hikayeye bazı eklemelerle, kurguyu güçlendirmek için bazı değişiklikler yaptı. Kitap, yayınlanır yayınlanmaz Çok Satanlar listesinin tepesine kuruldu.

FİLM

Kitabın olağanüstü başarısı The Exorcist’in kısa zamanda beyazperde de boy göstereceğinin teminatıydı. Blatty romanını The French Connection filmiyle En İyi Yönetmen Oscarı’nı kazanan 36 yaşındaki William Friedkin’e emanet etmeye karar verdi.

Ortaya çıkan sonuç başta Blatty olmak üzere tüm sinema severleri memnun etti. Ama onlar gibi düşünmeyenlerin sayısı hiç de az değildi. Dindar topluluklar filmin gösterimini yasaklatmak istiyorlardı. Tanınmış evangelist vaiz Billy Graham filmi “şeytan işi” olarak ilan etmekten geri durmadı. Blatty ne filmin yarattığı etkiyi, ne de insanların bu türden tepkilerini bugün bile hala anlayamadığını itiraf ediyor.

William Friedkin ise The Exorcist’i bir korku filmi olarak değerlendirmiyor. Ona göre film bir teolojik gerilim. Filmi çekerken esrarengiz olayların vuku bulduğunu da yalanlıyor Friedkin. “Bu hikayelerin çoğunu Ellen Burstyn uydurdu. Çünkü çoğu oyuncu gibi Ellen de hayal dünyasında yaşar. Film çekilirken kimse ölmedi. Hikayeler içinde doğru olan bir tanesi var, o da setin yanıp kül olduğu.”

Yine de Friedkin’i de derinden etkileyen bir şeyler olmuş: Blatty’nin esinlendiği gerçek şeytan çıkarma ayininin dosyaları. “Katolik Kilisesi’nin resmi açıklamalarına göre Amerika’da 20. yüzyılda üç şeytan çıkarma ayini gerçekleşmiş. Bazı ülkelerde şeytan çıkarma işini gündelik iş gibi yaptığını söyleyen rahipler var. 77 bin şeytan çıkarma ayini düzenlediğini iddia eden Peder Gabriele Amorth mesela. Şimdi seksenlerinde olsa da o hala Vatikan’ın resmi şeytan çıkaranı. Bana kalırsa şeytan çıkarmanın adını kötüye çıkarıyor.”

The Exorcist, Oscar’a aday gösterildiğinde Friedkin ölüm tehditleri almaya başlayınca korumalarla gezmeye başladı. Tehdit mektuplarından en ilginç olanı tehdit sahibinin kendi adresini de zarfın üstüne yazdığı mektuptu. Bununla yetinmeyen adam daha sonra Friedkin’in sekreterini arayıp yönetmeni nasıl öldüreceğini söylemişti. Friedkin’e göre onu ödül töreninde öldürmeyi planlayan insanlar gerçekten mevcuttu. Tüm bu tepkilere rağmen The Exorcist 10 dalda Akademi Ödülü’ne aday olup En İyi Ses ve En İyi Uyarlama Senaryo dallarında Oscar’a layık görüldü. Golden Globe’da ise En İyi Film başta olmak üzere tam 5 dalda Altın Küre Ödülü kazandı.

SONUÇ

Bugün William Peter Blatty 82, William Friedkin ise 77 yaşında. İkisi de birlikte yeni bir film çekmek için azimliler. Blatty, 1974’den beri üstünde çalışıp yeni yayınladığı Dimiter adlı romanını beyazperdeye uyarlamak için Friedkin’in çalışmaya başladığını söylüyor. Ortaya yeni The Exorcist çıkar mı bilinmez ama yazar Dimiter’in bugüne kadar yazdığı en iyi roman olduğunda ısrar ediyor. Bu şekilde topu Friedkin’e atmış oluyor belki de: “Roman iyi, film kötü olursa Friedkin’in kabahati!”

William Friedkin’le soru-cevap:


Sizi hangi filmler korkutur?

Pek fazla film değil. Sayıları iki elimin parmaklarını geçmez: Sapık (Psycho), Yaratık (Alien), 7edi (Seven), Şeytanca (Diabolique), Rosemary’nin Bebeği (Rosemary’s Baby) ve Mavi Kadife (Blue Velvet).

Peki ya Omen?

Omen bir halta benzemez.

Bir insanın içine şeytan girebileceğine inanıyor musunuz?

Evet. The Exorcist’in esinlendiği gerçek olayda yer alan rahibin, doktorların ve hemşirelerin günlüklerini okudum. Katolik Kilise’nin de onayladığı bu olayın gerçekliğine ikna oldum. Önceki Papa’nın kendisinin de Vatikan’da bir şeytan çıkarma ayinine katıldığını hatırlatırım. Kısacası evet, böyle bir ihtimalin olduğuna inanıyorum.

Bu şok edici filmin sinemalarda gösterilmesi konusunda sorun yaşamış mıydınız?

Bazı stüdyolar bu filmi kabul etmedi. Warner da filmin kısıtlı sayıda (26) salonda gösterime çıkarılmasına karar vermişti.

Gerçek olaydaki çocuğa ne oldu?

Hala yaşıyor. Ama 14 yaşında yaşadıklarıyla ilgili bir şey hatırlamıyor. Bildiğim kadarıyla kitap ve filmden de haberi yok.

Filmin çekimleri ne kadar sürdü?

Çekimler 10 ay, kurgu ve ses çalışmaları da 4 ay.

 

The Exorcist’in devam filmleri:

Exorcist 2: The Heretic (1977)

Yön: John Boorman

Oyn: Linda Blair, Richard Burton, Louise Fletcher, Max von Sydow

Exorcist III (1990)

Yön: William Peter Blatty

Oyn: George C. Scott, Ed Flanders, Brad Dourif, Scott Wilson, Jason Miller

Exorcist: The Beginning (2004)

Yön: Renny Harlin

Oyn: Stellan Skarsgård, Izabella Scorupco, James D’Arcy, Ralph Brown

Dominion: Prequel to Exorcist (2005)

Yön: Paul Schrader

Oyn: Stellan Skarsgård, Gabriel Mann, Clara Bellar, Billy Crawford

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin