
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
15 May
Spor yazarı ve spor tarihçisi olarak tanınan Cem Atabeyoğlu’nun yazdığı son kitabı Bir İstanbul Vardı‘nın basılmasına duyduğu arzu, adeta onun vasiyeti niteliğini taşıyordu.
16 Nis
Sinema Blogları Birliği SİBB’in medya sponsorluğunu üstlendiği ilk etkinlik olan Yeryüzünde Bir Gün projesi, 2008 yılında, binlerce insanın katılımıyla 24 saat boyunca görüntü elde edilerek oluşturulacak bir zaman kapsülü yaratmak amacıyla başlamıştı. Yeryüzünde Bir Gün’ün Türkiye gösterimi 22 Nisan 2012’de İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde düzenlenecek.
7 Nis
Büyük bir tanıtımın ardından vizyona çıkan Fetih 1453 akla 50 yıl önce çekilmesi gündeme gelen bir diğer dev bütçeli fetih filmini getiriyor: Kara Melek.
14 Şub
İyisiyle kötüsüyle 6 DVD geçti gitti gözümüzün önünden. Geçmişe takılıp kalmakta fayda yok elbette, önümüzdeki DVD’lere bakacağız biz. Ama yine de önce hesabı kapamak lazım bir eskiyle. Salim kafayla hazır olabilmek için yeniye… Sıradışı olmaya öykünen Bunraku ile başlıyor listemiz, günü kurtaran Limit Yok, günü bile kurtaramayan Deney, biraz da hatır için izlenen Koğuş ve Artist filminin başka aktörünü izlediğimiz Şüphe ile devam ediyor. Finali ise aynı enerjiyle yola devam eden Felekten Bir Gece ile yapıyoruz.
(daha fazla…)
15 Oca
Yazarımız Tuncer Çetinkaya‘nın yayın yönetmenliğini üstlendiği Antalyalı sinema dergisi Modern Zamanlar bu ayki sayısında 16 sayfalık bir Ters Ninja eki verdi. Ekte ve dergide şu yazarlarımızın yazıları yer alıyor (harf sırasıyla): Ertekin Akpınar, Yener Çakmak,Tuğba Keleş, Landlord, Sadık Yemni. Ercan Dalkılıç ise derginin kapağına da taşıdığı “2011′in 11 Filmi” dosyasına bir yazısıyla katkıda bulundu. Modern Zamanlar dergisine Kadıköy’de ve Taksim’de şu noktalardan ulaşabilirsiniz:
13 Oca
Önceki yıla göre seyirci sayısı ve gelirler alanlarında % 1.8 gibi küçük bir daralma gösterse de, 2011 çekilen ve gösterime giren filmler açısından değerlendirildiğinde, bereketli bir yıl oldu. Gösterime giren 75 filmle 25 yıl sonra önemli bir rekor kırıldı. Gösterim şansı bulamayan en az 30 film daha olduğunu biliyoruz.
12 Ara
Yazıyorum, öyleyse tehlikedeyim. Türkiye için çok da absürt bir önerme değil. 1940’larda Salâh Birsel’in başına gelenler bu acı durumun bir paradosi gibiydi adeta.
29 Ağu
İranlı ünlü yönetmen Cafer Penahi, Altın Portakal Film Festivali’ne davet edildi. Festival yönetimi, İran Hükümet yetkililerine de başvurarak Cafer Penahi için özgürlük talebinde bulunacak. Ev hapsinde tutulan Panahi’nin 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne katılabilmesi için hapis cezasının, yurtdışına çıkma ve uluslararası festivallere katılma yasağının kaldırılması istenecek.
Yeni İran Sineması ya da başka bi deyişle, İran Yeni Dalgası‘nın en önemli yönetmenlerinden biri olan Cafer Penahi’nin daha önce iki filmini gördüğümü hatırlıyorum (sanırım festivaller de izlemiş olmalıyım). Lâkin İstanbul Modern‘in, yönetmenin filmlerini göstereceği haberini almamla beraber, bu eksikliğimi tamamen gidermeye karar vermiştim bile.. İkisini müzede, diğerlerini de DVD’de falan izleyerek, yönetmenin, sayıları zaten beş adet olan uzun metrajlarının üzerinden bi güzel geçmiş oldum.
17 Tem
Fotoğrafta gördüğünüz kişi Yener Çakmak ağabeyimiz. Kendisini belki bizde yayınlanan birkaç yazısından ve yorumlarından hatırlarsınız. Yener Ağabey arka planda kalıp, ön plandaki çoğu insandan daha çok çalışan, daha çok üretenlerdendir. Emek adamıdır, amatör ruhunu hiç kaybetmeyen bir gönül işçisidir. Karikatüristtir, gazetecidir, fotoromancıdır, arşivcidir, vakanüvisdir, araştırmacıdır, hatta yazıp yönettiği bir film bile vardır. Çizgi romancıları, afiş ve kitap kapağı ressamlarını kendilerinden bile iyi tanır. Bazı çizerlerin kendi işlerini hatırlamayıp ona sorduğuna sık sık şahit olunur. Ama bu yazıda onun pek kimselerin bilmediği bir özelliğini afişe edeceğiz. Fotoromancılığını söyledik ama Yener Çakmak’ın Türkiye’deki ilk korku ve mizah fotoromanlarını yapan adam olduğunu biliyor muydunuz? Üstelik başrolde de bizzat kendisi oynuyordu.
20 Haz
Bu da benim târifim olsun: Devlet, insanda var olan ‘içgüdüsel şiddet’ arzusunu bünyesinde toplayıp büyüten ve sonra da -meşrulaştırılmış bir şekilde ve öncelikle- uyruğundaki insanlara uygulayan devâsa bir organizmadır..
Son Yorumlar