brazzavilleninjalar

16 Nisan Cuma akşamı İstanbul’un gözde mekanlarından Ghetto‘da sahne alacak Brazzaville grubunun konserine beş çift davetiyemiz vardı! Hepsini dağıttık. Kazananların adı aşağıdaki gibidir…

YAMAN GÖRKEN
GÖKTUĞ SARIBEYLİLER
MURAT VANLI
SERAP BOZKURT
TAYLAN GAZİOĞLU

KAZANANLAR DAVETİYELERİNİ KONSER GÜNÜ KAPIDAN KİMLİK GÖSTEREK TEMİN EDEBİLİRLER

Şimdi nasıl bir grubun konserine gidiyorsunuz, o konuya açıklık getirelim. 

brazzaville

İçinde barındırdığı bossa nova, rock, dub ve caz tınıları ile dinleyenlere Akdeniz ve Pasifik atmosferini yaşatan Dünyaca ünlü grup Brazzaville 12. Uluslararası Caz Festivali için 2005’te ve sonrasında 2008’de Türkiye’ye gelmişti. Grup bünyesindeki çok sayıda farklı ülkenin vatandaşı müzisyenleriyle büyük bir aileye benziyor.

1997 yılının sonlarında Los Angeles’ta başlayan Brazzaville macerası, 2003 yılında grubun kurucusu David Brown’un Barcelona’ya taşınması ile yeni bir boyut kazandı. Grup kültürel ve müzikal anlamda zenginleşti. Bugüne dek 7 albüm yayınlayan grubun müziğinde, David Brown’un gençliğinde bir gezgin olarak dolaştığı tüm ülkelerde edindiği tecrübeler ve çeşitliliğin izlerini görmek mümkün.

Uzun yıllar Beck’in saksafoncusu olma görevini de üstlenen Brown, LA’da 3 albüm yayınladı ve bundan sonraki albümlerini Barcelona’da grubun Avrupalı versiyonu haliyle kaydetti.

Barcelona’dan David Brown ve Ramon Aragall, Los Angeles’dan Kenny Lyon ve Sibirya’dan Oleg the Magnificent‘dan oluşan grup 16 Ocak gecesi 21st Century Girl adlı son albümlerinden parçalar seslendirecek.

Davetiye kazanamayan talihsiz ninjalar için içimiz kan ağlayarak şu bilgiyi verelim. Bilet fiyatları 30 ve 25 YeTaLe.

Ters Ninja kazananlara ve “parama geçer sözüm” diyenlere iyi eğlenceler diler!

ninjalar

Brazzaville (Barcelona)
Tarih: 16 Ocak Cuma 2009
Saat: 22:30
Myspace: www.myspace.com/brazzaville
www.ghettoist.net

6 YORUMLAR

  1. Kulaklarınıza afiyet, o zaman. Ama biraz daha aydınlatsan bizi geceyle, performansla ilgili olarak, ne güzel olur ey Spicoli! Ben de orada olacaktım ama Radyo Eksen'de çalan ağır rock baladları ruhumuve bedenimi öyle sarmaladı ki, rehahevete, efkara ve keyfe dalıp evden çıkma işini bir başka bahara erteledim.

  2. Lordum öncelikle beleş biletler için teşekkür ederiz. 4.günün talihlisi olarak ben , 5.günün talihlisi arkadaşım Taylan'ı da gaza getirdim ve çifte düğün yaptık ghetto'da. Ghetto'da dün gece resmen izdiham vardı. Hiç öyle bir güruhla karşılaşacağımızı düşünmemiştik.Tüm sıkışıklığa rağmen gerek grup çıkmadan önceki ısınma şarkıları , gerek verilen aradaki ve performans sonrası şarkılarla ( bu arada sixteen horsepower diye bir grubun albümünden şarkılar çaldılar.ilk defa dinledim , bayıldım , hususi DJ'e gittim çalanın ne olduğunu öğrendim ) genel bir bütünlük sağlanmıştı.David Brown her zamanki güler yüzü ve sempatik tavırlarıyla seyircinin ilgisini ve sevgisini kazandı.Diğer gitaristin gülen yüzü performans boyunca hiiiç solmadı. Klavyeci ve davulcunun aldığı keyif de yüzlerinden okunuyordu. Davul , klavye gibi enstrumanları çalarken söylemek , şarkılara eşlik etmek zor bir meziyettir ama bunu grupça başarmışlar. Bu da bence yaptıkları işten aldıkları keyifi gösteriyor. Bu iş ancak iş çok içine sinerse olur. Henüz yarım saat geçmeden verdikleri molayı hiç anlamadım. İnsanlar tam moda girmişken aniden ara verdiler. Sebebinin teknik veya grupla ilgili özel bir problem olduğunu düşünmek istiyorum.Yarım saat rötarlı biçimde sahneye çıktıktan sonra da yaklaşık 45-50 dk daha sahnede kaldılar.Doyduk diyemiyorum tadı damağımızda kaldı diyebiliyorum.Şarkıların son albümleri olan 21st Century Girl'den geleceğini düşünüyorduk ama son albümden benim beğendiğim bir çok şarkıyı çalmadılar.David sahnede sürekli girişteki CD'lerimizden alın , poster alın deyip durdu , espri olarak algılamaya çalıştık.Ayrıca performansı kısa tutacaklarının belirtisiymiş sanırım iki kere felan parti üst katta devam edecek dedi şarkı aralarında.Ama birçok insan partiyi beklemeden çıktı çünkü en son saat 2.30 civarı halen ses seda yoktu grup elemanlarından.Gene de farklı,özgün ve dinlendirici müzik dinleyerek gülen yüzlerle ayrıldı tüm herkes.

  3. Landlord rica ettikten sonra ne demek, elbet keyifle bir seyler karalarim. Serap Hanim da bahsetmis zaten.

    Hakikaten epey kalabalikti dün aksam Ghetto. Alt katta insanlar üstümme üstüme gelmeye baslayinca üst kata ciktik. Grup benim bekledigimin aksine son albümleri 21st century girl`den cok fazla sarki calmadi. The Clouds in Camarillo ve Baltic Sea de beklentimi karsilamadi bu acidan acikcasi. Ben yine Aquamarine, Aging Queens, 21st century girl`ü flan bekliyordum. Neyse ki, eski albümlerinin en güzel sarkilarindan biri olan Super Gizi`yi calarak az da olsa yanagimizi oksamis oldular. Serap Hanim`a katilmadigim konular da var. Mesela ya ben kacirdim ya da David Brown hani öyle cool tavrini pek de bozmadi. Kötü anlamda söylemiyorum.Iyiydi hostu ama , mesafeyi iyi korudu bence. Ayrica davulcu Ramon bana antipatik geldi biraz, kollari falan sivamis, kas göstermeye gelmis sanki. Zaten biz cikarken iceri giriodu, gösterdigi kaslarin meyvesini toplamaya niyetli gibi duruodu. O da hakli tabi, vahsi yasam mücadelesi. Bir de dezavantajlari vardi. Gerci ben üstkatta oldugumdan da olabili; ama mekanin tavani cok yüksek oldugu icin ses dagiliyordu ve net degildi sanki. Ayrica dost meclislerinde garson dostu olarak bilinen bendenizi hayata küstürdü Ghetto`nun garsonlari. Tam anlamiyla rezalettiler. Cikista da vestiyer faciasi yasandi malesef. Bir an kendimi bedava ekmek dagitiminda kalmis gibi hissettim. Insanlar birbirini eziyordu, midem bulandi zor attim kendimi disari.

    Sonuc itibariyle grup müzikal anlamda idare eder bir performans sergiledi, ki bunda tarzlarinin canli müzikten ziyade kayittan dinlemenin daha keyif verecegi bir türde olmasi da etkili diye düsünüyorum.

    Saygilar.

  4. Bir tek ben mi dusunuyorum bunu, bana katılan var mı bilmem ama: Ghetto'da konserlerde "ses" olayı hic kaliteli değil. Tavanın yuksekliği ,akustigin bozukluğu gibi sebepler olabilir. Güzelim konserler ziyan oluyor gibi geliyor bana. 🙁

CEVAPLA