
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
9 Mar
Hayatta hiçbir şey yoktan var olmuyor elbette. Hele ki sanat ürünleri ne kadar devrimci, yenilikçi ya da avangard olursa olsun, kendinden öncekilerle illiyet bağından kurtulamaz, aslında tek ve büyük bir geleneğin devamıdır. Gerekli Şeyler‘in yayımladığı World of Warcraft çizgi romanını elime aldığımda bunu düşünmemiştim. Evet, öncelikle bir bilgisayar oyunundan doğan bir çizgi roman, ama daha da ötesinde Tolkien ve masaüstü FRP oyunları gibi uzak akrabaları/kaynakları var. Çizgi romanı incelemeden önce bunları kısaca hatırlamaktak isterim.

16 Şub
Çizgi kalitesiyle her çizgi roman severi büyüleyebilecek bu karikatür Vladimir Kazanevsky‘e ait. 1950 doğumlu Ukraynalı karikatürist bugüne kadar uluslararası yarışmalarda 101 ödül (şimdilik tabi, belki şu an bir yerlerde yeni bir ödül alıyordur) kazanmış. Kendisini iki harika karikatürü daha var yazının devamında…

6 Şub
Bugün size bir çizgi roman kahramanını tanıtacağım. Hem de canlı kanlı, içimizde yaşayan bir çizgi roman kahramanı bu. İlyas Erkul tüm hayatını çizgi romanlara adamış bir adam. Kadıköy’de çizgi roman satan Büyülü Rüzgar adlı dükkanın sahibi. Dolayısıyla piyasanın nabzını tutan bir pozisyonda olduğu için, kendisi aynı zamanda çizgi romanın 2009 ve 2010′daki seyriyle ilgili soru sorabileceğimiz en uygun kişi.

30 Oca
Ne çok çizgi roman yayınlandı son dönemde. Ne yazık ki onca çizgi romanın içinde sıradışı işlerin sayısı pek fazla değil. JBC Yayıncılık‘tan çıkan 30 Gün Gece her anlamda sıradışı olarak tanımlanmayı hak ediyor. Deniz Akhan‘ın birazdan okuyacağınız yazısı bunun ipuçlarını veriyor zaten. Ama öncesinde önsöz mealindeki bir girişle kısa bir süre için ben işgal edeceğim zamanınızı. Hoş görün…
Landlord

30 Ara
Green Lanternlar ile diğer DC Comics kahramanları arasında ciddi bir fark vardır. Green Lantern: First Flight animasyonunun resmi sitesinde bizi karşılayan videonun açılış cümlesi, bu farkı hiç aklımızdan çıkarmamamız gerektiğini hatırlatan bir uyarı adeta;
”Superman kahraman doğdu, Batman doğduktan sonra kahraman haline geldi, ama yalnızca Green Lantern özel olarak seçildi.”

24 Ara


Alan Moore‘u, çizgi romanlarını ve dolayısıyla siyasi mizacını bilen bilir. Son dönemlerde ciddi siyasi altmetinler üstüne oturttuğu “V for Vendetta” ve “Watchmen” gibi çizgi romanları bir hayli törpülenerek de olsa sinemaya uyarlanarak daha büyük kitlelerle buluşma şansı yakaladı. Ben “törpülenerek de olsa” diyorum ancak Moore bundan hiç ama hiç hoşnut değil.

24 Ara


Herkes gibi benim için de bazı filmlerin özel bir yeri vardır. Bunun sebebi her zaman sanatsal nitelikleri değildir; kimi zaman kendi hayatımla, geçmişimle özdeşlik kurmam, kimi zaman arzularımı yansıtması, kimi zaman oyuncularına hayranlık duymam vs. yüzünden. Bu filmlerden biri de Sam Mendes‘in 2002 tarihli Road To Perdition filmi. İlk seyrettiğimde tümüyle içine çekildiğimi hatırlıyorum. Her şey bir yana, en sevdiğim aktörlerden Paul Newman‘ın son sinema filmiydi. (daha fazla…)

9 Ara


2004 tarihli harika film Shaun of the Dead bize yalnızca müthiş bir sinema keyfi yaşatmakla kalmamış, Simon Pegg gibi olağanüstü komik ve yetenekli bir aktörü de tanıtmıştı. Saygı da kusur etmeden Yaşayan Ölü filmlerini zekice ti’ye alan film, ortasınıf olma mücadelesinde yenik düşmüş iki biracı, bezgin ve biraz da ezik karakterin bir sabah ansızın baskın tür haline gelen yaşayan ölülerin fink attığı sıradan bir İngiliz banliyösündeki hayatta kalma mücadelesini anlatır. Yaşayan Ölüler altkültürünün (artık böyle diyebiliriz herhalde) çizgiromandaki yansıması sayılabilecek Yürüyen Ölüler (Walking Dead) serisinin ikinci kitabı Miller Sonra‘yı okuyanlar güzel bir sürprizle karşılaştılar. Simon Pegg kitap için bir Son Söz yazmıştı. Bu yazıya sizinle paylaşalım, hala okumadıysanız Yürüyen Ölüler konusunda ağzınızı sulandıralım istedik.

7 Ara


Manga Tanrısı olarak bilinen Osamu Tezuka’nın en ünlü eseri Astro Boy beyazperdede boyut buluyor. Hem de 3 tane…

4 Ara


Sağolsun Landlord’umuz hiçbir görüşmemize eli boş gelmez; ya DVD ya kitap ya da çizgi roman getirir. Bir dostun hediyesi her zaman güzeldir, ama hayatın cilveleri bunlardan bazılarını beklenmedik anlamlara kavuşturuyor. Mesela, hakkında bir yazı yazdığım Joker albümü, çevirmeni Emre Yerlikhan vefat ettiğinden beri farklı bir yere sahip gözümde. Maalesef tanışamadığım ve çok genç yaşta kaybettiğimiz Emre’yi tekrar anmak adına, yazıyla alakasız bu bahsi açmamı maruz görün. (daha fazla…)

Son Yorumlar