İlk yerli korku fotoromanımız: Seksomanyak

başlık

Yıllar önce Türk ve İtalyanların genetik olarak benzediğini iddia eden bir makale okumuştum. Genetik benzerliklerinden bahseden bu makaleyi bilimsel bilgilerden uzak ancak kendi dar çerçevemde değerlendirirken popüler kültür kapsamındaki eğilimlerin de birbirleriyle yakın seyrettiğine yönelik savlar üretmeye çalışmıştım kendi kendime.

Fatih DANACi-2 Fatih Danacı

Zira çeşitli dönemlerde İtalyan üretimi olan eserler Türkiye’ye getirilmiş ve bizler tarafından tüketim nesneleri haline gelmiş; hatta çok izlenmiş, çok satmış, kısaca rağbet görmüşlerdi. İtalyan istismar filmleri bizde de yaratıcı çeviri isimlerle vizyona girerken; Zagor, Teksas, Tommiks, Tex gibi İtalyan menşeli pek çok çizgi roman da milyonlarca satmıştı. Bunun yanında İtalyan kökenli bir popüler kültür nesnesi daha vardır, ki o da fotoromanlardır. İlk olarak 1947’de ortaya çıkan ve Fransa gibi Avrupa ülkelerine dağıtılan fotoromanlar kaçınılmaksızın ülkemize de kısa zamanda girmişti.

İlk yerli fotoromanımız 1961 yılında Ozan Sağdıç tarafından Hayat Dergisi’nde yayımlanmıştır. Yani pek çok gazetenin tirajını arttırmak için tefrika halinde çizgi roman yayımlandığı, okuma yazma oranı düşük olan, okuma alışkanlığı gelişmemiş halkın talebinin bu yollarla arttırıldığı altmışlı yıllar! İşte çizgi romanların, comic striplerin, tüketilmesi basit tefrikaların bolca üretildiği bu yıllar, fotoromanlar için de bir çıkış dönemi olmuş ve birer “çok satar” ya da “garanti satar” mantığı çerçevesinde üretimi artmıştır. Hatta amatör oyuncuların ilgi odağında olan bu sektörde ünlü oyuncular da yer almaya başlamış, fotoroman popüler kültür nesnesi haline gelmiştir.

Her ne kadar Türk sinemasında sıkça işlenen türler fotoromanların da gelen konusunu oluştursa da (buradan bahsedilen seks ve melodram furyasıdır, bununla birlikte macera ve aşk türleri de tercih edilen konulardır) istisnai örnekler de verilmiştir. Bu konuda detaylı bir çalışma yapmadık, bu yüzden bilimkurgu-korku türünde hangi örneklerin verildiği konusunda bilgilimiz yok [Killing fotoromanlarının yanı sıra King Kong ve Dehşet Şatosu (Pit and Pendulum adlı Poe uyarlaması olan filmdir. Film ülkemizde Dehşet Saati adıyla gösterime girmişti) fotoromanları şans eseri rastladığım fotoromanlardır]. Şahsen Ege Görgün’ün yazısı ile keşfettiğim Yener Çakmak’ın 1969 yılında Saklambaç için Vampir Dehşet Saçıyor adıyla çektiği ancak 1974 yılında Okey’de Seksomanyak adıyla yayımlanan fotoroman ilk korku fotoromanımızdır diyebiliriz. Zira şizofren bir kimlikle, vampirizmi aynı potada eriten; cinsel dürtüleri fazla, hatta nekorofili bir eğilim gösteren Yener adlı bir karakterin hikayesini anlatır. Vampir dişlerini takarak genç kızları öldüren Yener’in ise tıpkı Stoker’ın Dracula’sında olduğu gibi Aynur adlı bir kadına karşı obsesif ve sağlıksız bir bağlılığı vardır. Hikaye ise artan cinayetleri çözmekten sorumlu Komiser Kemal ile birlikte sonlanır.

Yayımlandığı gazetenin profili göz önüne alındığında abartılı olmayan naif seks kareleri de Seksomanyak’da yer alır. Seksomanyak’ın yazım serüveni ve Yener Çakmak hakkındaki bilgiyi bu linkten okuyabilirsiniz.

İşte bu ilginç çalışmayı merak edip tüm sayılarına erişmeye çalıştık. Bunun için 12 Ocak – 8 Şubat 1974  tarihleri arasında yayımlanan Seksomanyak’ın 28 sayısını fotoğraflayarak siz meraklılarına ulaştırdık. Daha kaliteli bir görüntü imkanı sağlayan scanner yerine maalesef fotoğraf makinesi tercih ettik. Bu konuda affınıza sığınıyor ve Seksomanyak’ı beğenilerinize sunuyoruz. İyi okumalar…

      Mayıs 2014, ANKARA

***Click to Read yazısına tıklayarak okuyabilirsiniz.***

***Sayfadan okuyamıyorsanız buraya tıklayın.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin