Tersninja.com

Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.

Kitap Hırsızları’ Kategorisi Arşivi

Gelecekte geçen Japon animelerinin ve Jeunet-Caro filmlerinin tadında bir bilimkurgu romanı. Üstelik ardından dört kitap daha sürüklüyor.

(daha fazla…)

“İyi bir iş. Pazartesi günleri Millay’ın, Çarşamba günleri Whitman’ın, Cumaları ise Faulkner’in kitaplarını yak, kül olsun, sonra külleri de yak. Bu bizim resmi sloganımız.”
Fahrenhayt 451 – Ray Bradbury

10 Mayıs 1933’de Berlin’in Opernplatz meydanında toplanmış Nazi gençleri ideolojileriyle bağdaşmayan 20.000 kitabı hastalıklı bir coşkuyla yakıyorlardı. Onları gelecekte, çoğu fırınlarda yakılan 6 milyon Yahudi’nin ve sakatından eşcinseline daha nice insanın vebali altında bırakacak olan da aynı coşkuydu. Sadece Naziler mi, Romalılar da kitapları önce Hıristiyanlığı yaydıkları için, sonra da Hıristiyanlıkla bağdaşmadıkları için yaktılar. Tarih, din ya da ideolojiler yüzünden gerçekleşen pek çok kitap yakma vakasıyla dolu.

(daha fazla…)

Özyaşamöyküsünü kaleme alacak olan Alex Haley’e şöyle der Malcolm X bir gün:“Dostum, tarihin en büyük liderlerinden çoğunun ölüp gidinceye dek hiç tanınmadığını fark ettin mi hiç!”

(daha fazla…)

Yoksulların, eşitlik ve adalet mücadelesinin asker postallarıyla ezildiği; yoksulların daha da yoksullaştığı, yoksunlaştığı bir dönemde, 1983 yılında “Sevgili Arsız Ölüm” kitabıyla yoksulları anlatmaya başladı Latife Tekin. Türkiye Edebiyatı’nda daha önce de anlatıldı kuşkusuz yoksullar, gerçekçi ve toplumsal romanlarda onların hayatları, yaşam koşulları dile getirildi. Ama Tekin’in anlatısı bu çizginin dışındaydı. Masalsı, fantastik bir yanı vardı anlatısının, ama bir o kadar da gerçekçiydi.

(daha fazla…)

Bir önceki yazımda, üniversite yıllarımda siyasetle ilgilendiğimden bahsetmiştim. Geçtiğimiz günlerde yeniden okuduğum Dostoyevski‘nin “Yeraltından Notlar” kitabı vesilesiyle, üniversitede gerçekleştirdiğimiz bir kampanya aklıma geldi. “Gregor Samsa sana bakıyor” başlığını taşıyan kampanyanın afişinde kocaman bir böcek resmi vardı ve üstünde de yukarıdaki slogan yazıyordu.

(daha fazla…)

David Gilmour film festivallerinde görev alan, sinema üzerine televizyon programları hazırlayan Kanadalı üretken bir eleştirmen. Hayatının önemli bir bölümünü film izleme eylemine ayırdığına şüphe yok. Sinema tarihinde yüzdüğü sıralarda bir evliliği bitirmiş ve pek çok kez gerçek hayatın sorumlulukları ile izlenmesi gereken filmler arasında kalmış.

(daha fazla…)

İlk baskıları Ertem Eğilmez’in ortakları arasında olduğu Çağlayan Yayınları tarafından 1950′li yıllarda yapılan Mayk Hammer serisinin, yakın tarihli İthaki Kitabevi baskısında kapak ressamlarının adları yer almadı. Oysa eski baskılarda bu isimler mevcuttu. İşbu yazının bu vefasızlığı bir nebze telafi etmesidir dileğimiz! Daha büyük dileğimiz ise emeğe saygı kavramınının itibar etmeyen yayınevlerinin cezasının ahirete kalmaması!

Firuz Aşkın 1924 yılında İstanbul’da doğan, Akademi’de okuyan ancak basın ressamlığına geçişi nedeniyle mezun olamayan; doğuştan Allah vergisi büyük bir resim yeteneğine sahip, ender sanatçılarımızdan. Basın çizerliğine karikatürle adım atan Firuz’un ilk çizgisi 08.08.1940 tarihli Akbaba mizah dergisinin 342. sayısında “feruz Aşkın” imzasıyla çıkmış.

(daha fazla…)

Kimi zaman uzayan mesai saatleri içerisinde, benliğimi kaplayan yorgunluk ve can sıkıntısı, Japonlar hakkında kötü şeyler düşünmeme neden olur. Şu sıralar hazır yeniden bunalmışken, gark olduğum bu düşüncelerimin doğrudan karşılığını bulduğu bir belgesel ve dolaylı yoldan karşılığını bulduğu bir kitap ile karşılaşmış olmamın bana verdiği yetkiye dayanarak başlıyorum dertleşmeye.

(daha fazla…)

Hollywood ünlülerinin psikanalisti olarak ün yapan Ralph Greenson, Marilyn Monroe’nun son umuduydu. Yazar Michel Schneider onların iki yıldan fazla süren hasta-doktor ilişkisinden yola çıkarak güzel yıldıza kendince bir son – biraz kurgu biraz gerçek – biçiyor.

(daha fazla…)

Perihan Mağden’in yeni romanı “Ali ile Ramazan”, sıra dışı bir aşk hikayesi anlatıyor. Sıra dışı, çünkü büyük oranda homofobik olan bir toplumun karşısına, iki erkeğin aşk hikayesi ile çıkıyor. Mağden 2002 yılında yayınlanan “İki Genç Kızın Romanı” isimli kitabında da, iki genç kız arasındaki aşkı anlatmıştı. Toplumsal hayatın farklı noktalarını dile getirmeyi seviyor Perihan Mağden, onun kahraman olarak seçtiği karakterleri, aslında çoğu hikayede yan karakterler olarak görüyoruz. Her gün okuduğumuz gazetelerin, üçüncü sayfa haberlerinin yitik kahramanları onlar. Üç beş satırla geçiştirilen bu haberlerin arkasında yatan hikayeyi merak ediyor, ve okuyucularına da merak ettiriyor ustalıkla.

(daha fazla…)

Kitap Hırsızları
Pis moruğun notları

Anket

Ters Ninja referandumda...

Sonuçları gör

Loading ... Loading ...

Ters Ninja Kanunu

Ters Ninja kanunu, senaryolarda kullanılan bir klişedir. Ters ninja kanununa göre, kötü adamların sayısı ne kadar fazla ise, kahramana zarar verme olasılıkları o kadar düşüktür.
Landlord Chronicles

Müzik of the Universe

Arşivler

Muhatabımız Kim?

Sitemizin hizmet kapsamına sinemaya gönül veren, okumayı, bilmeyi seven, sinemanın dışında sanat dallarına ilgi gösteren, birey olabilmeyi becermiş organizmalar girmektedir. Bu site saydığımız özelliklere sahip organizmalar arasında din, dil, ırk, tür, cinsiyet, yürürken kullandığı ayak sayısı ayrımı yapmaz.

Öneriyoruz