Vizyon
Her yıl takvimlere bakıp cumaya ya da pazartesiye denk gelen bir resmi bayram arayanlardan değilim, ama mesai makinelerinde kıyılanlar adına Cumhuriyet Bayramı'nın sayesinde hafta...
Sitede ara...
I Swear, yalnızca Tourette Sendromu hakkında bilgi veren didaktik bir biyografi değil; insan olmanın, kabul görme arzusunun ve kendi vücudunun içinde mahsur kalmanın ne anlama geldiğine...
Her yıl takvimlere bakıp cumaya ya da pazartesiye denk gelen bir resmi bayram arayanlardan değilim, ama mesai makinelerinde kıyılanlar adına Cumhuriyet Bayramı'nın sayesinde hafta...
Hayata bakarken düştüğümüz en büyük hata, mecbur olduğumuz için kullandığımız kavramları hayata üstün tutmamız galiba. Bu durum sinemacıların elinde bir çığ gibi etkisini arttırıp...
Sadece sinema değil, genel olarak 80’ler düşünüldüğünde akla ilk gelenlerin arasındadır Freddy Kruger ve Elm Sokağında Kabus. Bir kuşağın hayatında önemli bir karakter olmuş,...
Yann Samuell, ilk olarak 2003’te Cesaretin Var Mı Aşka? (Jeux d'enfants, 2003) ile seyirci karşısına çıkmış, hayli de beğeni toplamıştı. Yönetmenin ikinci filmi Hırçın...
Julio Medem, Pedro Almodovar ile birlikte İspanyol Sineması’nın en yetkin gözlerinden. Özellikle, bu yönetmenlerin insan ilişkilerine dair yaptıkları tespitler her yiğidin harcı değil. Medem’in...
Filmekimi ve Antalya Film Festivali'nin sonuna geliyoruz, dolayısıyla odağımız yine vizyon filmlerinde toplanacak. Oscar'a yetişebilmek için harıl harıl çalışan Amerikan filmlerini ise elimiz kulağımızda...
Sermaye, kendini korumak için çevresine duvarlar örerken, ‘diğerleri’ne de işaretli alanlar yaratıyor. Bugün, 3.Dünya’nın birçok merkezi suçla birlikte anılmakta. Bunların en önde gelenlerinden biri,...
Filmekimi'ne de yağmur yaraşırdı zaten. Her ne kadar programındaki pek çok film yakın zamanda ticari vizyona girecek olsa da sikâyetçi değiliz, en azından hafta...
Bu yıl 9. kez düzenlenen Filmekimi’nde; Jean-Luc Godard’dan Werner Herzog’a, Abbas Kiarostami’den Ken Loach’a kadar birçok ustanın son filmleri mevcut.
Filmekimi’ni de düşünürsek İstanbullu sinema severler için hareketli bir hafta başlıyor. Film programı ile boğuşulacak, en iyi tercihler belirlenecek, bilet ayarlanacak, bir aksilik çıkmaması...
Le notti bianche, Fyodor Dostoyevski’nin 1848’de yazdığı, ilk yazarlık dönemi üretimlerinden Belye nochi hikâyesinin -aslında kısa romanının (novella)-, İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin lokomotif ismi Luchino...