Issız Adam Çağan Irmak

Hemen aşağıdaki (ya da bu linkteki) yazıyı okuduğunuzda herkesin ayılıp bayıldığı Babam ve Oğlum’u zamanında eleştirmekten geri durmadığımı göreceksiniz. Keza Mustafa Hakkında Her Şey ve Ulak’da da beni bir türlü tatmin edememişti Çağan Irmak. Türkiye kriterlerine göre elbette iyi işlerdi bunlar, ama Irmak bu kriterlerin üstünde değerlendirilmek zorundaydı bana göre ve öyle yapıldığında da eleştiriyi hak ediyordu. Eleştirilerimin asıl nedeni Çağan Irmak’ın gerçekten daha iyisini yapabileceğine ve henüz en iyi filmini çekmediğine dair inancımdı. Haklı çıktım, Issız Adam’dan bir yönetmenin başyapıtını seyretmiş olarak çıktım.

İçime doğmuştu resmen. Bu filmin Çağan Irmak’ın en iyi filmi olacağına dair anlamsız, dayanaksız bir his vardı içimde. Şimdi düşünüyorum buhisse ne yataklık etmiş olabilir diye… Belki bu kez Çağan Irmak’ın bir minimal öykü seçmiş olması, belki bu kez öykünün önüne geçmeyecek fazla teatral olmayan oyuncular seçmiş olması… Bilemiyorum.

Sinemadan çıktığımda, filmin kadın kahramanı ile kendini özdeşleştirebilecek yaşta olan her genç kızın son derece çarpıldığını gördüm. Hatta, muhtemelen erkek arkadaşını bu filme gelmeye ikna edemeyen bir kız filmden hemen sonra cep telefonuna sarılmış erkek arkadaşıyla konuşuyordu. Ona “Ben çok sevdim ama sen sevmezsin. Çok duygusal” diyordu. Tabi, bir kız olarak erkek tarafın da bu filmden çok etkilenebileceğini, hatta bana kalırsa daha çok, tahmin edemiyordu. Oysa Irmak filme ismini veren erkek karakterini öyle iyi oluşturmuştu ki, bu bile tek başına onu çok başarılı saymaya yeterdi.

Baş karakter Alper’in hayat kadınlarıyla ilişkisi, işiyle ilişkisi, annesiyle ilişkisi, sevgilisiyle ilişkisi, kısaca hayatla ilişkisi dört dörtlük bir gözlem ve yaratım sürecinin sonucu.

Çağan Irmak’ın görsel olarak da en üst seviyeye çıktığın söylemek gerekiyor bu filmle. Çerçevelerini özenle seçen, karakterlerini filmin ruhunu çok iyi yansıtan karelere hapseden Çağan Irmak, kimi sahnelerde dünya sinemasının ünlü örneklerinden alıntılar yapıyor. Bu tür referanslar genç bir yönetmenin sinema kültürünü yansıtması adına önemli bence.

Son olarak filmin finali için de kutlamak lazım Çağan Irmak’ı. Jacques Demy‘nin 1964 tarihli filmi Cherbourg Şemsiyeleri (The Umbrellas of Cherbourg) filmini hatırladım ister istemez. Bu filmin finali tek ayrıntısıyla Issız Adam’ın finalinin birazcık önüne geçiyor ama… Bu ayrınıtının ne olduğunu spoiler teşkil edeceği için söyleyemiyorum tabi.

Caddebostan AFM Budak’ta dün 5 Türk filmi birden oynuyor: 3 Maymun, Mustafa, Güneşin Oğlu, Mustafa ve sayılabilirse Mükemmel Bir Gün… (Maltepe AFM’de Aşk Tutulması var bir de) Bugün değişir mi bilmem. Ama Issız Adam filminin Mustafa ile birlikte en çok seyredilecek film olacağının öngörüsünü yapayım buradan.

Son olarak… Bravo Çağan Irmak…

Nazar Boncuğu: Ulak’ta “Neden Sebep?”e takılmıştı Irmak, bu kez de “Ahir ömrümde…”ye takılıyor, iki kez kullanıyor bu kalıbı ve tekrara düşüyor, bu gereksiz bir “y efekti” oluyor.

1 YORUM

  1. Her yönetmen bir kez hata yapar… Kim ki Duk'tan Rüyayı izlemiştim geçen hafta, Hayal Kırıklığı… Bu hafta da Çağan Irmak'tan "Issız Adam"….

CEVAPLA