
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı “eşsiz” kılar.
28 Mar
35 yaşındaki Murat Şeker’i herkes bir yerlerden tanıyordu aslında. Kimisi Bakırköy’den mahalleden, kimisi yazdığı müzik yazılarından, kimisi ise işlettiği gece ve gündüz mekanlarından. Ama Murat Şeker şimdi herkes tarafından aynı vesileyle tanınacak bir konumda. O bir sinema yönetmeni ve en son filmi geniş bir seyirci kitlesini hedefleyen Plajda.

17 Mar
40. SİYAD Türk Sineması Ödülleri sahiplerini buldu. Siyad.org 20 Gün 20 Söyleşi başlığı altında adaylardan 20’siyle söyleşiler yaptı. Sorulardan en ilginci “Sinema yazarları deyince aklınıza ne geliyor?” sorusuydu. Biz de 20 söyleşiden bu sorunun yanıtını cımbızla ayıklayıp buraya taşıdık. Bakalım geçen yıl izlediğimiz Türk filmlerinden emekleri geçen sinemacılar kendilerini ödüle layık gören/ görmeyen sinema yazarları için ne düşünüyorlar?

14 Mar
Suat Yalaz’ın, Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük çizerlerden biri olması dışında da önemli bir özelliği var. 8 filmi olan bir yönetmen o. Ve daha da önemlisi o sekiz filmden yedisi Karaoğlan filmi. Kendi yarattığı karakteri beyazperdeye taşıyan Suat Yalaz’ın bir başka çizgi romanı Son Osmanlı: Yandım Ali de yakın zamanda beyazperdeye malzeme olmuştu hatırlarsanız. Suat Yalaz’la sohbet ederken çizgi romanların, siyah beyaz filmlerin hüküm sürdüğü bir geçmişe yolculuk yaptık.

13 Mar

Sinema yazarı/araştırmacısı, korku janrı bilirkişisi ve daha pek çok titri hakkıyla taşıyan Giovanni Scognamillo’yu daha önce son kitabı vesilesiyle Tersninja.com’a konuk etmiştik. Ama gıyabında yazılmış bir yazı olduğundan tam manasıyla bir vuslat olmamıştı bu. Bu eksik kalmışlığı kendisiyle bizzat yapacağımız bir söyleşiden daha iyi ne doldurabilir ki diye düşündük. Aynı zamanda Tersninja.com facebook grubunun onur üyesi olan Scognamillo ile yaptığımız sohbet bu sinema bilgesini biraz daha tanımak kadar sinemaya adanmış bir hayata (büyük bir kısmı) saygılarımızı sunmak amacını da taşıyor… Bu söyleşiye katkıda bulunan Ertekin Akpınar‘a da teşekkür etmeden geçmeyelim.

6 Mar
Farkında mısınız, dört bir yanımız hastane dizileri tarafından çevrilmiş durumda: House, ER, Grey’s Anatomi. Bu dizileri seyrederken, bazen insanın canı hastaneye düşmek istiyor. Öyle hastaneler, öyle doktorlar yani… Fahrenheit 9/11 ve Bowling For Columbine belgesellerinin militan yönetmeni Michael Moore ise 7 Mart’ta vizyona girececek Hasta / Sicko belgeseliyle bir kez daha “kazın ayağı öyle değil” demeye hazırlanıyor. Filme daha var, o zamana dek Moore ile yapılan ve belgeselin önemine, niteliğine dair ipuçları veren bu söyleşiyle nefsinizi körletebilirsiniz.

4 Mar
Hayatında hiç yaş günü kutlamamış. Çünkü ne zaman doğduğunu bilmiyor. Üzerine düşünülmüş, vurucu, etkili cümleler kurmayı seviyor. Böyle cümleler bulduğunda tekrar tekrar kullanmak adeti. Dünya görüşü belli, kesin ve katı. Soldan bakıyor her şeye. Militan ruhlu. Bir sanatçının öyle olması gerektiğine inanıyor. Güldürmeyi seçmiş belki, ama asla gülmeyi değil. Ağlayanı çok olan bir ülkede gülmeyi kendine yasak etmiş, ayıp saymış çünkü. En sevdiği renk hüzün o yüzden. Röportaj boyunca yalnızca bir kez gözlerinin içi gülüyor, kısa bir an için ışıldıyor. O da…

25 Şub
SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) Başkanı Murat Özer Tersninja’nın sorularını yanıtladı. SİYAD Türk Sineması Ödülleri gecesine çok az bir zaman kala kendisinden, derneğin geçmişi, şimdisi ve geleceği konusundaki düşüncelerini öğrendik.

5 Şub
“Dünyada bir ninjadan daha tehlikeli ve akıllı bir düşman olamaz.” Son Savaşçı
Dünyayı Kurtaran Adam Cüneyt Arkın’ın Çetin İnanç’la birlikte çektiği filmler arasında en çok bilineni, en ünlü olanı. Ama bu ikilinin çektiği bir film var ki, Tersninja.com henüz küçük ve düz bir ninjayken bile bu filmin hastasıydı. 1982 yapımı Son Savaşçı’dan söz ediyoruz. Dikkatlerden kaçan bu film aslında popülerlikte Dünyayı Kurtaran Adam’la yarışabilecek kadar özel, nahif ve külttür. Daha da önemlisi bu film ninjaların boy gösterdiği nadir Türk filmlerindendir. Rivayet odur ki bu filmden artan paraçalar 1984 yapımı Ölüm Savaşçısı’nda kullanılmıştır. Emre Kulcanay‘ın keyifli röportajını okuduktan sonra bu filmin yazının sonuna iliştirilmiş kısa videosunu izlemenizi öneririz.

17 Oca
Bir kiralık katil değil sözünü ettiğimiz. Şimdilik tabi. O, Babam ve Oğlum’un babası ve oğlu. Mustafa Hakkında Herşey’in aldatılmış Beyaz Türk’ü. Dönersen Islık Çal’ın travestisi. Şapkadan Babam Çıktı’nın bitirim Celal’i. Ve artık Bıçak Sırtı’nın Orhan’ı. Bunlar ve buraya sığdıramadığımız pek çok karakterden sıyrılabildiği zamanlarda ise Fikret Kuşkan. Biz sonuncusuyla konuştuğumuzu tahmin ve umut ediyoruz. Kendisi şu an aslında “üç kişiyle konuşuyorsun” dese bile.

5 Oca

Pantolonunun içine Sümerbank çizgili pijama giyen ilk Türk’ün Gaffur olduğunu sanıyordunuz. Yanıldınız. Başka bir gezegene giden tek Türk’ün Turist Ömer ya da Dünyayı Kurtaran Adam olduğunu sanıyordunuz. Yanıldınız. Aydemir Akbaş’ın hayatının ikinci baharında futbola sarmış, sabık bir porno film oyuncusu olduğunu söylediler. Siz de inandınız. Ama işte yine fena halde yanıldınız. Bu, Aydemir Akbaş’a hakkını teslim etmeniz için, belki de köprüden önceki son röportaj. Bir de uyarı, çelişen görüşlerden müessesemiz kesinlikle mesul değildir.

Son Yorumlar