Öteki Sinema‘nın kurucusu ve Beyazperde.com yazarı Murat Tolga Şen‘in, Zülfü Livaneli imzalı Veda filminde yakaladığı ciddi tarihsel hata ne?

Veda filminin başlarında Mustafa’nın Selanik’te geçen çocukluğundan bölümler izleriz. Bir bölümde artık Askeri rüştiyede okuyan Mustafa’nın, arkadaşı Salih’in zoruyla birdirbir oynayan çocukların arasına katılmasını, ardından da onları birdirbir yerine savaş oyunu oynamaya ikna edişini izleriz. Murat Tolga Şen’in yakaladığı hata işte bu oyunda gerçekleşir.

“Veda filminin başında küçük Mustafa arkadaşlarıyla dekmancılık oynarken, düşman rolündeki çocuklar hayali el bombasının pimini dişleriyle çekip fırlatıyorlar. Bu tip el bombaları o tarihte yoktu. Hani şu Vietnam savaşıyla ünlenen pimli el bombaları M67 denen tip… 1. Dünya savaşı ve daha sonrasında kullanılan hatta Veda’nın ‘Çanakkale Savaşı’ sekanslarında da kullanılan el bombaları ise ‘Patates ezicisi’ olarak ünlenen daha ilkel modeller… Yani eğer bir çocuk 1900’lerin başındaki bir dekmancılık oyununda Rambo tarzı el bombası fırlatılıyorsa o çocuğun bir zaman kapsülü vardır.”


Gerçekten de o dönemde modern el bombaları yoktu. Patates ezicisi tipi Alman yapımı bombaların da ateşlemesi ancak diğer elle yapılıyordu.

7 YORUMLAR

  1. Tabi… Doğru dürüst araştırma yapmadan tarihi film çekenler komik değil, biz komiğiz. Sizin gibi düşünenlere tarihi film diye bütün Kara Murat filmlerini seyrettirmek, ardından da üniversitede adınıza tarih kürsüsü açmak müstahak… Bir adınız varsa tabi, ya da sürü psikolojisiyle hareket etmekten o adı hala unutmadıysanız…

  2. Tespit bana ait… Landlord'da sağolsun haber yaptı. Öncelikle bir sinemayı "sinema" olma hali ile ciddiye alıyoruz ve ona göre ölçüp biçiyoruz.

    1800'lerin sonunda rambo filmlerine özenmişcesine dekmancılık oynayan çocuklar sahnesini çekjenler utansınlar önce… Gerçi Sırp patlayıcı uzmanı Milos Vasic tarafından pimi elle çekilerek geliştirilmiş ve "Vasic" olarak bilinen bir el bombası var ama bu bombanın icadı 1903, ilk kullanılması ise 1912 yılında gerçekleşiyor. 1800'lerin sonunda sokakta oynayan Selanikli bir çocuğun, daha icat edilmemiş bir el bombası ile oynaması imkansız ki yıllar sonra ilk kez kullanıldığında, Türkler ona "El bombası" bile demezlerdi.

    "Ada" tüm zamanların en beğendiğim müzikal yaratımlarından biridir. Ayrıca, "Yer Demir Gök Bakır"ı ve "Şahmaran"ı da severim. Yani Zülfü Livaneli'nin yaratımlarına bir olumsuz yaklaşımım yok… Atatürk'le ilgili siyasi görüşüm de bellidir. Çatışma emeklisi Atatürk hayranı bir subayın oğluyum ve benim biricik oğlumun adı Kuzey Ata'dır. (Kuzey, Kore savaşındaki birliğimiz "Kuzey Yıldızı"nı onurlandırmak içindi…)

    Ama benim tüm taraftarlığım bu filmi "sinema" olma özellikleriyle değerlendirmemi de engellemez. Salih Bozok'un anılarından derlenmeye çalışılan (Okuduğum için beceremediklerinin farkındayım) bu "Atatürk" filmi… Onlarca yıldır bize ittirilen sıkıcı Atatürk oratoryolarından bir adım bile ötesi değildir.

    Ayrıca bu kadar rahat yapılan bir hatayı paylaşmayıp da ne yapacaktık?

CEVAPLA